Encounter türkçesi Encounter nedir
- Karşı karşıya gelmek (bir tehlike veya zorlukla).
- [#karşılaşma Karşılaşmak].
- Rastlamak.
- Rastlaşmak.
- Karşılamak.
- Çarpışmak.
- Rastlama.
- Karşılaşma.
- Yüzyüze gelmek.
- Yüz yüze gelmek.
- Karşı karşıya kalmak.
Encounter ile ilgili cümleler
English: My impression of this government is that they need a more forceful economic policy, otherwise they'll encounter large problems in the future.
Turkish: Benim bu hükümet hakkındaki izlenimim onların daha güçlü bir ekonomik politikaya ihtiyaçları olduğu, aksi takdirde gelecekte büyük sorunlarla karşılaşacaklarıdır.
English: From personal experience, I know that any encounter with him will leave a bad taste in your mouth.
Turkish: Kişisel deneyimlerimden, onunla tartışmanın ağzında kötü bir tat bırakacağını biliyorum.
English: Giotto made a close encounter with Comet Grigg-Skjellerup on July 10, 1992.
Turkish: Giotto 10 Temmuz, 1992'de Kuyruklu yıldız Grigg-Skjellerup'la yakın bir karşılaşma yaptı.
English: Insurance makes us remember that the world we live in isn't completely safe; we might fall ill, face danger or encounter the unexpected.
Turkish: Sigorta bize içinde yaşadığımız dünyanın tamamen güvenli olmadığını hatırlatıyor; biz hastalanabiliriz ya da beklenmedik şeylerle karşılaşabiliriz.
English: Did you encounter any problems?
Turkish: Herhangi bir sorunla karşılaştın mı?
Encounter ingilizcede ne demek, Encounter nerede nasıl kullanılır?
Encounter battle : Karşılaşma muharebesi. Düşman ile beklenmedik bir şekilde karşı karşıya gelinmesinin bir sonucu olarak gerçekleşen çarpışma (genellikle düşman tarafından planlanmıştır).
Encounter group : Çoğunlukla katılımcıların bastırılmamış duygusal yüzleşmeleri aracılığıyla kişiler arası duygusal ifade ve iletişim geliştirmek ve incelemek için çalışan yapılanmamış terapatik grup. Karşılaşım grubu.
Encounter groups : Çoğunlukla katılımcıların bastırılmamış duygusal yüzleşmeleri aracılığıyla kişiler arası duygusal ifade ve iletişim geliştirmek ve incelemek için çalışan yapılanmamış terapatik grup. Karşılaşım grubu. Kişiler arası ilişki ve etkileşim süreçlerini açığa çıkarmak amacıyla bir araya getirilen ve çeşitli oturumlar boyunca aralarında özgürce görüşüp çözümlemeler yapan bireylerden oluşmuş gözlemsel küme. Oturum kümeleri.
Accidental encounter : Planlamış olmayan karşılaşma. Şans eseri görüşme. Tesadüfen karşılaşma.
Encountered : Kötü bir şeyle karşılaşmış. Rastlamak. Yüz yüze gelmek. Karşılaşılan. Karşılaşmış. Tesadüf etmiş. Karşılaşmak. Rastgelmiş. Mücadele vermiş. Münakaşa etmiş.
Encounters : Karşılaşmak. Yüz yüze gelmek. Çarpışmak. Rastlamak.
Rencounter : Rastlama. Tartışma. Çarpışma. Müsabaka. Düello.
Encounterers : Muhasım. Karşıki. Karşı. Zıt. Beklenmedik bir şekilde başka bir kimseyle karşılaşan kimse. Düşman. Karşılaşan. Karşı çıkan. Karşıt. Muhalif kimse.
Rencounters : Çarpışma. Rastlama. Düello. Müsabaka. Tartışma.
Encountering : Çarpışmak. Karşılaşmak. Rastlamak. Yüz yüze gelmek. Karşılaşma.
İngilizce Encounter Türkçe anlamı, Encounter eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Encounter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Showdown : Rest çekme. Bir kavganın galibini belirleyecek olay. Birlik teçhizat denetlemesi noksan raporu. Açık oynama. Hesaplaşma. Güç gösterisi. Kağıtlarını açma. Anlaşmazlığı çözme. Müsabaka. Restleşme.
Alight : Ateş içinde yanan. İnmek. Alev almış. Aydınlanmış. Işıkları yanmış. Işıl ışıl. Şans eseri bulmak. Tutuşmuş. Konmak.
Bumped : Bindirmek. Toslamak. Çarpmak.
Foregather : Bir araya gelmek. Toplantı yapmak. Beraber bir araya toplanmak. Toplanmak.
Game : Kumar oynamak. Av eti. Oyun. Şikar. Cesur. Sakat. Maç. Aksak.
Coincided : Örtüşmek. Aynı ana denk gelmek. Denk gelmek. Uymak. Kesişmek. Çakışmak. Çatışmak. Bir olmak. Tutarlı olmak.
Clashing : Uymamak. Çatışmak. Çarpmak. Çatırdamak. Bindirmek. Gümbürdemek. Gitmemek. Anlaşamamak. Uyuşmamak.
Meet up : Burun buruna gelmek. Tesadüfen karşılaşmak. Toplanmak. Buluşmak. Bir araya gelmek.
Face off : Yüz yüze. Doğrudan karşılaşma. Yüzleşme. Çarpışma. Buz hokeyinde hakem topu iki rakip takım oyuncusu arasında yere bıraktığında oyunun başlaması.
Come up : Ortaya çıkmak. Ele alınmak. Çıkagelmek. Çıkmak. Mahkemeye çıkmak. Üniversiteye başlamak. Yükselmek. Yükselmek (güneş). Sokulmak.
Encounter synonyms : face up to, chance, cross each other, run across, meet by chance, fall in with, coinciding, come by, coincides, encountered, encountering, gamest, battled, bump, find, cannon, counterbalancing, blunder on, alighted, meet, run into, come upon, confrontation, clashes, meets, alights, counter, coincide, counterbalance, meeting, bumps, counterbalances, battle.
Encounter zıt anlamlı kelimeler, Encounter kelime anlamı
Agreement : Akit. Sözleşme. Razı olma. Anlaşma. Antlaşma. Uygunluk. Gramer, iktisat, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı kişinin yanıtları arasındaki benzeşme ya da uygunluk. İtilafname. Düşünce ve amaç bakımından birleşip uyuşma. krş. sözleşme.
Encounter ingilizce tanımı, definition of Encounter
Encounter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To fight. To have a meeting. To oppose. To meet face to face. To encounter obstacles or difficulties, to encounter strong evidence of a truth. To engage in conflict with. To meet. As, to encounter a friend in traveling. To confront, either by chance, suddenly, or deliberately. To struggle with. A sudden or incidental meeting. As, three armies encountered at Waterloo. To meet, esp. as enemies. Two armies encounter each other. To engage in combat. A meeting face to face. To come against face to face. An interview. Especially, to meet in opposition or with hostile intent. A running against.

Bu kısımda Encounter kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Encounter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Encounter anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Encounter ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.