Bu sayfada Displease ne demek nedir displease hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi displease resimleri yazıları türkçesi ne demek displease ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller displease hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Displease nedir English: I'm displeased at your negligence. Turkish: Ben senin ihmalinden hoşnut değilim. English: I think Moustapha might be displeased. Turkish: Sanırım Mustafa kırgın olabilir. English: I'm displeased with you...
Displeased with nedir English: I'm displeased with your negligence. Turkish: İhmalkarlığından memnun değilim. English: He was displeased with his neighbor. Turkish: Komşusundan memnun değildi. : Gücendirilmiş. Gücenmiş. Gücendirilen. ...
Displeases nedir : Canını sıkmak. Sinirlendirmek. Kızdırmak. Gücendirmek. Hoşuna gitmemek. Hoşa gitmemek. Darıltmak. Displeased : Gücenmiş. Kırgın. Hoşnutsuz. Gücendirilen. Dargın. Memnuniyetsiz. Gücendirilmiş. [#Displeased at : Gücenmiş. ...
Displeased nedir English: I'm displeased at your negligence. Turkish: Ben senin ihmalinden hoşnut değilim. English: I'm displeased with your negligence. Turkish: İhmalkarlığından memnun değilim. English: She bitterly regretted ha...
Displeased at nedir English: She was displeased at my letter. Turkish: O benim mektubumdan hoşnut olmadı. English: I'm displeased at your negligence. Turkish: Ben senin ihmalinden hoşnut değilim. : [#Dargın. Gücenmiş. Gücendirilmiş....
Displeasedly nedir at : Gücenmiş. Displeased with : Gücenmiş. displeased at : Memnun olmamak. Be displeased with : Dudak bükmek. Memnuniyetsizlik göstermek. Burun bükmek. Burun kıvırmak. Memnun olmamak. displeased : Bozuk çalmak. Displeasure...