Assume türkçesi Assume nedir

  • Gerçek saymak.
  • Üstlenmek.
  • Zannetmek.
  • Hükmetmek.
  • Sanmak.
  • Almak.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Ele geçirmek.
  • Taslamak.
  • Yerine getirmek.
  • Farzetmek.
  • Üstüne almak.
  • Addetmek.
  • Takınmak.
  • Saymak.
  • Varsaymak.

Assume ile ilgili cümleler

English: I assume it won't bother you if I take one of them.
Turkish: Sanırım onlardan birini alırsam bu sizi rahatsız etmez.

English: I assume it was Tom's idea.
Turkish: Sanırım o Tom'un fikriydi.

English: I assume it's clear to you now why we couldn't hire Tom.
Turkish: Sanırım Tom'u niçin işe almadığımız şimdi sana açık.

English: I assume I was invited.
Turkish: Davet edildiğimi varsayıyorum.

English: Can I assume you're interested now?
Turkish: Şimdi ilgilendiğinizi varsayabilir miyim.

Assume ingilizcede ne demek, Assume nerede nasıl kullanılır?

Assume a humble attitude : Alttan almak.

Assume airs : Havaya girmek. Gösteriş yapmak.

Assume an arrogant air : Böbürlenmek.

Assume command : Yetkiyi almak. İdareyi almak. Kontrol sağlamak.

Assume control : Kontrol sağlamak.

Assumed mean : Sayıltılı ortalama. Varsayımsal ortalama. Bir sıklık dağılımında sayal ortalamanın kestirme yoldan bulunması amacıyla göreceli olarak sıfır sayılan belli bir gözlem değeri ya da bölüt aralığı. Farazi ortalama. Varsayılan ortalama.

 

Assume the offensive : Saldırıya başladı. Taarruza geçti. Saldırıyı başlattı. Saldırıya geçti.

Assumed value : Varsayılan değer.

Assume the responsibility : Sorumluluk yüklenmek.

Assumed the offensive : Taarruza geçti. Saldırıya başladı. Saldırıya geçti. Saldırıyı başlattı.

İngilizce Assume Türkçe anlamı, Assume eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Assume ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corners : Köşe dönmek. Kıstırmak. Virajı almak. Köşeler. Köşeye sıkıştırmak. Köşe oluşturmak.

Fancying : Beğenmek. Hayal etmek. Tahayyül etmek. Düşlemek. Sevmek. İstemek. Hayal kurmak. Fantezi kurmak.

Accomplishes : Almak (yol, zaman). Yapmak. Sonunu getirmek. Sonuçlandırmak. Bitirmek. Tamamlamak. Başarılı olarak tamamlamak. Başarıyla tamamlamak. Başarmak.

Wears : Giymek. Yıpranmamak. Dayanmak. Boca etmek. Yıpratmak. Solmak. Volta vurmak. Aşındırmak. Soldurmak.

Posit : Önermek. Farz etmek. Yerine koymak. Yerleştirmek. Oturtmak.

Confiscate : Haciz koymak. İstimlak etmek. Kanunen el koymak. Kamulaştırmak. El koymak. Zaptetmek. Haczetmek. Müsadere etmek. El koymak (mala).

Dissimulated : Başka türlü göstermek. Duygularını gizlemek. Belli etmemek. Gizlemek (gerçeği). İkiyüzlülük etmek. İki yüzlülük yapmak.

Conquers : Kazanmak. Yenmek. Başarmak. Zapt etmek. Zaptetmek. Zafer kazanmak. Fethetmek. Galebe çalmak.

Confiscates : Haczetmek. Zaptetmek. Kanunen el koymak. Kamulaştırmak. El koymak (mala). Toplamak (yasaklanmış şeyi). El koymak. Müsadere etmek. İstimlak etmek.

Abbreviate : İhtisar etmek. Kırpmak. Özetlemek. Kısaltmak. Sadeleştirmek.

 

Assume synonyms : re assume, calculate upon, expects, abort sequence, opines, presumes, adhibit, presume, imagine, accoutered, attach to, adjudged, esteem, reckon, endue, account, class, access key, embrace, deemed, cornier, carry out, consider, acquire, fancy, conquer, access control entry, captures, shoulder, consist of, bestride, being in the ascendant, take.

Assume zıt anlamlı kelimeler, Assume kelime anlamı

Stay : Önlemek. Sürdürüp tamamlamak. Sabitlemek. Durdurmak. Oyalanmak. Kalma. Kalmak. Dayanmak. Durmak. Kalma süresi.

Assume antonyms : leave office.

Assume ingilizce tanımı, definition of Assume

Assume kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be arrogant or pretentious. To claim more than is due. To take to or upon one`s self. To take formally and demonstratively. Sometimes, to appropriate or take unjustly.