Zavallı nedir, Zavallı ne demek

Zavallı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Acınacak kadar kötü durumda bulunan
  • Gücü bir şeye yetmeyen, âciz.

"Zavallı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Zavallı hekim kendisine zorla yutturulan afyonların tesiriyle yığıldığı yerden bir daha kalkamadı." - N. F. Kısakürek
  • "Bunu idrak etmekten o kadar zavallı ve biçareydi ki." - A. H. Tanpınar

Zavallı anlamı, tanımı:

Zavallılık : Zavallı olma durumu.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Yetme : Yetmek işi.

Aciz : Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu. Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük.

Kadar : Dek. Büyüklüğünde, genişliğinde. Ölçüsünde, derecesinde. Denli. Miktarda, derecede. Gibi. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Süre belirten bir söz.

Kötü : Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Kaba ve kırıcı. İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Aşırı, çok. Zararlı, tehlikeli. Korku, endişe veren.

 

Gücü : Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı.

Bir : Bu sayı kadar olan. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ancak, yalnız. Tek. Sayıların ilki. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Aynı, benzer. Sadece. Bir kez. Beraber. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Eş, aynı, bir boyda.

Zavallı ile ilgili Cümleler

  • Zavallı adama yardımcı olmak için zahmete girdi.
  • Zavallı çocuk araba tarafından yere yıkıldı.
  • Zavallı adam oğlunun saadetini görecek kadar yaşamadı.
  • Ali duvarın dibine yığıldı, bitmiş ve zavallı olarak.
  • Zavallı adam sonunda büyük bir sanatçı oldu.
  • Sadece katı kalpli biri şu zavallı yavru kediyi bu soğukta sokağa terkedebilir.
  • Ne zavallı bir çiçek!
  • Jale, seni zavallı çocuk, neredeydin? Sana ne oldu?
  • Eugene! Benim zavallı Eugene'im! Gözlerini aç ve bana bak! Neden cevap vermiyorsun?
  • Jack'ın dışında muhtemelle hepimiz zavallı yüzücüleriz.
  • Neden benim salatalığımı yedin seni zavallı salak? Salatalıktan maske yapmak istediğimi biliyordun!
  • Zavallı bir beceriksizsin.
  • Zavallı bir çocuk için kalbi sızladı.
  • Zavallı çocuk sağır ve dilsiz doğdu.

Diğer dillerde Zavallı anlamı nedir?

İngilizce'de Zavallı ne demek? : adj. miserable, nebbish, piteous, pitiable, pitiful, poor, poverty stricken, poverty struck, sorry, wretched

n. nebbish, poor thing

Fransızca'da Zavallı : pauvre, malheureux/euse, miteux/euse, un pauvre diable

Almanca'da Zavallı : n. Arme

adj. arm, erbarmenswert, hilflos, jämmerlich, jammervoll

Rusça'da Zavallı : n. бедняга (MF), бедняжка (MF), горемыка (MF)

adj. несчастный, бедный, злополучный