Zağar nedir, Zağar ne demek

  • Bir cins çoban köpeği

"Zağar" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Azarlanmış bir zağar sümsüklüğüyle otelime kapandım." - A. Gündüz

Yerel Türkçe anlamı:

Her halde, evet öyle

Küçük köpek || fındıh zağari: çok küçük köpek || koço zağari: biraz irice 'zağar'

Kısa boylu köpek

Tazı.

Köpek yavrusu.

Cinsi ufak köpek

Bodur, bacaksız.

Küçük köpek.

Birinin ardına takılan.

Çoban köpeği.

Söz taşıyan.

Belki de: Zağar şu sırada gelmiştir.

Zağar hakkında bilgiler

Dog (Canis lupus familiaris)

Zağar, Orta Asya kökenli bir izci köpeği.

Manisa ve Batı Toroslar’da daha çok rastlanmaktadır.

Horasan, Afganistan ve İran gibi Oğuz yerleşkelerinde, Zağar tipinde av köpeklerine rastlanmaktadır. Buna bağlı olarak Anadolu’ya Oğuzlar tarafından getirilmiş olduğu düşünülmektedir. Zağarlı isminde Yüreğir'de bir yerleşke vardır.

Zağar anlamı, kısaca tanımı:

Zağara : Yakanın üzerine dikilen kürk.

Zağarcı : Osmanlı Devleti'nde padişahın av köpeklerine bakan görevli.

Zağarlık : Av köpeği gibi izleme.

Cins : Soy, kök, asıl. Garip, tuhaf. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Tür, çeşit. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu.

Çoban : Koyun ve keçi sürülerini otlatan kimse.

Orta : Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. İyi ile kötü arasındaki durum. Ne uzun ne kısa, midi. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne büyük ne küçük, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Yeniçeri Ocağında tabur. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Orantı.

 

Asya : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Köken : Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları. Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Soy, asıl. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin.

İzci : Dayanışma ve yardımlaşma duygularını geliştirmek, ruhça ve bedence güçlendirilmek için kamplarda ve okullarda eğitilen genç. İz güderek aradığını bulabilen kimse, keşşaf.

Manisa : Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Bir : Sadece. Bir kez. Tek. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sayıların ilki. Beraber. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı.

 

Zağarcı ortası : Yeniçeri ocağının, padişahın av köpeklerini yetiştirmekle görevli 6 ortası.

Zağarcıbaşı : Zağarcı ortası komutanına verilen san.

Zağarlı : Adana şehri, Doğankent bucağına bağlı bir bölge.

Diğer dillerde Zağar anlamı nedir?

İngilizce'de Zağar ne demek? : n. pointer

Almanca'da Zağar : n. Bracke, Spürhund