Zihin nedir, Zihin ne demek

Zihin; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Zihin" ile ilgili cümle

  • "Zihni açık."
  • "Bu yavrucuğa bakarak hayalini zihnimde büyütmeye başladım." - Ö. Seyfettin

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Bilincin, algılama ve düşünme görevini yerine getiren bölümü

Zihinsel yetilerin tümü.

Bellek.

İngilizce'de Zihin ne demek? Zihin ingilizcesi nedir?:

mind, intellect

Zihin hakkında bilgiler

Zihin ya da bilinç; düşüncenin, algılamanın, belleğin, duygunun, isteğin ve düşlemenin bazı birleşimlerinde görünür olan bilincin ve zekânın kolektif görünüşlerini kapsar. Zihin bilinç akışı olarak tanımlanabilir. İnsan beyninin bilinçli süreçlerin tümünü içerir. Ayrıca bu sözcük kesin içeriklerde hayvanların bilinçli veya insanların bilinçaltı düşüncelerinin çalışmasını içermek için kullanılır. "Zihin" mantığın düşünce süreçlerine özellikle değinmek için sıklıkla kullanılır.

Zihnin ne olduğu ve nasıl çalıştığı ile ilgili; Plato, Aristo, Adi Shankara, Siddhārtha Gautama, Antik Yunan ve Hint felsefecilere tarihlendirilen birçok teori vardır. Ön bilim teorileri teoloji, ruh ve zihin arasındaki beraberliğe yoğunlaşmış kişisinin tanrının verdiği veya ilahi öz varlığına kök salmıştır. Modern teoriler, zihni, beynin bilimsel anlamı üzerine kurulmuş, psikoloji'nin bir olgusu ve az çok bilinç ile eş anlamlı olarak sıklıkla kullanılan bir terim olarak görür.

 

Aynı zamanda insan öz niteliklerinin zihni hazırlamasının sorunu fazlaca tartışılır. Bazıları sadece yüksek entelektüel işlevlerin zihni meydana getirdiğini iddia eder: bilhassa mantık (reason) ve bellek. Bu görüşte, doğada duygular (sevgi, nefret, korku, sevinç) ilkel veya özneldir ve aklın kökeninden veya doğasından ayrı olarak görülmelidir. Diğerleri insan kişisinin benzer doğada ve kökende olan duygusal ve rasyonel taraflarının birbirinden ayrılamayacağını iddia eder ve tümü bireysel zihnin bir parçası olarak görülmesini savunur.

Zihnin popüler kullanımı çoğunlukla düşünüş ile eşanlamlıdır: ‘kafamızın içinde yürüttüğümüz’ kendimiz ile özel konuşmalardır. Bunun için biz bir şey hakkında "Zihni takar"ız, "Zihin yorar"ız veya "(Bir şeyi)Zihnimize yerleştirir"iz. Bu duyuda zihnin anahtar öz niteliklerinden biri sahibinden başka hiç kimsenin erişemediği bir özel alan olmasıdır. Hiç kimse bizim zihnimizi okuyamaz ve sadece ilettiklerimizi bilirler.

 

Zihin ile ilgili Cümleler

  • Zihin egzersizleri özellikle genç çocuklar için önemlidir.
  • Tom, sadece zihin gücüyle nesneleri hareket ettirebildiğini söylüyor.
  • Yaşlı kadın doksan yaşında ama onun zihinsel yetenekleri etkileyici.
  • Zihinsel sağlık sorunun mu var? Her zaman beni izliyorsun. Sen bir yetişkinsin o yüzden daha bağımsız ol.
  • Disney filmlerini sevdiğini iddia eden kadınlar, bir çok durumda, zihinsel olarak acı çekiyorlar.
  • Ali zihinsel olarak değil fiziksel olarak oradaydı.
  • Paris sendromu bir tür kültür şokudur. Şehrin moda merkezi imgesine kapılıp Paris'te yaşamaya başlayan, sonrasında yerel adetlere ve kültüre iyi uyum sağlayamayıp, zihinsel dengesini yitiren ve depresyona yakın belirtiler gösteren yabancıları tanımlamak için kullanılan psikiyatrik bir terimdir.
  • Onun zihinsel seviyesi normal çocuğunkinden daha yüksektir.
  • Zihinsel olarak yorgun olmalısın.
  • Zihinleriyle çalışanlar diğerlerini yönetirler;fizikleriyle çalışanlar başkalarınca yönetilirler.
  • Albert Einstein Yirminci yüzyılın en parlak zihinlerinden biri olarak kabul edilir.

Zihin anlamı, tanımı:

Duygu : Önsezi. Duyularla algılama, his. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim.

Süreç : Aralarında birlik olan veya belli bir düzen veya zaman içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay ve hareketler dizisi, vetire, proses.

Bellek : Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm. Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin.

Bilinç : Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur. Temel bilgi, temel görüş. İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur.

Zihin açmak : Zihni daha iyi çalışır duruma getirmek.

Zihin yormak : Bir konuda çok düşünmek, kafa yormak.

Zihinde yer etmek : Çıkmamak üzere belleğe yerleşmek.

Zihni açılmak : Kavrayışı, anlayışı çoğalmak.

Zihni boşalmak : Kafası rahat ve dingin olmak.

Zihni bulanmak : Ne yapacağını şaşırmak. düşünürken olaylar arasındaki bağlantıyı yitirmek.

Zihni takılmak : Yanlış bir kanıya takılıp kalmak. çözülmesi gerekli bir konu üzerinde durmak.

Zihnine girmek : Düşüncesini değiştirmesine yol açmak.

Zihnine yerleştirmek : Unutulmayacak biçimde aklında tutmak.

Zihnini altüst etmek : Düşüncelerini karmakarışık duruma getirmek.

Zihnini bozmak : Sürekli olarak aynı şeyi düşünmek.

Zihnini bulandırmak : Kuşkuya düşürmek.

Zihnini çelmek : Bir kimseyi yanıltmak, yanlış yola sürüklemek. baştan çıkarmak.

Zihnini dağıtmak : Gerektiği gibi düşünmemek.

Zihnini kurcalamak : Çözülmesi gerekli bir konu üzerinde durmak. bir şey sık sık hatırlanıp insanı düşündürmek.

Zihnini oynatmak : Çıldırmak, delirmek.

Zihnini toplamak : Kendine gelmek, sağlıklı düşünmeye başlamak.

Zihin açıklığı : Doğru düşünme gücü, zihin berraklığı.

Zihin berraklığı : Zihin açıklığı.

Zihin bulanıklığı : Zihin karışıklığı.

Zihin hesabı : Matematik işlemlerinin doğrudan doğruya akıldan yapıldığı hesap.

Zihin jimnastiği : Bazı zihinsel yetileri çevikleştirmek için yapılmış olan alıştırmaların tümü.

Zihin karışıklığı : Düşünme sırasında düşünceler arasındaki bağlantının yok olması, zihin bulanıklığı.

Zihin yorgunluğu : Zihnin aşırı derecede yorulması.

Zihinsel : Zihinle ilgili, zihnî.

Canlı : Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Güçlü, etkili. Canlı yayın. Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası.

Davranış : Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket.

Ruhsal : Ruh bilimi ile ilgili, ruh bilimsel, psikolojik. Ruhla ilgili olan, ruhi, tinsel, psikolojik, psişik.

Etkinlik : Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu. Etkin olma durumu, müessiriyet. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite. İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi.

Anlayış : Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite. Hoş görme, hâlden anlama. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ.

Kavrayış : Kavrama, anlama, algılama yetisi. Motorlu araçlarda lastiğin tam olarak yolu kavraması. Kavrama işi. Bir algının doğrudan doğruya kavranması.

Dimağ : Beyin. Zihin.

Düşünce : Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması. Niyet, tasarı.

An : Zihin. İki tarla arasındaki sınır. Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası, lahza, dakika.

Zihin çöküşü : Yaşlılıkta ya da erken bunamada zihnin görevini yavaş yavaş yerine getirememesi durumu.

Zihin etkinliği : Salt zihince yapılan etkinliklere verilen ad. Uyaranlara karşı organizmanın gösterdiği toplu tepki.

Zihin evrimi : Zihnin görevini derece derece arttırması ve bu görevin incelik kazanması.

Zihin gelişmesi : İleri yaşların bir özelliği olarak zihinsel yetenek, etkinlik ve tutumlarda görülen gelişme.

Zihin gücü : Bireyin fiziksel özelliğine ve ruhsal yapısına bağlı olarak gelişen genel ya da özel zihin yeteneği. Bireyin çevresindeki canlı ve cansız varlıklar ile türlü sorunları tanıyarak yapılması gereken işlemleri öğrenme, elde edilen yaşantılardan yararlanma yetisi.

Zihin olgunluğu : Zihin gelişimi bakımından yetkinlik noktasına erişmiş olmak durumu.

Zihin yetileri : Zihin etkinliğini açıklayan eski ruhbilim öğretisine göre zihnin usavurma, imgeleme, algı biçiminde ayrı ayrı var olduğu düşünülen yetileri.

Zihince : Zihin bakımından, zihnen.

Diğer dillerde Zihin anlamı nedir?

İngilizce'de Zihin ne demek? : n. consciousness, mind

Fransızca'da Zihin : esprit [le], intellect [le], pensée [la]

Almanca'da Zihin : n. Geist

Rusça'da Zihin : n. ум (M), разум (M), рассудок (M), сознание (N)