Bu sayfada Crunch ne demek nedir crunch hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi crunch resimleri yazıları türkçesi ne demek crunch ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller crunch hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Crunch nedir English: Ali scrunched down. Turkish: Ali çömeldi. English: What are you crunching on? Turkish: Hatır hutur ne yiyorsun? English: Autumn leaves crunched under Tom's feet as he walked up the path to Mary's front d...
Cruncher nedir : Hart hurt çiğneyen kimse. Katır kutur yiyen kimse. Kıtır kıtır yiyen veya öğüten kimse veya şey. Crunched : Çiğnemek. Kıtır kıtır yemek. Çıtırdamak. Hart hurt yemek. Kütürdetmek. Hışırdamak. Ezmek. Hatır hatır yemek. Kat...
Crunches nedir : Çatır çutur yemek. Çatırdamak. [#Hışırdatmak. Kırışmak. Çıtırdamak. Çatırdatmak. Ezmek. Sığışmak. Buruşmak. Sığıştırmak. Crunched : Hart hurt yemek. Katır kutur yemek. Çatırdamak. Kıtır kıtır yemek. Öğütmek. Çatırtı ile ...
Crunchiest nedir : Kıtır kıtır. Kütür kütür. Gevrek. Kütür kütür (meyve). Çıtır çıtır. Çıtırdak. Crunching : Dişleriyle çiğneme. Hatır hutur yeme. Hatır hatır. Öğütme. Hatır hutur. [#Number crunching : Yoğun hesaplama. Büyük miktarda veri ...
Crunchy nedir : Kumaş kaplı saç lastiği veya bandı. Ezildiğinde yüksek çıtırdayan bir ses çıkaran. Crunch tone : Kıtır ton. Genellikle bir miktar baskılanmış ve kadim ingiliz yükselteçleri ile özdeşleşmiş coşkun gitar tonu. [#Come to th...
Crunch tone nedir : Çatırdamak. Çatırdatmak. Zor an. Çuturtu. Çatırtı. Karar anı. Dönüm çekidi. Çatır çutur yemek. Tone : Sağlıklı hal. Nüanslamak. Güç. Hava. Bir çalgının tonu. Renk tonu. Konuşma sırasında seslerin titreşimlerindeki yüksel...
Crunched nedir English: Autumn leaves crunched under Tom's feet as he walked up the path to Mary's front door. Turkish: Tom, Mary'nin evinin kapısına doğru yürürken, kurumuş yapraklar ayağının altında hışırdıyordu. English: Ali scru...
Crunchers nedir : Katır kutur yiyen kimse. Hart hurt çiğneyen kimse. Kıtır kıtır yiyen veya öğüten kimse veya şey. Crunched : Çıtırdamak. Gürültüyle yemek. Çiğnemek. Kütürdetmek. Ezmek. Çatırdamak. Çıtır çıtır yemek. Öğütmek. Hışırdamak. ...
Crunchier nedir : Kıtır kıtır. Gevrek. Çıtırdak. Çıtır çıtır. Kütür kütür (meyve). Kütür kütür. Crunching : Dişleriyle çiğneme. Öğütme. Hatır hutur yeme. Hatır hutur. Hatır hatır. [#Number crunching : Büyük miktarda veri işleme. Yoğun hes...
Crunching nedir English: What are you crunching on? Turkish: Hatır hutur ne yiyorsun? English: What's that crunching sound? Turkish: O kütürtü nedir? English: Ali could hear Mary crunching on a carrot. Turkish: Ali Mary'nin...