Satisfy türkçesi Satisfy nedir

Satisfy ile ilgili cümleler

English: Does that satisfy you?
Turkish: O seni tatmin ediyor mu?

English: Does that answer satisfy you?
Turkish: Bu cevap sizi tatmin eder mi?

English: His explanation that a solution would take time didn't satisfy anyone.
Turkish: Çözümün zaman alacağı konusundaki açıklaması kimseyi tatmin etmedi.

English: It is difficult to satisfy everyone.
Turkish: Herkesi memnun etmek zordur.

English: Our policy is to satisfy our customers.
Turkish: Politikamız müşterilerimizi tatmin etmektir.

Satisfy ingilizcede ne demek, Satisfy nerede nasıl kullanılır?

Satisfy a need : Eksiklik gidermek. İhtiyacı karşılamak. İhtiyaç gidermek.

Satisfy oneself : Kanaat getirmek.

Satisfy the appetite : İştahını tatmin etmiş. Açlığını gidermiş. Arzusunu tatmin etmiş.

Fail to satisfy : Yetersiz kalmak. Başaramamak. Bekleneni vermemek. Beklentileri karşılamamak. Beklentileri karşılayamamak. Bekleneni verememek.

Satisfying : Yeterli. Cevap veren. Tatmin etme. Tatminkar. Doyurucu. Tatmin edici.

Satisfactory : Talebi karşılayan. Makbul. Memnuniyet verici. Kabul edilebilir. Doyurucu. Yeterli. Memnun edici. Dolgun. Tatminkar. Tatmin edici.

 

Satisfactions : Tazmin. Düello yaparak şerefini koruma. Memnun etme. Kefaretin ödenmesi. Kanaat. Memnuniyet. (bir talebi) yerine getirme. Tarziye. Memnunluk. Tatmin.

Satisfaction : Doyum. Memnuniyet. (bir talebi) yerine getirme. Tarziye. Tatmin. Tazmin. Hoşnutluk. Memnun etme. Düello yaparak şerefini koruma. Kefaretin ödenmesi.

Satisfactoriness : Yeterlilik. Tatminkarlık.

Satisfyingly : Memnuniyet verici bir tarzda. Tatmin edici bir şekilde. Yeterli bir biçimde. Memnun edici bir şekilde. Tatmin ederek. İhtiyaç veya arzusunu giderecek şekilde.

İngilizce Satisfy Türkçe anlamı, Satisfy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Satisfy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rejoined : Tekrar iştirak etmek. Cevaba cevapla karşılık vermek. Kavuşmak. Yeniden birleştirmek. Tekrar katılmak. Yeniden katılmak. Yeniden iştirak etmek. Karşılık vermek. Tekrar birleştirmek.

Clears : Geçmek. Tahliye etmek. Bilgi vermek. Boşaltmak. Kazanmak. Kurtarmak. Kaldırmak. Sıyırıp geçmek.

Assume : Üstlenmek. Hükmetmek. Zannetmek. Sanmak. Almak. Varsaymak. Saymak. Üstüne almak. Farzetmek.

Acquit oneself : Görevini yapmak. Yapmak.

Abidden : Sadık kalmak (vaade veya karara). Sadık kalmak. Beklemek. Katlanmak. Durmak. İkamet etmek. Baki kalmak. Dayanmak. Çekmek.

Adapt : Adapte olmak. Tiyatro için hazırlanmış bir yabancı oyunu, yerel koşullar ve özellikler göz önüne alınarak uygun biçimde kendi diline çevirmek, çıkartmalar ve eklemeler yapmak, örnek : molière'in scapin'in dolapları adlı oyununun ayyar hamza olarak uyarlanması. bir romanı ya da öyküyü sahne için yeniden derleme, düzenleme. örnek : reşat nuri güntekin'in çalıkuşu romanının oyun yapılması gibi. Uyumlandırmak. Uyarlamak. Uydurmak. Alışmak. Uyum sağlamak. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Uymakalıntı yapmak.

 

Appeasing : Gönlünü almak. Yatıştıran. Bastırmak. Hafifletmek. Sakinleştirmek. Yatıştırma. Yatıştırıcı. Azaltmak. Yatıştırmak.

Rejoins : Kavuşmak. Cevaba cevapla karşılık vermek. Cevabı yapıştırmak. Yeniden katılmak. Yeniden iştirak etmek. Karşılık vermek. Yeniden birleştirmek. Tekrar katılmak. Tekrar birleştirmek.

Lead on : Ayartmak. Yutturmak. Götürmek. Önde gitmek. Kandırmak. Önden buyur.

Obey : Sadakat göstermek. Dinlemek. Denileni yapmak. Tanımak. Biat etmek. Söz dinlemek. İtaat etmek. Riayet etmek.

Satisfy synonyms : live up to, sell, assuage, rejoin, fulfils, gladdens, covers, counterpoise, answer, contenting, fit, counterbalances, replied, acquit, make satisfied, completes, pleases, bring to completion, be in line with, persuade, go far, bring home, last, accomplishing, compensate, serve, elates, lasts, averting, gladden, adapt oneself, corresponds, carry through.

Satisfy zıt anlamlı kelimeler, Satisfy kelime anlamı

Fall short of : Beklentileri karşılayamamak. Eksik gelmek. Az gelmek. Aşağı kalmak. Umduğu gibi çıkmamak. Yetmemek. Beklentileri karşılamamak. Tükenmek. Yetersiz kalmak. Yeterli olmamak.

Dissatisfy : Tatmin edememek. Bir şeyden memnun olmamak. Doyuramamak. Memnun etmemek. Küstürmek. Hoşnut etmemek. Memnun edememek. Tatmin etmemek.

Displease : Sinirlendirmek. Kızdırmak. Hoşuna gitmemek. Canını sıkmak. Darıltmak. Hoşa gitmemek. Gücendirmek.

Satisfy antonyms : discontent.

Satisfy ingilizce tanımı, definition of Satisfy

Satisfy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To leave nothing to be desired. In general, to fill up the measure of a want of (a person or a thing). To afford gratification. Hence, to grafity fully the desire of. To supply to the full, or so far as to give contentment with what is wished for. To give satisfaction. To make content.