Zinc sulphate türkçesi Zinc sulphate nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Çinko sülfat.
  • Deriye uygulanması amacıyla eşit miktarda kurşun asetat içeren % 4’lük losyon halinde hazırlanan ve özellikle atlarda koşum takımlarının sürtmesiyle oluşan yaralar ile diğer hayvanlardaki çeşitli deri hastalıklarının tedavisinde kullanılan bir sülfat tuzu. sülfürik asidin kimyasal formülü znso4 olan çinko tuzu ve bunun bir ve yedi molekül kristal suyu bulunduran çeşitleri.

Zinc sulphate ingilizcede ne demek, Zinc sulphate nerede nasıl kullanılır?

Zinc : Vücutta karbonik anhidraz ve alkalin fosfataz gibi enzimlerin tamamlayıcısı niteliğinde, proteinlerin biyosentezi, kemik, diş ve cinsiyet hormonlarının yapısına giren, birçok vücut işlevinin sürdürülebilmesi ve bağışıklık sistemi için gerekli olan, genellikle üreme, verim düşüklüğü, çeşitli deri hastalıklarının tedavisi ve önlenmesi amaçlarıyla da kullanılan bir element. Çinko ile kaplamak. Tutya (simgesi zn). Zenk. Tutya. Galvanize etmek. Çinko. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Sulphate : Sülfüt. Sülfatlamak. Sülfatla işlemek. Sülfat. Sülfata çevirmek.

Zinc acetate : Çinko asetat. Hayvanların çinko ihtiyacını gidermek için yemlere katılan ve yapısında % 2 8 çinko içeren, çinko tuzu.

 

Zinc analysis : Çinko tayini. Hayvan besleme alanında çinkonun sindirimi, biyolojik değerliliğinin tespiti, yem, hayvansal ürün ve dokularda çinko tespiti için yapılan, yem ve gübre örneğindeki organik kısım kuru yakma yöntemiyle kül fırınında veya yaş yakma yönteminde asit yardımıyla tamamen yakılması, geriye kalan inorganik kısmında mineral aranması.

Zinc bacitracin : Çinko basitrasin. Sindirim sistemindeki mikroflorayı değiştirerek hayvanda canlı ağırlık artışı sağlayan büyümeyi uyarıcı yem katkı maddelerinden biri.

Zinc blende : Sfalerit. Karataş. Çinko sülfür.

İngilizce Zinc sulphate Türkçe anlamı, Zinc sulphate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Zinc sulphate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksendışı.

 

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Karnın altı.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Zinc sulphate synonyms : zinc sulfate, abattoir, abamectin, a amplitude mod, abdominal distention, abdominal ovariectomy, abdominal fat necrosis, a dna.