Fail to satisfy türkçesi Fail to satisfy nedir

  • Beklentileri karşılamamak.
  • Yetersiz kalmak.
  • Bekleneni verememek.
  • Beklentileri karşılayamamak.
  • Başaramamak.
  • Bekleneni vermemek.

Fail to satisfy ingilizcede ne demek, Fail to satisfy nerede nasıl kullanılır?

Fail : Başarısızlıkla sonuçlanmak. Kuvveti kesilmek. Başarısız olmak. Çakmak. Becerememek. Zayıf not. Batmak. Bitmek. Yapmamak. Çaktırmak.

To : -e kadar. E. Ye. -mek -mak (mastar). E doğru. Karşı. -e göre. Arasında. Kala. Göre.

Satisfy : Sevindirmek. Cevap vermek. Yetmek. İnandırmak. Gidermek. Tamamlamak. Hoşnut etmek. Tatmin etmek. İkna etmek. Doyurmak.

Fail to agree : Anlaşamamak.

Fail to attend : Katılamamak.

Fail to show up : Ortaya çıkmakta başarısız olmak. Beklendiği şekilde varamamak veya hazır bulunamamak.

Fail to experience : Tecrübe edememek.

Fail to bring down inflation : Enflasyonu (mallara erişebilmek için gereken para hacminin göreceli olarak ertmesı) indirmekte başarısız olmak.

Fail to notice : Gözden kaçırmak.

Fail to reach : Ulaşamamak.

İngilizce Fail to satisfy Türkçe anlamı, Fail to satisfy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fail to satisfy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Miscarries : Çocuk düşürmek. Yanlış yere götürülmek. Suya düşmek. Düşük yapmak. Başarısız olmak. Ters gitmek. İstenilen sonucu vermemek (plan). Bebek düşürmek.

 

Lose out : Kazanamamak. Kaybolmak. Kaybetmek.

Miscarrying : Suya düşmek. Çocuk düşürmek. Yanlış yere götürülmek. Ters gitmek. Düşük yapmak. Başarısız olmak. Bebek düşürmek. İstenilen sonucu vermemek (plan).

Fall short : Yeterli olmamak. Kısa kalmak. Yetersiz gelmek. Eksik çıkmak. Suya düşmek. Beklenenden daha az olmak. Yetmemek. Beklenen sonucu vermemek. Az gelmek.

Fallen short of : Az gelmek. Yeterli olmamak. Yetişmemek. Yetmemek. Tükenmek. Umduğu gibi çıkmamak. Eksik gelmek. Aşağı kalmak.

Lay an egg : Tiye almak. Şaka yapmak. Yumurta yumurtlamak. Fiyaskoyla sonuçlanmak. Taşak geçmek. Dalga geçmek. Fiyasko vermek. Hatalı bir söz etmek. Fos çıkmak.

Flunks : Sınıfta çakmak. Başarısız olmak. Sınıfta bırakmak. Sınavdan veya dersten çakmak. Sınavda kalmak. Okuldan almak (başarısızlıktan). Çakmak. Korkup vazgeçmek. Sınavdan kalmak.

Flunk : Sınavdan veya dersten çakmak. Sınavdan kalmak. Okuldan almak (başarısızlıktan). Kalmak. Korkup vazgeçmek. Çakmak. Sınavda kalmak. Sınıfta bırakmak. Başarısız olmak.

Miscarried : Yanlış yere götürülmek. İstenilen sonucu vermemek (plan). Başarısız olmak. Çocuk düşürmek. Düşük yapmak. Ters gitmek. Suya düşmek. Bebek düşürmek.

Fall behind : Derslerden geri kalmak. Arkasında kalmak. Yetişememek. Geride kalmak. Gerisinde kalmak. Geriye düşmek. Zamanında bitirememek. Geri kalmak.

Fail to satisfy synonyms : fall short of, flunking, fell short of, miscarry.