Corners türkçesi Corners nedir
- Köşeler.
- Virajı almak.
- Kıstırmak.
- Köşeye sıkıştırmak.
- Köşe dönmek.
- Ele geçirmek.
- Köşe oluşturmak.
Corners ile ilgili cümleler
English: He is a person who never cuts corners.
Turkish: O,asla işin kolayına kaçmayan bir insandır.
English: Ali is cutting corners.
Turkish: Ali köşeleri kesiyor.
English: A square has four corners.
Turkish: Bir karenin dört köşesi vardır.
English: Ali earned money by playing his guitar on street corners.
Turkish: Ali cadde köşelerinde gitarını çalarak para kazandı.
English: Make solidarity and equal rights the cornerstone of public policy.
Turkish: Dayanışma ve eşit haklar kamu politikasının temel taşını oluşturur
Corners ingilizcede ne demek, Corners nerede nasıl kullanılır?
Corners of crystal : Kristal köşeleri. Bir kristal üstündeki en az üç kenarın kesişmesiyle oluşan köşeler. Kristale ait köşeler.
Four corners of the earth : Pusulanın dört noktası (kuzey, güney, doğu, batı). Dünyanın dört bir yanında. Dünyanın dört yönü. Dünyanın dört bucağına. Tüm dünyada. Dünyanın dört bucağı.
Cut corners : Kestirme yoldan halletmek. Bir işte kestirme yollara başvurmak. Kısa yoldan gitmek. Ucuza halletmek. İşi kısa yoldan çözmek. İşin kolayına kaçmak. Keseden gitmek. Kestirmeden gitmek.
Round corners : Yuvarlak köşeler. Köşeleri yuvarla.
Selected corners : Seçili köşeler.
Corner cut : Köşe kesiği.
Corner block : Köşe bloğu. Köşe takozu.
Corner bumper : Köşeli tampon.
Corner boy : Torbacı. Köşe çocuğu.
Corner clamp : Köşe kıskacı. Marangoz mengenesi.
İngilizce Corners Türkçe anlamı, Corners eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Corners ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Corny : Mısır. Modası geçmiş. Klişe. Tahıl bakımından zengin. Eski. Çok kullanılan. Tahıl. Bayat. Tanecikli. Basmakalıp.
Acquire : Kazanmak. Sahip olmak. Almak. İktisap etmek. Elde etmek. Yakalamak. Sonradan kazanmak. Edinmek.
Cornier : Mısır. Nasırlı. Klişe. Çok kullanılan. Eski. Aptal. Bayat. Tahıl bakımından zengin. Modası geçmiş.
Get there : Belirli bir yere gelmek. Oraya gitmek. Belirli bir düzeye erişmek. Belirli bir yere ulaşmak. Başarılı olmak. Amaca ulaşmak. Başarmak. Belirli bir mevkiye ulaşmak. Amacına ulaşmak.
Corniest : Eski. Tahıl bakımından zengin. Tanecikli. Bayat. Tahıl. Çok kullanılan. Modası geçmiş. Klişe. Aptal.
Country : Memleket. Taşra. Ülke. Köy. Millet. Bölge. Taşraya ait. Ulus. İl. Kır.
Jam in : Takılmak. Sıkıştırmak. Tıkıştırmak. Sıkışıp kalmak. Sıkışmak. Küçücük yere sıkıştırmak.
Claw hold of : Tutmak. Yakalamak.
Stalemated : Çıkmaza sokmak. Pata etmek.
Corners synonyms : push to the wall, drive into a corner, stalemates, get on the gravy train, corner, have somebody over a barrel, outmanoeuvre, outmanoeuvred, outmaneuvers, capture, outmaneuvered, point, conquers, cornering, jams, nip, negotiate a curve, captures, stalemate, confiscates, embrace, assume, acquires, drive somebody into a corner, nipped, jam, bring to bay, outmaneuver, pinch, pinches, canthus, confiscate, nips.
Corners zıt anlamlı kelimeler, Corners kelime anlamı
Good natured : Babacan. Yardımsever. İyi huylu. Yumuşak. Hoşgörülü.
Corners antonyms : unaffectedness.

Bu kısımda Corners kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Corners ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Corners anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Corners ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.