Zorlu nedir, Zorlu ne demek

Zorlu; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Güçlü, kuvvetli, şiddetli
  • Zor, güç yapılan.
  • Tuttuğunu koparan, baskı yapabilecek ölçüde güçlü (kimse).
  • Zorbalık yapan.

"Zorlu" ile ilgili cümleler

  • "Zorlu bir yağmur."
  • "Millî Mücadele'nin bazı zorlu safhalarında onun âdeta, işlere seyirci kalır gibi bir kayıtsız, ilgisiz duruşu olurdu ki..." - Y. K. Karaosmanoğlu
  • "Ne zorlu bir amir olduğunu daha ilk gününden belli etti." - H. Taner

Yerel Türkçe anlamı:

Sert, keskin.

Dikkatli.

Dayanıklı, güçlü.

Zorba.

Yürekli, cesur.

İnandırıcı konuşan, girgin.

Güzel, çok güzel, iyi.

Kabadayı.

İyi, güzel, beğenilen.

Yakışıklı.

Güçlü, dayanıklı.

Zorlu isminin anlamı, Zorlu ne demek:

Erkek ismi olarak; Güzel, çok güzel, iyi. Yakışıklı. Güçlü, dayanıklı. Sert, keskin. Yürekli, cesur. Girgin, girişken.

Fransızca'da Zorlu ne demek?:

vigourex

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Artvin şehrinde, Borçka ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa kenti, Akçakale belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Zorlu tanımı, anlamı:

Zorluk : Sıkıntı veya güçlükle yapılma durumu, zor olma, güçlük, zahmet.

Zorluk çıkarmak : Bir şeyin yapılmasını engellemek için çeşitli sorunlar yaratmak.

 

Geçim zorluğu : Geçim sıkıntısı.

Güçlü : Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Şiddeti çok olan. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Gücü olan, kuvvetli, yavuz.

Kuvvetli : Üstün, donanımlı. Görevini iyi yapan, keskin. Etkili. Çok etkileyici. Saygın, nüfuzlu. Sağlam, dayanıklı olan. Gücü çok olan, zorlu, şiddetli.

Şiddetli : Aşırı. Etkisi çok olan, zorlu. Hızlı. Aşırı bir biçimde.

Koparan : Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir tür ceket.

Baskı : Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm. Bası sayısı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon.

Ölçü : Değer, itibar. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Ölçüt. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçme sonucu bulunan rakam. Belirlenmiş boyut.

Zorbalık : Zorbaca davranışta bulunma, müstebitlik.

Zor : Yüküm, mecburiyet. Baskı. Sıkıntı veya güçlükle yapılan, kolay karşıtı. Sıkıntı, güçlük, rahatsızlık. Güçlükle. "Yapamazsın" anlamında kullanılan bir söz.

 

Güç : Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Zorlukla. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat.

Zorlu çekiş : Mekanik aygıtlar kullanarak bacanın çekiş gücünü artırma.

Zorlu diürez : Zehirli maddelerin atılımı için idrar atılımının artırılması.

Zorlu soluk verme vital kapasitesi : Toplam akciğer kapasitesine kadar zorlu bir soluk almadan sonra, zorlu soluk verme çabasıylaolabildiğince hızlı ve tüm havayı verecek bir soluk verme sonucu, zamana karşı kaydedilen eğrinin aşağı inen kolu.

Zorlu topuzlu : Zorba.

Zorlukla : Zor bir biçimde, güçlükle. İlgili cümle: "“Zorlukla kımıldattıktan sonra beni sahiden sürüklemeye başladı.”" H. C. Yalçın.

Zorlunu çıkarmak : Tadını kaçırmak.

Zorlu ile ilgili Cümleler

  • Tom, Mary'yi işinden ayrılmaya ikna etmekte zorluk yaşadı.
  • Ali öyle sersemledi ki zorlukla konuşabiliyor.
  • En büyük zorluklar nelerdir?
  • Zorluğun üstesinden gelmeyi başardım.
  • Ali işini bırakması gerektiği konusunda Mary'yi ikna etmekte zorluk yaşadı.
  • Ali herhangi bir zorluk olmadan işi yapabildi.
  • Zorluk zamanlarında bize yardımcı olur.
  • Zorluklar var.
  • Zorluklar nelerdi?
  • Zorluk olması halinde, sorabilirsin.
  • Ben zorlukla nefes alabiliyordum.
  • Ali hapları yutarken zorluk yaşadı.
  • Zorlu bir süreç geçiriyorum.
  • Zorluklar olacak.

Diğer dillerde Zorlu anlamı nedir?

İngilizce'de Zorlu ne demek? : adj. formidable, intractable, mighty, redoubtable, robust, rugged, sticky, stiff, stringent, sweaty, thorny, tough

Fransızca'da Zorlu : violent/e, fort/e, vigoureux/euse, agissant/e, intense, majeur/e, pressant/e

Almanca'da Zorlu : adj. gewaltig