Bu sayfada Regret ne demek nedir regret hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi regret resimleri yazıları türkçesi ne demek regret ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller regret hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Regret nedir English: A time will come when you will regret your action. Turkish: Yaptığına pişman olacağın bir zaman gelecek. English: Ali is going to regret doing that. Turkish: Ali onu yaptığına pişman olacak. English: Ali...
Regrets nedir English: Ali maintained that he had no regrets for killing Mary. Turkish: Ali Mary'yi öldürdüğünden hiç pişman olmamaya devam etti. English: Ali regrets insulting Mary. Turkish: Ali Mary'ye hakaret ettiğine pişma...
Regrettably nedir : Ayıplanır. Üzücü. Acınacak. Kınanacak. Müessif. Ayıp. Ayıplanacak. Regretted : Teessüf etmek. Üzülmek. Hayıflanmak. Özlemini çekmek. Hasret olmak. Esef etmek. Müteessir olmak. Gözünde tütmek. [#Regretting : Pişmanlık. -e...
Regretting nedir English: I don't want to spend the rest of my life regretting it. Turkish: Hayatımın geri kalanını pişmanlık duyarak geçirmek istemiyorum. : Üzülmeyen. Pişman olmayan. Üzgün olmayan. Regrettable : Üzücü. Acınacak. Ayı...
Regretful nedir English: He is regretful that he couldn't go. Turkish: O, gidemediğine pişman. English: Regretfully it is not possible. Turkish: Ne yazık ki bu mümkün değildir. English: Ali is regretful. Turkish: Ali pişman...
Regretfully nedir English: Regretfully it is not possible. Turkish: Ne yazık ki bu mümkün değildir. : Üzgün olmayarak. Üzgün hissetmeyen bir şekilde. Pişman olmayarak. Üzülmeyerek. Üzgün hissetmeyerek. Regretful : Üzgün. Üzüntülü. Pişm...
Regrettable nedir English: It is truly regrettable. Turkish: O gerçekten üzücüdür. English: I think that's very regrettable. Turkish: Çok üzücü olduğunu düşünüyorum. English: It's regrettable. Turkish: Bu üzücü. English: That...
Regretted nedir English: Ali regretted getting that tattoo, so he had it removed. Turkish: Ali o dövmeyi yaptırdığına pişman oldu bu yüzden onu çıkarttırdı. English: Ali regretted having wasted a great deal of his life. Turkish:...