Zevk nedir, Zevk ne demek

Zevk; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Zevk" ile ilgili cümleler

  • "İçtik bu nadir içkiyi yıllarca kanmadık / Bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor yazık" - Y. K. Beyatlı
  • "Batı edebiyatında şarap içmekten, onun zevkinden hiç bahsedilmez." - B. Felek
  • "Su gibi para harcıyor, zevkine zevk, rahatına rahat katıyor." - N. Cumalı

İktisat alanındaki kelime anlamı:

[Bakınız: zevk ve tercihler]

Zevk hakkında bilgiler

Zevk insanlar ve diğer hayvanlarda olumlu ve keyifli olarak yaşanan ruhsal durumların geniş bir sınıfını tanımlamaktadır. Daha çok mutluluk, eğlence, vecd, coşku gibi spesifik zihinsel durumları içerir. Psikolojide haz ilkesi gelecekte sadece keyifli bulduğu durumda yeniden organizmayı motive eden bir pozitif geri besleme mekanizması olarak açıklanır. Bu teoriye göre, organizmalar geçmişte olumsuz duygulara neden olan benzer durumlardan kaçınmak için kendilerini motive ederler.

Zevk ile ilgili Cümleler

  • Onlar roman okumaktan zevk alır.
  • Zevkle.
  • Zevki neye borçluyum?
  • Onun hikayesinden oldukça zevk aldık.
  • Zevk meselesi.
  • Zevk bütünüyle benim.
  • Zevk için ağaç kesmiş.
  • Zaman zaman tenis oynamaktan hala zevk alıyorum.
  • Basket oynamak çok zevklidir.
  • Bu makaleyi okumaktan zevk aldım.
  • Ali kalışından zevk aldı.
  • Zevkle çalışacağınız bir projeyle ilgilenir miydiniz?
  • Onun giyimde çok kötü zevki var.
  • Zevk bana ait.
 

Zevk anlamı, kısaca tanımı:

Duygu : Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Önsezi. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Duyularla algılama, his.

Eğlence : Eğlenme işi, sefahat. Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey veya kimse.

Zevk almak : Hoşlanmak, beğenmek.

Zevk etmek : Eğlenmek.

Zevk için : Yalnız eğlenmek için. alay etmek için.

Zevki çıkmak : Hoşa gitmek.

Zevkinde olmak : Zevkine bakmak.

Zevkine bakmak : Yalnız kendi eğlencesini düşünmek.

Zevkine gitmek : Hoşuna gitmek.

Zevkine ermek : Zevkini çıkarmak.

Zevkini çıkarmak : Bir şeyden olabildiği kadar zevk almak.

Zevkini okşamak : Bir şeyden hoşlanmak.

Zevkten dörtköşe olmak : Çok sevinip keyiflenmek, aşırı zevk duymak.

Zevk ehli : Güzel veya çirkin hükmünü verdiren duyguya sahip, zevkli (kimse), ehlizevk.

Zevkiselim : En yüksek zevk.

Zevküsefa : Eğlenme, eğlence.

Ehlizevk : Zevk ehli.

Zevklenme : Zevklenmek durumu.

Zevkli : Beğenilen, hoşa giden. Beğenisi olan (kimse).

 

Zevkli geçmek : Eğlenceli bir biçimde sürmek.

Zevkli gelmek : Eğlenceli olduğunu düşünmek.

Zevksizlik : Zevksiz olma durumu.

Çekici : Alımlı. Kaza veya arıza yapan, yanlış yere park eden aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt.

Edilme : Edilmek işi.

Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

Doğan : Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).

Çirkin : Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz). Karanlık, dalavereli, şüpheli.

Beğeni : Herhangi bir konuda güzeli çirkinden ayırma yetisi, gusto. Güzel veya çirkin yargısını verdiren duygu, zevk.

Lezzet : Herhangi bir şey karşısında duyulan zevk, haz. Ağız yoluyla alınan tat.

İnsan : Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Âdemoğlu, âdem evladı.

Tat : Canlıların besinlerdeki uçucu olmayan bileşikleri damak, boğaz ve dil yüzeyindeki mukoza noktaları aracılığıyla algıladığı duyum. Dilsiz. Tatlılık. Hazar Denizi kıyısında, İran Azerbaycanı sınırında yaşayan, İran soyundan olan bir topluluğun adı. Hoşa giden durum, lezzet, zevk. Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar.

Zevk ve tercihler : İstemi belirleyen temel değişkenlerden biri olup gereksinimlerin karşılanmasından elde edilmesi beklenen fayda ve bu faydanın derecesine göre yapılan sıralama. krş. fayda fonksiyonu

Zevkçe : Zevk bakımından. İlgili cümle: "“Kafaca, ruhça, zevkçe, terbiyece eski adam diyebileceğimiz bir örnek alınız.”" Y. K. Beyatlı.

Zevkine ermek : zevkini çıkarmak. İlgili cümle: "“Hem kitap okumak hem de ağabeyimle birlikte bulmaca çözmek zevkine erdim.”" A. Erhat.

Zevklendirme : Zevklendirmek işi.

Zevklendirmek : Zevklenme işini yaptırmak.

Zevklenmek : Zevk duymak, hoşlanmak. İlgili cümle: "“Kazandığını görmekle de zevklendiler.”" N. F. Kısakürek. mec. Bir kimse ile alay etmek, eğlenmek. İlgili cümle: "“Kulun olayım, zevklenme adamla, ver çocukların anasını gidelim, harman öylece durur.”" N. Hikmet. Alay etmek.

Zevksiz : Beğenilmeyen, hoşa gitmeyen. İlgili cümle: "“Yeni usul şiirimiz, zevksiz, köksüz, acemice görünüyordu.”" Y. K. Beyatlı. Beğenisi olmayan (kimse). zf. Beğenilmez, hoşa gitmez bir biçimde. İlgili cümle: "“Yeni usul şiirimiz, zevksiz, köksüz, acemice görünüyordu.”" Y. K. Beyatlı.

Diğer dillerde Zevk anlamı nedir?

İngilizce'de Zevk ne demek? : n. bang, delectation, delight, enjoyment, fancy, good taste, gratification, gusto, indulgence, kick, like, liking, luxury, meat, pleasure, relish, savor, savour [Brit.], sweet, taste, treat

Fransızca'da Zevk : goût [le], jouissance [la], plaisir [le]

Almanca'da Zevk : n. Behagen, Genuss, Lust, Sinnenfreude, Wohlgefallen

Rusça'da Zevk : n. вкус (M), удовольствие (N), наслаждение (N), смак (M), услада (F), сладострастие (N)