Kıstırmak nedir, Kıstırmak ne demek

  • İki şey arasında bırakarak sıkıştırmak
  • Kaçamayacak bir duruma getirmek.

"Kıstırmak" ile ilgili cümleler

  • "Hırsızı çatı arasına kıstırdılar."
  • "Parmağını kapıya kıstırdı."

Yerel Türkçe anlamı:

Birleştirmek.

Kıstırmak kısaca anlamı, tanımı:

Kıstırma : İçerisine peynir, kıyılmış et vb. konularak sac üzerinde pişirilen börek. Kıstırmak işi. Karnıyarık yemeği.

Kuyruğunu kıstırmak : Birini güç bir duruma düşürmek.

Sıkıştırmak : Zorlamak. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak. Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak. Sarkıntılık etmek. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Getirmek : Sebep olmak, ortaya çıkarmak. Sağlamak. İleri sürmek. Erişmek veya eriştiğini sanmak. İletmek, bildirmek. Gelmesini sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Bir makama atamak veya seçmek.

 

İki : Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı. Birden sonra gelen sayının adı.

Şey : Nesne, madde. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz.

Bir : Bir kez. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Tek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Sadece. Beraber. Sayıların ilki. Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda.

Diğer dillerde Kıstırmak anlamı nedir?

İngilizce'de Kıstırmak ne demek? : v. corner, claw hold of, pinch, shut in, jam in, jam, nip, shut, tuck

Fransızca'da Kıstırmak : (birini) serrer qn de près, acculer, coincer, comprimer

Almanca'da Kıstırmak : quetschen

Rusça'da Kıstırmak : v. прищемлять, защемлять, зажимать, прищемить, защемить, зажать