Fallings türkçesi Fallings nedir

Fallings ingilizcede ne demek, Fallings nerede nasıl kullanılır?

Falling apart : Parçalara bölünmek. Duygusal kendine hakimiyetini kaybetmek. Duygusal bir krizden dolayı acı çekmek. Duygularını kontrol edememek.

Falling asleep : Uykuya dalma. Uyuma.

Falling away : Azalma. Eksilme. Düşme.

Falling dead : Aniden ölmek.

Falling diphthong : İkinci ögesi birinciye göre daha dar ve süreksiz olan ikiz ünlü türü: ai, au, ei, üi gibi: nirey [nirei] gezecan? «nereyi gezeceksin?» vb. dilimizdeki öyle [öile], ayrı [airı], eyri [eiri], gayrı [gairı], tüy [tüi] gibi kelimelerde y ünsüzü ile biten heceler, y’nin yarı ünlü niteliğinde bir ünsüz olmasından dolayı, söyleniş ve boğumlanma özellikleri bakımından birer ikiz ünlü durumundadır. yavru [yauru], avrupa [aurupa] gibi kelimelerdeki v’lerin ses değeri de böyledir. karşıtı yükselen ikiz ünlü’dür. buna bk. Alçalan ikiz ünlü.

Falling into the trap : Birşey için düşme. Yakalanma. Tuzağa düşme. Kandırılmış olma. Aldatılmış olma.

Falling of priority : Yasalarda ve birlik anlaşması'ndaki belirtilen süre içinde, öncelik hakkının kullanılmaması ve böylece hakkın düşmesi. Öncelik hakkının düşmesi.

Falling off : Eksilme. Azalma. Düşme.

 

Falling disease : Bakırın ve sitokrom oksidaz enziminin yetersizliği nedeniyle hücre içi solunumun yapılamamasından kaynaklanan sığırların ani ölüm ve kalp kası nekrozuyla belirgin hastalık. Düşme hastalığı.

Falling down : Atlamadan sonraki denetimli düşüş. Düşüş. Düşme.

İngilizce Fallings Türkçe anlamı, Fallings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fallings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abortions : Akamet. Düşürtme (dölütü). Başarısızlık. Alma (çocuk). Kürtaj. Çocuk düşürme. Alma (dölütü). Bebek aldırma. Düşürme (çocuk).

Baggy : Bol. Şapşal. Torba gibi sarkan. Şişkin. Torba gibi. Gevşek. Asılı. Sarkık. Çuval gibi.

Drop : Çıkagelmek. Dalmak. Kesilmek. Yavrulamak. Tutulmak. Söylemek. Damlamak. Bırakmak (fare). Dirsek çevirmek. Düşmek.

Sagging : Laçka. Fiyatların devamlı düşmesi. Batan. Sarkan. Sarkma. Eğilen. Belverme.

Incumbents : Görevli. Ödevli. Yükümlü. Zorunlu. Üzerine düşen. Mahalle papazı (ingiliz ingilizcesi). Memur. Görevli kimse.

Dwindling : Küçülme. Azalma. Yavaş yavaş kaybolma.

Downfalls : Yıkılma. Boşanma (yağmur). İnkıraz. Yağış. Mahv. Yıkılış. Sağanak. Çöküş.

Eclipses : Tutulma (ay veya güneş). Geçici karanlığa bürünme. Geçici başarısızlık. Gölgede bırakmak. Tutmak. Tutulmak. Tutulmasına neden olmak. Sönmek. Tutulma (güneş).

Declaredly : Kesinlikle. Açıkça. Kendi itirafı ile.

Eclipse : Işığını karartmak. Üstün çıkmak (birinden). Geçici başarısızlık. Tutulmak. Tutulma (ay veya güneş). Örtmek. Gölgede bırakmak. Tutulmasına neden olmak. Tutmak. Gözlemciye göre iki gökcisminden birinin öbürünü örtmesi. ay'ın güneş'i örtmesi (gün tutulması), yer'in ay'ı örtmesi (ay tutulması).

 

Fallings synonyms : degradations, downfall, waning, downward, baggier, dropping, downfalling, material, saggiest, downturn, low, decrease, decliners, saggy, decliner, lowed, drooping, incumbent, climbed down, comedown, degradation, deducting, decline, downtrend, fallen, saggier, the fallen, ebbing, cutback, degressive, descent, abortus, abortion.

Fallings zıt anlamlı kelimeler, Fallings kelime anlamı

Perfection : Kusursuz kişi ya da şey. Bir ölçme aracı ya da bir ölçme sürecinin ölçüm yanılgılarını en aza indirgeme yeteneği. Mükemmelleştirme. Yetkinlik. Ustalık. Kusursuzluk. Tamamlama. Kemal. Mükemmellik. Mükemmeliyet.

Agreeable : Mutabık. Hemfikir. Tatlı. Anlaşmaya hazır. İyi. Hoşa giden. Hazır. Kabul edilebilir. Razı. Hoş.