Bu sayfada Bawl ne demek nedir bawl hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi bawl resimleri yazıları türkçesi ne demek bawl ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller bawl hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Bawl nedir English: Jiro, who had never cried in front of anyone before, started bawling. Turkish: Daha önce başkasının önünde hiç ağlamayan Jiro haykırmaya başladı. English: I'm tired of him bawling me out. Turkish: Onun b...
Bawler nedir : Sızlayan. Mızmız. Bawled : Zırlamak. Bas bas bağırmak. Bağırmak. Yüksek sesle ağlamak. Feryat etme. Haykırmak. Haykırış. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Haşlamak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. [#Bawl out : Aza...
Bawling nedir English: I'm tired of him bawling me out. Turkish: Onun bana nutuk atmasından usandım. English: Jiro, who had never cried in front of anyone before, started bawling. Turkish: Daha önce başkasının önünde hiç ağlam...
Bawls nedir out : Paylamak. Azarlanma. Fırça çekmek. Fırça atmak. Azarlamak. Haşlamak. Azarlama. Bağırıp çağırmak. Bawl : Bağırmak. Haykırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Haykırış. Haşlamak. Kışkırmak. Bas bas bağırmak....
Bawl out nedir : Bağırmak. Haykırış. Zırlamak. [#Haykırmak. Bas bas bağırmak. Haşlamak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Kışkırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Yüksek sesle ağlamak. Out : Nakavt etmek. Kendini belli etmek. Dı...
Bawled nedir : Mızmız. Sızlayan. Bawlers : Mızmız. Sızlayan. [#Bawl out : Bağırıp çağırmak. Fırça çekmek. Haşlamak. Azarlamak. Fırça atmak. Azarlanma. Paylamak. Azarlama. Bawl : Bağırmak. Feryat etme. Yüksek sesle ağlamak. Haykırış. Av...
Bawlers nedir : Mızmız. Sızlayan. Bawled : Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Zırlamak. Haykırış. Haykırmak. Bağırmak. Yüksek sesle ağlamak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Bas bas bağırmak. Feryat etme. Haşlamak. [#Bawl out : Pay...
Bawling out nedir : Haykırış. Bağırma. Bağırtı. Haykırma. Out : Dışarı. Dışarı çıkarmak. Meydana çıkmak. Çıkarmak. Nakavt etmek. Yanmak. Çıkış. Dışarı atmak. Kendini belli etmek. Kovmak. [#A good scout : Yardımsever kimse. About : Neredeyse...