Gidermek nedir, Gidermek ne demek

  • Ortadan kaldırmak, yok etmek.
  • Dindirmek

"Gidermek" ile ilgili cümleler

  • "Vapur sorar, yol öğrenir, merakımızı gideririz." - S. F. Abasıyanık
  • "Susuzluğunu giderdikten sonra açlığını da bastırmaya kararlı olduğu belliydi." - İ. O. Anar

Diğer sözlük anlamları:

Uzaklaştırmak, çıkarmak, yok etmek, kaldırmak, izâle etmek, defetmek.

Gidermek tanımı, anlamı:

Gideren alan : Bir demiri mıknatısladıktan sonra bunun bir noktasından çıkan indükleme akışını sıfıra indirmek için gereken şiddetteki manyetik alan.

Renkgideren : Bazı maddelerin rengini yok etmekte kullanılan kimyasal madde.

Giderme : Gidermek işi.

Hasret gidermek : Özleme son vermek, kavuşmak.

Kulaklarının pasını gidermek : Hoşa giden ses veya güzel bir müzik dinlemek.

Orta : Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Orantı. Ne büyük ne küçük, midi. Ne uzun ne kısa, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. İyi ile kötü arasındaki durum. Yeniçeri Ocağında tabur. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre.

 

Kaldırmak : İyi etmek, iyileştirmek. Alıp başka yere götürmek. Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek. Tören yaparak ölüyü gömmek. Piyasadan çekmek. Uyandırmak. Hastayı hastaneye götürmek. Bir şeyden çokça satın almak. Ürün toplamak, taşımak. Çalmak, aşırmak. Yok etmek, ortadan silmek. Yükseltmek. Yukarı doğru hareket ettirmek. Toplamak. Çekmek, taşımak. Uygun gelmek, yakışmak. Bulunduğu yerden almak. Tayin etmek, atamak. Kaçırmak. Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak.

Dindirmek : Dinmesini sağlamak.

Yok : Yasak. Birbirine karşıt iki cümleden, ikincisinin başına getirilen bir söz. Savunulan bir düşünceyi doğrulayan sözün başına getirilir. Bulunmayan, mevcut olmayan (nesne, kimse vb.), var karşıtı. Olmayan, bulunmayan şey. "Hayır" anlamında kullanılan bir söz. Birinin söylediği sözlerden genel olarak kuşkulanıldığında veya sözler hafifsendiğinde kullanılan bir söz.

Etmek : Demek, söylemek. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Eşit değer kazanmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Kötülükte bulunmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.

Gidermek ile ilgili Cümleler

 
  • Sessiz kalmak ve bir aptal olarak düşünülmek bütün şüpheyi açıkça konuşmak ve gidermekten daha iyidir.
  • Sorunu gidermek için hâlâ bazı detaylara ihtiyacımız var.
  • Sorunu gidermek için bazı detaylar var.
  • Susuzluğumu gidermek için bir bardak bira içtim.
  • Uyku ihtiyacını gidermek yerine ihmal edenler, sonrasında ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşacaklardır.

Diğer dillerde Gidermek anlamı nedir?

İngilizce'de Gidermek ne demek? : v. remove, eliminate, clear, satisfy, supply, allay, appease, avert, dispel, disperse, dissipate, efface, fulfil, fulfill, gratify, iron out, obviate, quench, repair, resolve, smooth away, smooth out

Fransızca'da Gidermek : supprimer, écarter, (açl

Almanca'da Gidermek : v. beheben, bereinigen, beseitigen, stillen, verscheuchen, vertreiben, wettmachen, zerstreuen

Rusça'da Gidermek : v. устранять, утолять, удовлетворять, отбивать, удалять, устранить, утолить, удовлетворить, отбить, удалить