Zorluk nedir, Zorluk ne demek

  • Sıkıntı veya güçlükle yapılma durumu, zor olma, güçlük, zahmet

"Zorluk" ile ilgili cümleler

  • "Seyfi, zorluk karşısında kalırsa birini yakalayıp silah atmadan buraya dönecek." - S. Kocagöz

Fransızca'da Zorluk ne demek?:

gêne

Zorluk tanımı, anlamı:

Zorluk çıkarmak : Bir şeyin yapılmasını engellemek için çeşitli sorunlar yaratmak.

Geçim zorluğu : Geçim sıkıntısı.

Zorlu : Tuttuğunu koparan, baskı yapabilecek ölçüde güçlü (kimse). Zor, güç yapılan. Güçlü, kuvvetli, şiddetli. Zorbalık yapan.

Sıkıntı : Sorun, mesele, sendrom, problem. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Bulunmama durumu.

Güçlük : Engel, pürüz. Ağır ve yorucu emek, zahmet, meşakkat. Zorluk.

Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.

Zahmet : Güçlük.

Zorlukla : Zor bir biçimde, güçlükle. İlgili cümle: "“Zorlukla kımıldattıktan sonra beni sahiden sürüklemeye başladı.”" H. C. Yalçın.

 

Zorluk ile ilgili Cümleler

  • Ali öyle sersemledi ki zorlukla konuşabiliyor.
  • Ali hapları yutarken zorluk yaşadı.
  • Zorluklar var.
  • Zorluklar olacak.
  • Zorluk olması halinde, sorabilirsin.
  • Zorluk zamanlarında bize yardımcı olur.
  • En büyük zorluklar nelerdir?
  • Zorlukları severim.
  • Zorlukların farkındaydılar.
  • Tom, Mary'yi işinden ayrılmaya ikna etmekte zorluk yaşadı.
  • Ben zorlukla nefes alabiliyordum.
  • Ali herhangi bir zorluk olmadan işi yapabildi.
  • Ali işini bırakması gerektiği konusunda Mary'yi ikna etmekte zorluk yaşadı.
  • Zorluklar nelerdi?

Diğer dillerde Zorluk anlamı nedir?

İngilizce'de Zorluk ne demek? : n. adversity, arduousness, complexity, complication, difficulty, entanglement, gaff, grueling, gruelling, hardness, hardship, hassle, hobble, rigor, rigour [Brit.], rough, strain, stumbling block, tightness, toughness

Fransızca'da Zorluk : difficulté [le], contrainte [la]; peine [la]

Almanca'da Zorluk : n. Beschwerde, Hindernis, Kalamität, Problematik, Schererei, Subtilität

Rusça'da Zorluk : n. трудность (F), сложность (F), затруднение (N), затруднительность (F)