Displease türkçesi Displease nedir

Displease ile ilgili cümleler

English: I'm displeased at your negligence.
Turkish: Ben senin ihmalinden hoşnut değilim.

English: I think Moustapha might be displeased.
Turkish: Sanırım Mustafa kırgın olabilir.

English: I'm displeased with your negligence.
Turkish: İhmalkarlığından memnun değilim.

English: Ali is displeased.
Turkish: Ali memnun değil.

English: He was displeased with his neighbor.
Turkish: Komşusundan memnun değildi.

Displease ingilizcede ne demek, Displease nerede nasıl kullanılır?

Displeased : Memnuniyetsiz. Hoşnutsuz. Gücendirilen. Gücenmiş. Gücendirilmiş. Dargın. Kırgın.

Displeased at : Gücenmiş.

Displeased with : Gücenmiş.

Displeasedly : Hoşnutsuz olarak. Dargın bir halde.

Displeases : Kızdırmak. Sinirlendirmek. Canını sıkmak. Darıltmak. Hoşuna gitmemek. Gücendirmek. Hoşa gitmemek.

Be displeased at : Memnun olmamak.

Be displeased : Bozuk çalmak.

Displeasing : Kızdıran. Nahoş. Gücendiren. Can sıkıcı. Gücendirme. Hoşa gitmeyen.

Displaceable : Yeri değiştirilebilir. Yerinden çıkarılabilir.

Displeasure : Kırılma. Hoşa gitmeme. Gücenme. Öfke. Kızma. Hoşnutsuzluk. Beğenmeme. Memnuniyetsizlik.

 

İngilizce Displease Türkçe anlamı, Displease eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Displease ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Give offence : Hatırını kırmak. Kırmak.

Acerbated : Acılaştırmak. Sabrını tüketmek. Huysuzlaştırmak.

Affronted : Küçük düşürmek. Hakarete maruz kalmış. Hakaret edilmiş. Hakarete uğramış. Hakaret etmek (herkesin içinde).

Aggrieves : Rencide etmek. Kederlendirmek. Mağdur etmek. Kırmak. Üzmek. İncitmek. Mağdur duruma düşürmek.

Antagonise : Düşmanlığa sebep olmak. Düşman etmek. Kışkırtmak. Önlemek (ayrıca antagonize). Husumeti tahrik etmek. Karşı çıkmak. Aleyhine çevirmek. Husumete sebep olmak. Karşı koymak.

Buggering : Öfkelendirmek. Bozmak. Mahvetmek.

Chagrin : İç sıkıntısı. Sıkmak. Gücenmek. Utandırmak. Hayal kırıklığı. Küstürmek. Üzmek. Üzülmek. Keder. Rezil etmek.

Antagonizing : Aleyhine çevirmek. Kışkırtmak. Karşı çıkmak. Düşman etmek.

Depresses : Sıkmak. Moralini bozmak. Alçaltmak. Durgunlaştırmak. Bastırmak. İndirmek. Kısmak. Düşürmek. Değerini azaltmak.

Piques : Merak uyandırmak. Provoke etmek. Pike. Kırmak. İncitmek. Uyandırmak. Gururunu kırmak. Kışkırtmak.

Displease synonyms : dissatisfy, disobliges, disobliged, discomfiting, angers, miffing, aggravates, angered, piquing, acerbating, aggrieving, miffs, antagonize, irritate, chafes, deviling, rile, bother about, annoys, devil, depress, vex, nark, chafed, get at, pique, disgruntle, gravel, angering, disgruntles, devilling, repulse, bothers.

Displease zıt anlamlı kelimeler, Displease kelime anlamı

Satisfy : Doyurmak. Memnun etmek. İnandırmak. Gidermek. Cevap vermek. Yetmek. Hoşnut etmek. Uymak. Sevindirmek. Karşılamak.

 

Attract : Celp etmek. Çekmek (çekici olma vb). Mıknatısın demir tozlarını çekmesi. Cezbetmek. Cazip gelmek. Kendine çekmek. Çekmek.

Please : Mutlu etmek. Memnun etmek. Tenezzül etmek. Hoşuna gitmek. Gönül almak. Buyurmak. Sevindirmek. Keyif vermek. Lütfen. Gönlünü hoş etmek.

Displease antonyms : like.

Displease ingilizce tanımı, definition of Displease

Displease kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be disagreeable to. Often followed by with or at. It usually expresses less than to anger, vex, irritate, or provoke. To vex. To give displeasure or offense. To make not pleased. To excite a feeling of disapprobation or dislike in. To offend.