Zorunlu nedir, Zorunlu ne demek

Zorunlu; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Zorunlu" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Tanzimat, gecikmiş de olsa zorunlu, kaçınılmaz bir atılımdı." - N. Cumalı

Hukuki terim anlamı:

zarûrî. ~ durum, zorunluluk durumu: ıztırâr hâli.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

İsteğe bağlı olmayan.

İngilizce'de Zorunlu ne demek? Zorunlu ingilizcesi nedir?:

imperative, mandatory, obligate

Zorunlu anlamı, kısaca tanımı:

Zorunlu kılmak : Mecbur etmek.

Zorunlu olarak : Kendi isteğinin dışında.

Zorunlu emeklilik : Yasalarda şartları belirlenmiş mecburi emeklilik.

Zorunlu öğrenim : İlköğretim.

Zorunlu sigorta : Trafik sigortası, deprem sigortası gibi yaptırılması zorunlu olan sigorta.

Zorunluk : Olayların iç ve özlerindeki düzenlilik, yasaya bağlılık ve yapı gereği, belli şartlar altında ortaya çıkması kaçınılmaz olan şey. İnsanın, doğanın ve toplumun nesnel yasalarına bağımlı olması durumu. Zorunluluk.

Zorunluluk : Olması gerekme, olduğundan başka olmama, zorunlu olma, mecburluk, mecburiyet, mecburilik, zaruret, ıztırar, zorunluk, zarurilik.

Gereksinim : Eksikliği duyulan şey, ihtiyaç.

 

Zaruri : Gerekli. Zorunlu.

Mecburi : Zorunlu.

Doğal : Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Doğada olan, doğada bulunan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Yapmacık olmayan.

Olumsal : Olması kadar olmaması da mümkün bulunan, zorunlu karşıtı.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Zorunlu anaerob : Oksijenli ortamda yaşayamayan, zorunlu oksijensiz ortamda yaşayan organizmalar.

Zorunlu asalak : Gelişim evrelerinden en az birisini asalak yaşama zorunda olan.

Zorunlu borç erteleme : Pek bunalımlı işlemlerde bir ülkede, bölgede bir bölüm ya da tüm borçlardaki ödeme zorunluluğunun geri bırakılması.

Zorunlu borçlanma : Özel ya da tüzel kişileri zorlayarak çıkardığı belgitlerin kabulünü sağlama yoluyla devletin borçlanması. Bir borcu karşılama zorunluğu nedeniyle yapılan diğer bir borçlanma.

Zorunlu borçlar : Yasa veya yönetmeliklerle, iktisadi karar birimlerinin kendi rızaları dışında, gelirlerinin belli bir kısmına devlet tarafından el konulmasıyla toplanan borçlar.

 

Zorunlu dersler : Bir sınıf ya da okulda bütün öğrencilerin devam etmesi istenilen dersler, bk. seçmeli dersler, temel dersler.

Zorunlu durak : Kent içinde genbinitlerin yolcu indirip bindirmek için durmak zorunda oldukları açık ya da kapalı bekleme yeri.

Zorunlu durum : Kendisini ya da başkasını, bilerek engellediği ve başka türlü korunması olanaksız bulunan ağır, gerçekli ve kişiye yöneltilmiş bir tehlikeden korumak için işlenilmiş suçlarda, sanığın sorumluluğunu kaldıran durum. Kaçınılmaz nedenininden ötürü yapılamayan bir yüklenmede ileri sürülen gerekçe. Bulgu, oranlama, önleme gibi uğraşılarla engellenemeyen zorunlu nedenler.

Zorunlu gereksinimler : Beslenme, giyinme, barınma gibi insan yaşamı için zorunlu olan gereksinimlerin tümü.

Zorunlu giderler : Kaçınılmayan, yapılması zorunlu giderler.

Zorunlu ile ilgili Cümleler

  • Yemek kursu okullarda zorunlu olmalı.
  • İngilizce zorunlu bir konu.
  • Lezzetli görünümlü yiyecek zorunlu olarak iyi tat vermez.
  • Uçak zorunlu iniş yaptı.
  • Ali zorunlu olarak gitmek zorunda değil.
  • Ali unutmaya zorunlu.
  • Zorunluluktan beyaz bir yalan söyledi.
  • Bir araba kiralamak zorunlu mu?
  • Zorunlu olana kadar bu konuda endişe etmeyelim.

Diğer dillerde Zorunlu anlamı nedir?

İngilizce'de Zorunlu ne demek? : adj. bound, bound to, coercible, compulsory, de rigueur, enforced, essential, forced, imperative, imperious, incumbent, indispensable, irremissible, mandatory, necessary, obligatory, obliged, requisite, unavoidable, urgent

adv. forcedly

Fransızca'da Zorunlu : impératif/ive, nécessaire, obligatoire, obligé/e, essentiel/le, forcé/e, indispensable

Almanca'da Zorunlu : adj. apodiktisch, bindend, notwendig, obligat, obligatorisch, verbindlich, zwangsläufig

Rusça'da Zorunlu : adj. необходимый, вынужденный, неизбежный, непременный, обязательный