Crashed türkçesi Crashed nedir

Crashed ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary crashed John's party.
Turkish: Ali ve Mary John'un partisine izinsiz girdiler.

English: Ali crashed his brand-new Lexus.
Turkish: Ali gıcır gıcır Lexusunu çarptı.

English: Ali knows who crashed into Mary's car.
Turkish: Ali Mary'nin arabasına kimin çarptığını biliyor.

English: Ali crashed into a tree.
Turkish: Ali bir ağaca çarptı.

English: A plane crashed into a mountain.
Turkish: Bir uçak dağa çarptı.

Crashed ingilizcede ne demek, Crashed nerede nasıl kullanılır?

Crashed disk : Bozuk disk.

Gatecrashed : Biletsiz girmek. Davetiyesiz gitmek. (parti vb'ye) davetsiz gitmek. Davetsiz gitmek.

Crasher : Çarpan kimse veya şey. Acil serviste bayılan kimse (tıbbi terim). İstenmeyen parti misafiri. Düşen kimse veya şey.

Crashers : Acil serviste bayılan kimse (tıbbi terim). İstenmeyen parti misafiri. Çarpan kimse veya şey. Düşen kimse veya şey.

Crashes : Düşmek. Davetsiz olarak gitmek. Gürültüyle düşmek. Kırılmak. Çarpmak. Büyük bir gürültü yapmak. Düşmek (kaza sonucu). İflas bayrağını çekmek. Batmak. İflas etmek.

Gatecrasher : Biletsiz seyirci. Düzenlenen etkinliklere biletsiz giren kimse. Maça davetsiz giren kimse. Davetsiz misafir. Davetsiz giren kişi. Davetsiz gelen misafir.

 

Crash competition : Yapılan yarışmada karşıtından daha üstün sonuçlar alma. Yarışımda üstünlük sağlama.

Crash crew : Kurtarma ekibi.

Crash about : Oraya buraya çarparak ilerlemek.

Gate crasher : Kapıya dayanan. Çağrılmadan gelen. Biletsiz seyirci. Kaçak seyirci.

İngilizce Crashed Türkçe anlamı, Crashed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crashed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break into pieces : Parçalamak. Parçalara ayırmak. Parçalarına ayırmak.

Din : Çınlamak. Kulak tırmalayıcı ses. Şamata. Gürültü. Gürlemek. Tekrar tekrar söylemek. Kafasını şişirmek. Söyleyip durmak. Patırtı.

Be swamped with : Gömülmek. Aşırı miktarda olmak. Başından aşmak. İçinde boğulmak.

Founder : Güme gitmek. Başarısız olmak. Dökümcü. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Saplanıp kalmak. Gemi batmak. Bataklığa saplanmak. Kaynamak. (gemi) batmak.

Biffing : Yumruklamak. Am. Yumruk atmak. Bıff. Darbe. Vurmak. Vajina. Yumruk. Yumruk vurmak.

Condescended : Küçümseme ile davranmak. Tenezzül etmek. Küçümsemek. Lütfetmek. Tenezzül. Sözde alçakgönüllülük göstermek.

Crumble : Parçalamak. Ufalamak. Yıkılmak. Çökmek. Çok küçük parçalara ayırmak. Un ufak olmak. Ekmek vb ufaltmak. Harab olmak. Ufalanmak.

Stay up all night : Sabahı bulmak. Bütün gece ayakta kalmak. Sabahı etmek. Bütün gece uyumamak.

Crumbles : Yıkılmak. Ufalamak. Parçalamak.

Made noise : Gürültü yapmak. Gürültü çıkarmak.

 

Crashed synonyms : clamors, fall, condescend, go bankrupt, be hurt, blow, wake, wakes, clamour, bang into, clangoring, clamouring, be on the wane, be offended, chipped, bashes, bust, barging, lucubrated, condescends, cave, dinned, dinning, collapses, bashed, be ruined, blow in, foundered, bang, crush, smell the lamp, biffs, lucubrating.

Crashed zıt anlamlı kelimeler, Crashed kelime anlamı

Rise : Kalkmak. Ayyuka çıkmak. Yükselmek. Çıkmak. Havalanmak. Artmak. Terfi etmek. Doğma eylemi. Yukarı kalkmak. Doğmak (güneş).

Ascend : Ziyadeleşmek. Çıkmak (tahta). Ağmak. Tırmanmak. Yükselmek. Artmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Çıkmak. Yukarı çıkmak. Tahta çıkmak.

Smooth : Akıcı. Huzur veren. Düzgün. Sakin. Sistirelemek. Tesviye etmek. Yumuşatmak. Yumuşak. Kolay.