Bu sayfada Loon ne demek nedir loon hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi loon resimleri yazıları türkçesi ne demek loon ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller loon hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Loon nedir English: Ali and Mary decorated the gym with balloons. Turkish: Ali ve Mary balonlarla spor salonunu dekore ettiler. English: Ali blew up the balloon. Turkish: Ali balonu patlattı. English: Ali filled the balloon...
Loonies nedir : Bunak. Çıldırmış. Kaçık. Çılgın. Deli. Bir tahtası eksik. Çatlak. Zıpır. Loonier : Çıldırmış. Çatlak. Bunak. Çılgın. Bir tahtası eksik. Zıpır. Kaçık. Deli. [#Looniness : Çılgınlık. Delilik. Kaçıklık. Çatlaklık. Balloonin...
Looniness nedir : Şişme. Büyüme. Hızla büyüme. Genişleme. Balon yolculuğu yapma. Borsada hisselerin suni yükselmesine neden olma. Şişirme. Genişletme. Ballooning degeneration : Balonumsu dejenerasyon. Hücrenin dışarıdan su alarak aşırı de...
Loony nedir : Kaçık. Tembel. Zırdeli. Deli. Dalgıç kuşu. Değersiz kimse. Dalgıçkuşu. Ahmak. İşe yaramaz kimse. Looney : Kaçık. Tuhaf veya garip tip. Çıldırmış. Bunak. [#Loonier : Kaçık. Çılgın. Zıpır. Deli. Çıldırmış. Çatlak. Bunak. B...
Looney nedir : Şişmek. Şişirmek. Balon. Zam yapmak. Balon gibi olmak. Abartmak. Havadan atmak. Havadan atmak (top). Balonla uçmak. Küre. Ballooner : Baloncu. Balon uçuran kimse. [#Ballooners : Baloncu. Balon uçuran kimse. Loon : Dalgıç...
Loonier nedir : Çılgın. Çıldırmış. Bunak. Bir tahtası eksik. Akıl hastası. Zıpır. Çatlak. Deli. Kaçık. Looniest : Deli. Kaçık. Bir tahtası eksik. Çılgın. Çıldırmış. Zıpır. Çatlak. Bunak. [#Looniness : Kaçıklık. Çatlaklık. Çılgınlık. Del...
Looniest nedir : Çılgın. Bunak. Çıldırmış. Çatlak. Kaçık. Zıpır. Bir tahtası eksik. Deli. Akıl hastası. Loonier : Çatlak. Zıpır. Bir tahtası eksik. Deli. Kaçık. Çılgın. Bunak. Çıldırmış. [#Looniness : Çılgınlık. Çatlaklık. Kaçıklık. Deli...
Loons nedir English: Ali filled the balloons with helium. Turkish: Ali balonları helyumla doldurdu. English: Some kids had balloons. Turkish: Bazı çocukların balonları vardı. English: Kids really want balloons. Turkish:...