Zelve nedir, Zelve ne demek

Zelve; kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Çift öküzünün boyunduruktan çıkmaması için boynunun iki yanından boyunduruğa, aşağıya doğru geçirilen çubuk

Yerel Türkçe anlamı:

(

Öküzün boyunduruktan çıkmaması için, boyunduruğa geçirilmiş eğri değnek.

Öküzün boyunduruktan çıkmaması için boyunduruğa geçirilen eğri değnekler.

'Sami'nin eşanlamlısı

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

[Bakınız: zevle]

Fransızca'da Zelve ne demek?:

radius

Zelve hakkında bilgiler

Avanos'a 5 km, Paşabağları'na 1 km uzaklıktaki Zelve, Aktepe'nin dik ve kuzey yamaçlarında kurulmuştur. Üç vadiden olaşan Zelve Ören Yeri, peribacalarının en yoğun olduğu yerdir. Vadideki peribacaları sivri uçlu ve geniş gövdelidir.

Zelve, özellikle 9. ve 13. yüzyılda Hıristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden biri olmuş; aynı zamanda rahiplere ilk dini seminerler de bu yörede verilmiştir.

Zelve anlamı, tanımı:

Çift : Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Küçük maşa veya cımbız. Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler).

Öküz : Bön, görgüsüz, kaba, anlayışsız, yeteneksiz kimse. Çift sürmekte, kağnı çekmekte kullanılan, etinden yararlanılan, iğdiş edilmiş erkek sığır. Cıvalı zar.

 

Boyunduruk : Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.

Çıkma : Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon. Desteklemek amacıyla verilen para. Çıkmak işi. Çıkmış. Eski, kullanılmış. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar.

Boyun : Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.

Çubuk : Körpe dal. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası. Kumaşta düz çizgi. Ankara iline bağlı ilçelerden biri.

Paşa : Osmanlı Devleti zamanında yüksek sivil memurlara ve albaydan üstün rütbede bulunan askerlere verilen unvan. Uslu, ağırbaşlı. Cumhuriyet döneminde general.

Zelve bağı : Zelveleri tutturmada kullanılan ip ya da deri parçası.

Zelve deliği : Boyundurukta, zelvelerin geçmesi için açılan delikler.

Zelverce : Deve hamudunun altına konulan keçe.

Diğer dillerde Zelve anlamı nedir?

İngilizce'de Zelve ne demek? : self herself himself itself