Come up against türkçesi Come up against nedir

  • İle yüzyüze kalmak.
  • İle karşılaşmak (zorluklar, sıkıntı, vs.).
  • Karşı karşıya kalmak.
  • Karşı karşıya kalmak (zor sorun).
  • -e çatmak.
  • -e karşı çıkmak.
  • Karşılaşmak.
  • İle karşı karşıya kalmak.
  • Çatmak.
  • İle karşılaşmak.
  • Yüzleşmek.

Come up against ingilizcede ne demek, Come up against nerede nasıl kullanılır?

Against : Dayalı. Aykırı. Aleyhinde. Mukabilinde. Kontra. Karşısında. Ters olarak. -e karşı. -e değecek şekilde. Karşı.

Come up : Çıkagelmek. Tutulmak. Karşılaşmak. Yaklaşmak. Yükselmek. Çıkmak. Sokulmak. Yükselmek (güneş). Londra'ya gelmek. Gündeme gelmek.

Come up in the world : Terfi etmek. Daha yüksek bir yaşam seviyesine ulaşmak. Birinin para ve prestiji artmak. Yükselmek. Yaşam standardını yükseltmek.

Come up smiling : Zor bir durumdan kurtulmak. Yenilgi karşısında yıkılmamak. Yenilgi karşısında soğukkanlılığını yitirmemek. Yenilgiyi gülerek karşılamak. Yüzünün akıyla çıkmak.

Come up to : Yanına yaklaşmak. Gelmek. Eşit olmak. Ulaşmak. Denk gelmek. Tutturmak (belirli bir seviyeyi). Eşit çıkmak. Eşitlenmek. Yanına sokulmak. Belirli bir hizaya kadar gelmek.

Be up against the wall : Ümitsiz olmak. Çok zor bir durumda kalmak. Çaresiz olmak. Çok zor bir durumda olmak. Çaresiz kalmak.

Come uppance : Hak edilmiş ceza.

 

Come up with : İleri sürmek. Ulaşmak. Öne sürmek. Yetişmek. Bulmak (fikir vb). Önermek. Ortaya atmak. Bulmak. Düşünmek. Etkilenmek.

Come upon : Üstüne gelmek. Hücum etmek. Gafil avlamak. Rast gelmek. Saldırmak. Basmak. Karşılaşmak. Rastlamak.

Up against the wall : Son nefesine kadar. Kanının son damlasına kadar. Var gücüyle. Sonuna kadar.

İngilizce Come up against Türkçe anlamı, Come up against eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come up against ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Encounter : Karşılamak. Rastlaşmak. Rastlama. Rastlamak. Karşı karşıya gelmek (bir tehlike veya zorlukla). Yüzyüze gelmek. Çarpışmak. Karşılaşma. Yüz yüze gelmek.

Knits : Örmek. Birleşmek. Örgü. Kaynaşmak. Düğümle birleştirmek. Düğümle bağlamak. Çatmak (kaşları). Örgü örmek. Dokumak.

Be faced with : Karşısında olmak. Yüz yüze gelmek. Karşı çıkmak.

Come on : Rastlamak. Üstüne gelmek. Sahneye çıkmak. Gafil avlamak. Görünmek. Basmak. Çıkmak. Başlamak. Saldırmak.

Come upon : Saldırmak. Rastlamak. Gafil avlamak. Üstüne gelmek. Rast gelmek. Basmak. Hücum etmek.

Lash into : Saldırmak.

Jump at : Hemen kabul etmek. Atlamak. Dünden razı olmak. Düşünmeden kabul etmek. Balıklama atlamak. Fırsattan hemen faydalanmaya bakmak. Üzerine atlamak. Can atmak.

Faces : Bakmak. Karşı koymak. Kaplama yapmak. Göğüs germek. Yönelmek. Karşı olmak. Karşı karşıya gelmek. Dönmek. Yüz yüze gelmek.

Crosses : Üst üste atmak. Çapraz çizgiler çizmek. Geçmek. Darılmak. Engellemek. Bozmak. Kesişmek. Haç işareti yapmak. Melezlemek.

Be up against : Mücadele etmek.

 

Come up against synonyms : fall foul of, lay into, expose oneself, bump into, come across with, face, attacks, be confronted with, chance on, run against, lam into, drop a cross, impinge on, come by, discover, cross each other, stumble across, alight upon, lash oneself into a fury, rub elbows with, knit, confront with, chance upon, attack, run across, jump on, attacked, meet with, come up, come across, face with, lace into.