Encountered türkçesi Encountered nedir

  • Rastgelmiş.
  • Karşılamış.
  • Yüz yüze gelmek.
  • Münakaşa etmiş.
  • Tesadüf etmiş.
  • Karşılaşmış.
  • Rastlamak.
  • Dövüşe tutuşmuş.
  • Karşılaşılan.
  • Çarpışmak.
  • Kötü bir şeyle karşılaşmış.
  • Karşılaşmak.
  • Mücadele vermiş.
  • Karşı karşıya gelmiş.

Encountered ile ilgili cümleler

English: Never in his life had he encountered such a dilemma.
Turkish: Hayatında hiç böyle bir ikilem ile karşılaşmamıştı.

English: He encountered unexpected obstacles.
Turkish: O beklenmedik engellerle karşılaştı.

English: He encountered a friend on the road.
Turkish: Yolda bir arkadaşıyla karşılaştı.

English: In the sixteenth century Turkish and Spanish pirates often encountered in Mediterranean Sea.
Turkish: 16. yüzyılda Akdeniz'de Türk ve İspanyol korsanlar birbirleriyle sık sık mücadele ettiler

English: Ali claims to have encountered supernatural creatures in that wood.
Turkish: Ali o ormanda doğaüstü yaratıklarla karşılaştığını iddia ediyor.

Encountered ingilizcede ne demek, Encountered nerede nasıl kullanılır?

Encounterer : Karşı karşıya gelen. Karşılaşan. Hasım. Beklenmedik bir şekilde başka bir kimseyle karşılaşan kimse. Muhasım. Karşı çıkan. Muhalif kimse. Karşıki. Düşman. Karşı.

Encounterers : Karşıt. Düşman. Karşı karşıya gelen. Karşıki. Muhalif kimse. Zıt. Hasım. Karşı çıkan. Muhasım. Beklenmedik bir şekilde başka bir kimseyle karşılaşan kimse.

 

Encounter battle : Karşılaşma muharebesi. Düşman ile beklenmedik bir şekilde karşı karşıya gelinmesinin bir sonucu olarak gerçekleşen çarpışma (genellikle düşman tarafından planlanmıştır).

Encounter group : Çoğunlukla katılımcıların bastırılmamış duygusal yüzleşmeleri aracılığıyla kişiler arası duygusal ifade ve iletişim geliştirmek ve incelemek için çalışan yapılanmamış terapatik grup. Karşılaşım grubu.

Encounter groups : Oturum kümeleri. Çoğunlukla katılımcıların bastırılmamış duygusal yüzleşmeleri aracılığıyla kişiler arası duygusal ifade ve iletişim geliştirmek ve incelemek için çalışan yapılanmamış terapatik grup. Karşılaşım grubu. Kişiler arası ilişki ve etkileşim süreçlerini açığa çıkarmak amacıyla bir araya getirilen ve çeşitli oturumlar boyunca aralarında özgürce görüşüp çözümlemeler yapan bireylerden oluşmuş gözlemsel küme.

Rencounters : Düello. Müsabaka. Çarpışma. Rastlama. Tartışma.

Encounters : Çarpışmak. Karşılaşmak. Yüz yüze gelmek. Rastlamak.

Encountering : Yüz yüze gelmek. Rastlamak. Karşılaşmak. Karşılaşma. Çarpışmak.

Accidental encounter : Tesadüfen karşılaşma. Şans eseri görüşme. Planlamış olmayan karşılaşma.

Encounter : Rastlamak. Karşı karşıya kalmak. Rastlaşmak. Yüz yüze gelmek. Karşılaşma. Çarpışmak. Karşılaşmak. Karşılamak. Karşı karşıya gelmek (bir tehlike veya zorlukla). Yüzyüze gelmek.

İngilizce Encountered Türkçe anlamı, Encountered eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Encountered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Encounter : Karşılamak. Karşı karşıya gelmek (bir tehlike veya zorlukla). Karşı karşıya kalmak. Karşılaşma. Rastlama. Rastlaşmak.

Face it out : Sonuna kadar götürmek. Karşı karşıya gelmek. Sonuna kadar direnmek. Cesaretle karşılamak. Üzerine gitmek.

Gather : Büzmek. Tutmak. Devşirmek. Seçmek. İrin toplamak. Kendini toplamak. Büzmek (dikiş). Toplamak. Toparlanmak. Dermek.

Crosses : Bozmak. Darılmak. Engellemek. Geçmek. Çaprazlaştırmak. Üst üste atmak. Kesişmek. Çapraz çizgiler çizmek. Haç işareti yapmak.

Alight upon : Üzerine konmak. Çarpmak.

Come up against : -e karşı çıkmak. Çatmak. Yüzleşmek. Karşı karşıya kalmak (zor sorun). İle karşı karşıya kalmak. İle karşılaşmak. Karşı karşıya kalmak. -e çatmak. İle karşılaşmak (zorluklar, sıkıntı, vs.).

See : Piskoposluk. Gereğini yapmak. Papalık. Dikkat etmek. Farketmek. Görüşmek. Farkına varmak. Yerinde görüm. Bakmak. Geçirmek.

Face off : Doğrudan karşılaşma. Yüz yüze. Çarpışma. Yüzleşme. Buz hokeyinde hakem topu iki rakip takım oyuncusu arasında yere bıraktığında oyunun başlaması.

Encountered synonyms : cross each other, encounters, confront, bump, cannoning, foregather, run into, coinciding, run across, confront with, mets, find, battling, bumping, come up, cannoned, come by, battled, drop a cross, come on, bump into, faces, alit, chance on, bumps, bumped, clash, chance, face up to, be faced with, cannons, met, alight on.

Encountered zıt anlamlı kelimeler, Encountered kelime anlamı

Agreement : Uzlaşma. Anlaşma. Mutabakat. Kontrat. Uyuşma. İtilafname. Mukavele. Sözleşme. Uygun bulma. Akit.