Drop a cross türkçesi Drop a cross nedir

Drop a cross ingilizcede ne demek, Drop a cross nerede nasıl kullanılır?

Drop : Düşmek. Söyleyememek (harf). Çıkarmak. Söylemek. Alçaltmak. Görüşmemek. Çıkagelmek. Düşüş. Tutulmak. Düşme.

A : Atom ağırlığı. (herhangi) bir. Amperin simgesi. Miktar belirtir. En yüksek not. Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Pek iyi. La (müzik terimi).

Cross : Çarmıh. Karşıya geçmek. Eski romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put. Haç. Kesiştirmek. Geçirmek. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Öbür tarafına geçmek. Düzenbaz. Hilekar.

Drop a bomb : Bombayı patlatmak.

Drop a bombshell : Bomba düşürmek. Büyük rahatsızlık vermek. Bir şeyin üzerine bomba bırakmak. Bombalamak. Bombayı patlatmak.

Drop a curtsy : Reverans yapmak.

Drop a brick : Gaf yapmak. Baltayı taşa vurmak. Çam devirmek. Pot kırmak. Pot kurmak. Bombayı patlatmak.

Drop a letter : Mektup yazmak.

Drop a few lines : İki satır yazmak.

Drop a line : Birkaç satır yazmak. İki satır karalamak. Pusula göndermek. İki satır yazıvermek. Mektup yazmak. İki satır yazmak.

İngilizce Drop a cross Türkçe anlamı, Drop a cross eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Drop a cross ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come up against : Çatmak. -e karşı çıkmak. İle yüzyüze kalmak. -e çatmak. Karşı karşıya kalmak. İle karşı karşıya kalmak. İle karşılaşmak. Yüzleşmek. Karşı karşıya kalmak (zor sorun).

Alight upon : Çarpmak. Üzerine konmak. Rastlamak.

Confront with : Yüzleştirmek. Karşılaştırmak. -e gidip söylemek. -e gidip anlatmak.

Come up : Mahkemeye çıkmak. Yaklaşmak. Çıkagelmek. Üniversiteye başlamak. Çıkmak. Ortaya çıkmak. Yaygın olmak. Londra'ya gelmek. Ele alınmak. Yükselmek.

Bump into : Tesadüf etmek. Rastlantı sonucu karşılaşmak. Bindirmek. Çarpışmak. Çarpmak. Hızla çarpmak. Rastlamak. Toslamak. Arabayla (ağaca vb) çarpmak.

Crosses : Kesişmek. Çaprazlaştırmak. Çapraz çizgiler çizmek. Haç işareti yapmak. Darılmak. Engellemek. Bozmak. Üst üste atmak. Melezlemek.

Come by : Elde etmek. Ziyaret etmek. Önünden geçmek. Kaza sonucu bulmak. Sahip olmak. Yolu düşmek. Kazanmak. Uğramak. Edinmek.

Chance upon : Tesadüf etmek. Tesadüfen karşılaşmak. Tesadüfen bulmak. Rastgelmek. Şans eseri bulmak. Rastlantı sonucu bulmak. Rastlaşmak. Rastlamak.

Come across : Rastgelmek. İzlenim yaratmak. İyi etki yapmak. Rastlamak. -e rastlamak. İstenileni yapmak. Etkileyici olmak. İzlenim bırakmak. İle karşılaşmak.

Drop a cross synonyms : cross each other, chance on, come across with, discover, come on, come upon.