Miscarriage türkçesi Miscarriage nedir

Miscarriage ile ilgili cümleler

English: Miscarriage is a heart-breaking experience.
Turkish: Çocuk düşürme içler acısı bir deneyim.

English: My friend had a miscarriage and I don't know how to comfort her.
Turkish: Arkadaşım düşük yaptı ve onu nasıl teselli edeceğimi bilmiyorum.

English: I had a miscarriage last year.
Turkish: Geçen yıl bir düşük yaptım.

Miscarriage ingilizcede ne demek, Miscarriage nerede nasıl kullanılır?

Miscarriage of justice : Adli yanlış. Adli hata.

Had a miscarriage : Bebek düşürdü. Düşük yaptı. Zamanından önce doğum yaptı (yaşayacak kadar gelişmiş olmadan).

Miscarriages : İşin ters gitmesi. Yanlışlık. Başarısızlık. Düşük. Düşük yapma. Yanlış yere sevketme. Çocuk düşürme. Boşa çıkma. İşin boşa çıkması. Suya düşme.

Miscarried : Ters gitmek. Yanlış yere götürülmek. Başarısız olmak. Bebek düşürmek. İstenilen sonucu vermemek (plan). Suya düşmek. Düşük yapmak. Çocuk düşürmek. Başaramamak.

Miscarries : Ters gitmek. Başarısız olmak. Düşük yapmak. Başaramamak. Yanlış yere götürülmek. Bebek düşürmek. Suya düşmek. İstenilen sonucu vermemek (plan). Çocuk düşürmek.

 

Miscarrying : İstenilen sonucu vermemek (plan). Ters gitmek. Düşük yapmak. Suya düşmek. Başaramamak. Bebek düşürmek. Yanlış yere götürülmek. Başarısız olmak. Çocuk düşürmek.

Miscarry : Yanlış yere götürülmek. Başarısız olmak. Suya düşmek. Düşük yapmak. Başaramamak. Çocuk düşürmek. İstenilen sonucu vermemek (plan). Bebek düşürmek. Ters gitmek.

İngilizce Miscarriage Türkçe anlamı, Miscarriage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Miscarriage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frustrations : Eziklik. Boşuna uğraşma. Hayal kırıklığı. Engellenme. Önleme. Set çekilme. Hüsran. Engelleme. Hayal inkisarı.

Fallings : Düşüş. Düşen. Düşüş (uyuşturucu vb etkisinden). Sukut. Düşme. Alçalan.

Threatened abortion : Düşük tehdidi.

Petering : Tükenme. Eğlenceli.

Fallacy : İlk bakışta inandırıcı görünmekle birlikte geçerlenemeyen ve olgulara uygun düşmeyen sav ya da çıkarım. Yanlış. Yanlış düşünce. Mantıksızlık. Yanlış mantık. Yanılgı. Yanıltmaca. Aldatı. Yanılım. Yanlış inanç.

Bankruptcies : Yenilgi. Mahvolma. İflas. Batış. Batkınlık. İflas etme. Batkı.

Inexactitude : Hatalı olma.

Frustration : Hayal kırıklığı. Düş kırıklığı. Engellenme. Eziklik. Boşuna uğraşma. İşini bozma. Set çekilme. Hayal inkisarı. Hüsran.

Failure : Yokluk. İflas. Bir öğretim yılı süresince başarı gösteremeyen öğrencinin, yönetmelik gereğince bulunduğu sınıfta bir yıl daha okumak zorunda bırakılması. Aksatma. Tükenme. Yapmayış. Sekte. Kusur. Yetmezlik. Yapmama.

 

Inaccuracies : Hatalı oluş. Kusur. Sahih olmama. Yanlış. Kesin olmama. Doğruluktan sapma. Hata. Doğru olmama.

Miscarriage synonyms : partial abortion, imminent abortion, miscarriages, baggy, defection, cropper, baggier, error, fallaciousness, dud, falsities, baggiest, bankruptcy, drooping, declaredly, abortiveness, falling, habitual abortion, inaccuracy, lowed, impropriety, spontaneous abortion, clinker, abortion, lowlier, forestallment, collapse, defections, incomplete abortion, faults, stillbirth, fault, errors.

Miscarriage zıt anlamlı kelimeler, Miscarriage kelime anlamı

Success : Başarım. Sonuç. Muvaffakiyet. Başarılı kimse. Başarı. Başarma. Başarılmış iş. Başarılı olan kimse. Sükse. Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü.

Live birth : Canlı doğum.

Miscarriage ingilizce tanımı, definition of Miscarriage

Miscarriage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Failure to attain a desired result or reach a destination. Unfortunate event or issue of an undertaking.