Bu sayfada Fortunate ne demek nedir fortunate hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi fortunate resimleri yazıları türkçesi ne demek fortunate ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller fortunate hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Fortunate nedir English: I was fortunate to find a good job. Turkish: Neyse ki iyi bir iş buldum. English: He was so fortunate as it find a good job. Turkish: [#İyi] bir iş bulmak için çok şansı vardı. English: I feel fortunate ...
Fortunately nedir English: Ali would have liked to attend Mary's party. Unfortunately, he had other things he had to do. Turkish: Ali Mary'nin partisine katılmayı isterdi. Maalesef, yapmak zorunda olduğu başka şeyler vardı. English: Al...
Fortunateness nedir : Zavallılık. Talihsiz olma durumu. Şanssız olma durumu. Şanssızlık. Bereketsizlik. Nasipsizlik. Kısmetsizlik. Be fortunate : Şans getirmek. Uğurlu olmak. İhya olmak. Şanslı olmak. [#Was fortunate : Şans ondan yanaydı. Şan...