Miscarried türkçesi Miscarried nedir

  • Ters gitmek.
  • Başaramamak.
  • Düşük yapmak.
  • Çocuk düşürmek.
  • İstenilen sonucu vermemek (plan).
  • Bebek düşürmek.
  • Başarısız olmak.
  • Suya düşmek.
  • Yanlış yere götürülmek.

Miscarried ingilizcede ne demek, Miscarried nerede nasıl kullanılır?

Miscarries : Başaramamak. Suya düşmek. Düşük yapmak. Ters gitmek. Çocuk düşürmek. Yanlış yere götürülmek. Başarısız olmak. İstenilen sonucu vermemek (plan). Bebek düşürmek.

Miscarriage : Düşük yapma. Suya düşme. İşin ters gitmesi. İşin boşa çıkması. Yanlış yere sevketme. Düşük. Başarısızlık. Yanlışlık. Boşa çıkma. Çocuk düşürme.

Miscarriage of justice : Adli yanlış. Adli hata.

Miscarriages : Düşük yapma. Düşük. İşin boşa çıkması. İşin ters gitmesi. Boşa çıkma. Suya düşme. Çocuk düşürme. Başarısızlık. Yanlış yere sevketme. Yanlışlık.

Had a miscarriage : Zamanından önce doğum yaptı (yaşayacak kadar gelişmiş olmadan). Bebek düşürdü. Düşük yaptı.

Miscarry : Yanlış yere götürülmek. İstenilen sonucu vermemek (plan). Ters gitmek. Düşük yapmak. Başarısız olmak. Suya düşmek. Bebek düşürmek. Çocuk düşürmek. Başaramamak.

Miscarrying : Ters gitmek. Çocuk düşürmek. İstenilen sonucu vermemek (plan). Bebek düşürmek. Düşük yapmak. Suya düşmek. Başaramamak. Başarısız olmak. Yanlış yere götürülmek.

 

İngilizce Miscarried Türkçe anlamı, Miscarried eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Miscarried ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fall short : Erişememek. Beklenenden daha az olmak. Yeterli olmamak. Kısa düşmek. Beklenen sonucu vermemek. Yetersiz kalmak. Kısa kalmak. Eksik gelmek. Az gelmek.

Aborts : Başarısızlıkla sonuçlanmak. Tamamlamadan durdurmak. İptal etmek. Dölütünü düşürtmek. (bilgisayar) prosedürü durdurmak. Bir işi yarım bırakmak. Düşürtmek (dölütü).

Fizzle : Vızlamak. Fışırtı. Bozulmak. Fiyasko. Fos çıkmak. Kötü sonuçlanmak. Başarısızlık. Fışırdamak. Boşa çıkmak.

Abort : İmtina etmek. Ölü çocuk doğurmak. Bitirmeden durdurmak. İptal etmek. Dölütünü düşürtmek. Tamamlamadan durdurmak. Çocuk aldırmak.

Go awry : Aksi gitmek. Yolunda gitmemek. Yolunu şaşırmak.

Fall down : Aşağıya düşmek. Kötü gitmek. Eğilmek. Başarısızlığa uğramak. Geri çevirmek. Reddetmek. Çökmek. Saygıyla eğilmek. Yıkılmak.

Back fire : Aleyhine dönmek. Geri tepme. Ard yakma. Erken ateşleme yapmak (motor). Geri tepmek.

Fall flat : Beklenen sonucu vermemek. Güme gitmek. Umulan rağbeti hiç görmemek. Başarı sağlayamamak. İlgi görmemek. Fos çıkmak.

Flunk : Sınavda kalmak. Okuldan almak (başarısızlıktan). Çakmak. Sınavdan kalmak. Sınavdan veya dersten çakmak. Sınıfta çakmak. Sınıfta bırakmak. Korkup vazgeçmek. Kalmak.

Miscarried synonyms : miscarrying, fallen flat, come to nought, aborting, backfire, draw a blank, miscarry, collapsing, miscarries, flunking, fall through, bite the dust, go wrong, fallen through, come to grief, collapses, lose out, come unstuck, flunks, fell through, come to nothing, falling through, fail to satisfy, drop the ball, have an abortion, fail, backfires, come to naught, collapse, fall by the wayside.