Bu sayfada Afford ne demek nedir afford hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi afford resimleri yazıları türkçesi ne demek afford ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller afford hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Afford nedir English: Ali and Mary can't afford to buy a house. Turkish: Ali ve Mary bir ev almayı göze alamıyor. English: Ali and all his friends can easily afford to buy new cars every year. Turkish: Ali ve bütün arkadaşlar...
Affordable nedir English: I have lots of second-hand books for sale, all at affordable prices. Turkish: Bir sürü satılık ikinci el kitabım var, hepsi uygun fiyatlarla. English: There is an urgent need for affordable housing. Turk...
Afforded nedir assistance : Yardım etmek. Can afford to : Kendine zaman ayırabilmek. Maddi açıdan parası yetmek. Gücü yetebilmek. afford it : Kendine izin verememek. Yeterli parası olmamak. I cannot afford it : Çok zor. Bütçem yeterli de...
Affords nedir English: Music affords us much pleasure. Turkish: Müzik bize çok zevk verir. staffordshire terrier : Pitbull. Amerikan staffordshireteriyeri. Staffordshire bull terrier : Staffordshire bull teriyeri. İngiltereden kök...
Afford assistance nedir : Satın almaya gücü yetmek. Durumu el vermek. Assistance : [#İmdat. Yardım. Destek. Kurtarma. Müzaheret. [#Affordability : Finansal anlamda karşılanabilirlik. Satın alabilirlik. Ödenebilirlik. Finansman gücü. Satın alınabi...
Affordability nedir Satın alabilirlik. Alım gücünün olması. Finansal anlamda karşılanabilme niteliği. Finansal anlamda karşılanabilirlik. Finansman gücü. Ödenebilirlik. Satın alınabilirlik....
Affordably nedir : Satın alınabilir. Bütçeye uygun. Fiyatı makul. Para yetirilebilir. Düşük maliyetli. Ekonomik. Uygun fiyatlı. Fiyatı uygun. Unaffordable : Para yetirilemez. Güç yetirilemez. Satın alınamaz. El yakan. Çok pahalı. Görünür a...
Affording nedir assistance : Yardım etmek. Can afford to : Gücü yetebilmek. Maddi açıdan parası yetmek. Kendine zaman ayırabilmek. afford it : Kendine izin verememek. Yeterli parası olmamak. I cannot afford it : Bütçem yeterli değil. Çok ...