Drop türkçesi Drop nedir

  • Bırakmak (fare).
  • Alçalmak.
  • Çıkarmak.
  • Düşmek.
  • Bırakmak.
  • Düşüş.
  • Görüşmemek.
  • Düşme.
  • Damlamak.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Dirsek çevirmek.
  • Kesilmek.
  • Atmak.
  • Öldürmek.
  • Kesmek.
  • Damla.
  • Alçaltmak.
  • İlişkisini kesmek.
  • Dalmak.
  • Bitmek.
  • Yavrulamak.
  • Söylemek.
  • Damlatmak.
  • Düşürmek.
  • Tutulmak.
  • Söyleyememek (harf).
  • Çıkagelmek.

Drop ile ilgili cümleler

English: A drop of sweat ran down his neck.
Turkish: Boynundan bir damla ter aktı.

English: A drop of sweat ran down his cheek.
Turkish: Yanağından bir damla ter aktı.

English: A drop of sweat ran down his nose.
Turkish: Burnundan bir damla ter aktı.

English: A drop of sweat ran down her brow.
Turkish: Alnından bir damla ter aktı.

English: A drop of sweat ran down his back.
Turkish: Sırtından bir damla ter aktı.

Drop ingilizcede ne demek, Drop nerede nasıl kullanılır?

Drop a bomb : Bombayı patlatmak.

Drop a bombshell : Bir şeyin üzerine bomba bırakmak. Bomba düşürmek. Bombalamak. Bombayı patlatmak. Büyük rahatsızlık vermek.

Drop a brick : Bombayı patlatmak. Pot kurmak. Çam devirmek. Pot kırmak. Gaf yapmak. Baltayı taşa vurmak.

Drop a clanger : Gaf yapmak. Pot kırmak. Çam devirmek.

Drop a cross : Karşılaşmak. Raslayıvermek.

Drop anchor : Demirlemek. Demir atmak.

Drop a hind : İmada bulunmak.

 

Drop a curtsy : Reverans yapmak.

Drop a letter : Mektup yazmak.

Drop a habit : Alışkanlıktan vazgeçmek.

İngilizce Drop Türkçe anlamı, Drop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjourns : Oturuma son vermek. Dağılmak. Sonraya bırakmak. Ara vermek. Tecil etmek. Tehir etmek. Ertelemek. Sona ermek (toplantı veya oturum). Geçmek (bir yere).

Became : Yaraşmak. Olmak. Uymak yakışmak. Leşmek. Güzel durmak. Haline gelmek. Laşmak.

Be used up : Harcanmak. Tükenmek. Bitkin düşmek.

Declination : Azalma. Sukut. Fiillerde kip, zaman tarz, şahıs, sayı; ad soylu kelimelerde çokluk, iyelik ve adların birbirleriyle ilişkilerini belirleyen durum kavramlarını göstermek için eklerin getirilmesi. bk. ad çekimi ve fiil çekimi. Meyil. Sapma. Açılım. Yatma. Geri çevirme. Reddetme.

Plunge : Batmak. Darmadağın edilmek. Dalış. Daldırmak. Batırmak. Atılmak. Sokmak. Dalma.

Bastardizes : Lekelemek. Saptırmak. Bozmak. Çarpıtmak. Çarpıtmak saptırmak. Gayri meşru olduğunu kanıtlamak. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Kötüleştirmek.

Deteriorates : Fenalaşmak. Kötüye gitmek. Durumu kötüye gitmek. Bozulmak (sağlık veya durum vb). Bozulmak. Gerilemek. Kötüleştirmek. Kötüleşmek. Bozmak.

Cheapened : Değerini kaybetmek. Ucuzlatmak. Ucuzlamak. İtibarını düşürmek. Değer kaybetmek. Değeri düşmek. Değerini düşürmek.

Crashes : Gürültü etmek. Gürlemek. Davetsiz olarak gitmek. Batmak. Gürültüyle düşmek. Gürültüyle çarpmak. Kırılma. Düşmek (kaza sonucu). Kırılmak. Parçalanmak.

Bastardize : Lekelemek. Yozlaşmak. Saptırmak. Kötüleştirmek. Değerini düşürmek. Çarpıtmak saptırmak. Piç etmek. Lekelenmek. Yozlaştırmak.

 

Drop synonyms : plonk down, plump down, shown up, be in a request, dip, distil, debases, accelerator key, alleges, collapses, barged, come in suddenly, blobbed, dribbled, articulates, cast offs, debasing, descent, cashiered, blow away, ruptures, foals, rupture, disaffiliates, ac adapter, allowing, cheapen, dribblets, condescended, come up, conk, fall, cub.

Drop zıt anlamlı kelimeler, Drop kelime anlamı

Rise : Havalanmak. Doğmak. Artış. Görünmek. Artmak. Terfi etmek. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Ayyuka çıkmak. Yukarı kalkmak. Yükseliş.

Ascend : Pesten tize geçmek (müzik terimi). Ziyadeleşmek. Yukarı çıkmak. Yükselmek. Tırmanmak. Ağmak. Artmak. Tahta çıkmak. Çıkmak. Çıkmak (tahta).

Continue : Olagelmek. Devamı gelmek. Sürdürmek. Ertelemek. Uzamak. Sürmek. Devam etmek. Uzatmak. Devam ettirmek. İdame etmek.

Drop ingilizce tanımı, definition of Drop

Drop kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, also, the smallest easily measured portion of a fluid. As, a drop of water. A small quantity. To distill. To fall in drops. To pour in small globules. A minim. A liquid globule. To pour or let fall in drops. The quantity of fluid which falls in one small spherical mass.