Plunge türkçesi Plunge nedir

  • Batırmak.
  • Dalış.
  • Saplamak.
  • Dalmak.
  • Suya daldırmak.
  • Sokmak.
  • Dalma.
  • Büyük oynamak (kumar).
  • Darmadağın edilmek.
  • Suya dalmak.
  • Altüst edilmek.
  • Batmak.
  • Daldırmak.
  • Atılmak.
  • Fırlamak.
  • Düşmek.

Plunge ile ilgili cümleler

English: Do you have a toilet plunger I could borrow?
Turkish: Ödünç alabileceğim bir tuvalet pompan var mı?

English: We will plunge into a worse crisis.
Turkish: Daha kötü bir krizin içine gireceğiz.

English: Ali plunged the hot metal into cold water.
Turkish: Ali sıcak metali soğuk suya daldırdı.

English: Ali plunged into the water and swam to the other side.
Turkish: Ali suya daldı ve diğer tarafa yüzdü.

English: Ali plunged to his death.
Turkish: Ali ölümüne daldı.

Plunge ingilizcede ne demek, Plunge nerede nasıl kullanılır?

Plunge into : Gömülmek. Saplamak. İçine dalıvermek. Daldırmak. Batırmak. Hemen (bir şeyi anlatmaya) başlamak. -e dalmak. -e daldırmak. Sokmak. Dalmak.

Deep plunge of prices : Büyük ölçüde fiyat indirimi. Ani fiyat düşüşü. Büyük fiyat düşüşü.

Decide to take the plunge : Bir şeyi yapmaya karar vermek.

Take the plunge : Düşünüp taşındıktan sonra işe girişmek. Tehlikeyi göze almak. Cesur bir adım atmak. Ya herrü ya merrü deyip yapmak. Riski göze alarak bir işe girişmek. Tereddütü bırakıp işe girişmek. Evlenmek. Riski göze alarak harekete geçmek.

 

Plunged : Batmak. Atılmak. Büyük oynamak (kumar). Altüst edilmek. Batırmak. Darmadağın edilmek. Saplamak. Düşmek. Dalmak. Daldırmak.

Plunder : Yağmalanan mal. Çalınmış eşya. Çapul. Yağma. Çalmak. Mal. Yağma etmek. Yağmacılık. Çupulculuk. Ganimet.

Plunderable : Yağmalanabilir.

Plunger : Fırlatıcı. Hareketli göbek. Spekülatör. Bir kol yerine, genellikle bir buruncukla devindirilen küçük tokaç. Dalıcı piston. Pompa pistonu. Lavabo pompası. Tokaççık. Dalma piston. Kumarbaz.

Pump plunger : Pompa pistonu. Dalma piston.

Plunderage : Yağmalama. Soygunculuk. Yağmacılık.

İngilizce Plunge Türkçe anlamı, Plunge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plunge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bollixed : İçine etmek. Altüst etmek. Yok etmek. Berbat etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Bozmak.

Immerse : Suya batırmak. Gömmek. İçine batırmak.

Dips : Göz atmak. Farları kısmak. Bayrağı yarıya indirmek. Alçalmak. Banmak. Bandırmak. Tarihlendirme formülü.

Break : Tan. (ses) gitmek veya kısılmak. Paydos. Söylemek. Kırılmak. Çözmek. Şafak vakti. Uymamak. Ara vermek. Kırmak.

Crashed : Davetsiz olarak gitmek. Gürültüyle düşmek. Çarpmak. Gürültü etmek. Parçalanmak. Kırılmak. Sabahlamak. İflas etmek.

Collapse : Portatif olmak. Sönmüş, çökmüş. Yıkılmak. Güçten düşme. Başarısız olmak. Bilgisayar, coğrafya, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Katlanmak. Ani düşüş. Suya düşmek. Yıkılış.

Perforate : Delik açmak. İçine işlemek. Bir dizi delik açmak. Delgi. Delikli yapmak. Sıralı delik açmak. İçinden geçmek. Delmek. Delikli. Nüfuz etmek.

 

Barging : Toslamak. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Çarpmak.

Decried : Zemmetmek. Kötülemek. Yermek. Kınamak. Rezil etmek. Azarlamak.

Court : Temel yargılık. Alantopu oyununun oynandığı, boyu 23,77 m. eni tek oyunu için 8,23 m., çift oyunu için 10,97 m. olan dikdörtgen biçimindeki yer. Yaltaklanmak. Yargılık. Teveccühünü kazanmaya çalışmak. Dalkavukluk yapmak. Kur yapmak. Tenis, hukuk alanlarında kullanılır. Alan. Oturum.

Plunge synonyms : penetrate, bollixes, dippings, embrue, caved, sousing, embroils, bankrupted, submerse, douses, sheathe, crumble, dunk, plunges, jabs, bathe, immersing, diving, submerge, absorption, contemplations, conk, dive, jab, souse, plunged, embeds, dove, come off, set about, submersion, start, condescended.

Plunge zıt anlamlı kelimeler, Plunge kelime anlamı

End : Erek. Ölüm. Sona ermek. Kalıntı. Akıbet. Sonuca ulaşmak. Son bulmak. İzmarit. Bitmek. Bitiş çekidi.

Rise : İyileşmek. Kabarmak. Doğma eylemi. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Görünmek. Çıkmak. Artış. Yukarı kalkmak. Açılmak. Ayyuka çıkmak.

Ascend : Tırmanmak. Çıkmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Ağmak. Çıkmak (tahta). Tahta çıkmak. Artmak. Ziyadeleşmek. Yukarı çıkmak. Yükselmek.

Plunge ingilizce tanımı, definition of Plunge

Plunge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to plunge a nation into war. To submerge one`s self. To thrust or cast one`s self into water or other fluid. As, he plunged into the river. Also used figuratively. A dive, leap, rush, or pitch into, or as into, water. To thrust into water, or into any substance that is penetrable. As, to take the water with a plunge. The act of thrusting into or submerging. To dive, or to rush in. To cause to penetrate or enter quickly and forcibly. As, to plunge into debt. To immerse. As, to plunge the body into water. To plunge a dagger into the breast. Also used figuratively. To thrust.