Agreement türkçesi Agreement nedir

  • Kontrat.
  • Uygunluk.
  • Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama. uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma.
  • Pakt.
  • Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb.
  • İtilafname.
  • Kabul etme.
  • Anlaşma.
  • Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı kişinin yanıtları arasındaki benzeşme ya da uygunluk.
  • Uyma.
  • Mutabakat.
  • Muvafakat.
  • Akit.
  • Gramer, iktisat, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.
  • Aynı fikirde olma.
  • Antlaşma.
  • Sözleşme.
  • İtilaf.
  • Uyuşma.
  • İttifak.
  • Razı olma.
  • Mukavele.
  • Düşünce ve amaç bakımından birleşip uyuşma. krş. sözleşme.
  • Uzlaşma.
  • Bir ölçer ya da ölçekle tutumları ölçülen kişilerin, herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimseyerek onaylamaları durumu, bk. uyuşma.
  • Uygun bulma.

Agreement ile ilgili cümleler

 

English: Did Jale have to sign this agreement with Tom.
Turkish: Jale'nin Tom'la bu anlaşmayı imzalaması şart mıydı?

English: An agreement between European countries is needed.
Turkish: Avrupa ülkeleri arasında bir anlaşma gerekli.

English: A tenancy agreement is a legally binding document between a landlord and their tenant.
Turkish: Bir kira sözleşmesi, ev sahibi ve kiracıları arasında yasal olarak bağlayıcı bir belgedir.

English: Ali announced the agreement Monday.
Turkish: Ali bugün anlaşmayı duyurdu.

English: Are you in agreement with the new law?
Turkish: Yeni yasayı onaylıyor musunuz?

Agreement ingilizcede ne demek, Agreement nerede nasıl kullanılır?

Agreement memorandum : Anlaşma tutanağı. Tüm taraflar tarafından imzalanmış olan resmi olmayan anlaşma kaydı.

Agreement of commercial mortgage : Tecimsel tutu sözleşmesi. Tecimsel işletmenin yazılı bulunduğu kütük çevresindeki noterce, iki tarafın isteğine göre tecimsel işletme tutusu için düzenlenen sözleşme.

Agreement on european monetary union : Avrupa para birliği anlaşması.

Agreement on subsidies and countervailing measures : Sübvansiyon ve sübvansiyonlara karşılık uygulanabilecek telafi edici önlemlere ilişkin bir dünya ticaret örgütü düzenlemesi. Sübvansiyonlar kodu.

An agreement was signed : Tüm taraflar anlaşmaya vardı ve bu hususta sözleşmeyi imzaladı. Anlaşma imzalandı.

In agreement with : Mutabık. İle uygun.

General agreement to borrow : Genel borçlanma andlaşması. Uluslararası mali sistemin işleyişini engelleyecek krizleri önlemek amacıyla finansman gereksinimi olan ülkelere ek kaynak sağlanması için abd, ingiltere, almanya, fransa, belçika, hollanda, italya, isveç, kanada ve japonya'nın ımf’ye kredi açmasını öngören 1962 yılında yürürlüğe giren özel düzenleme. Genel borçlanma anlaşması.

 

Acquisition agreement : Şirket satın alma anlaşması.

European agreement on culture : Avrupa kültür anlaşması.

Across the board agreement : Toplu sözleşme.

İngilizce Agreement Türkçe anlamı, Agreement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agreement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Engagement : Görev. Yükümlülük. Nişanlanma. Söz. Uğraş. Katılım. Sorumluluk. Randevu. Birbirine geçme. Çarpışma.

Federations : Federasyon. Federe devlet.

Consonance : Ahenk. Uyum. Senkron olma. Sonünsüz benzerliği. Ses uyumu.

Statement : Kamu yönetim ve kuruluşları yükümlüler ya da yükümlülerle işlemlerde bulunan öteki gerçek ve tüzel kişilerin maliye bakanlığı ya da vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara vergilerine ilişkin isteyecekleri bilgileri vermeleri. Söylem. Beyanat. Yapılacak işlemin özelliğine uygun bir düzende adı, soyadı, para ya da sayışımları kapsayan ayrıntılı kağıt. Ayrıntılı çizelge. Açıklama. Beyan. Bilanço. Hesap. Önerme.

Oral contract : Sözlü kontrat. Şifahi akit. Şifahi sözleşme. Sözlü anlaşma.

Conformance : Uygunluk kontrolü. Uyum sağlama.

Condition : Şartına bağlamak. Kayıt. Bütünleme. Hayvanların bakım ve beslenmelerine göre gösterdikleri zayıflık veya topluluk durumu. Mevki. Form. Düzenlemek. Vaziyet. Durum. Kondisyon.

Leagues : Fersah. Birlik. Lig. Dernek. Küme. İşbirliği.

Approbation : Onay. Resmi izin. Takdir. Tasvip. Övgü. Onama. Beğenme. Tasdik. Onaylama.

Concurrences : Rastlantı. Elbirliği. Aynı zamana rastlama. Kesişme noktası. Uygun görme. Kesişim. Zamanlaması rastlama. Aynı olma (fikir). Fikir birliği. Söz birliği.

Agreement synonyms : suicide pact, gentlemen's agreement, severance agreement, fair trade agreement, adequateness, acceptability, consociation, acceptances, congruities, compliancy, treaties, indentures, concurrence, axises, accepting, consensuses, consentaneity, countenance, agreeing, concordat, adherence, understanding, accord, convention, abidance, benumbedness, acceptant, deeding, agreeability, compliancies, adoptions, compact, reservation.

Agreement zıt anlamlı kelimeler, Agreement kelime anlamı

Incompatibility : Anlaşmazlık. Uyumsuzluk. Tutum, görüş ve kanıların birbirine aykırı düşmesi ya da yaygın kalıplarla bağdaşmazlığı. İmtizaçsızlık. Bağdaşmazlık. Uyuşmazlık. Bir ilacın diğeriyle dış ortamda veya vücuda alındıktan sonra etkileşmesi sonucunda etkisinin azalması veya tamamen kaybolması durumu. Geçimsizlik. Uzlaşmazlık.

Disagreement : Ayrılık. İhtilaf. Anlaşmazlık. Uygun bulmama. Bir ölçer ya da ölçekle, tutumları ölçülen kişilerin herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimsemeyerek yadsımaları durumu, bk. uyuşmama. Münazaa. Çatışma. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı bireyin yanıtları arasındaki benzemezlik ya da terslik. Tartışma. Bozuşma.

Agreement ingilizce tanımı, definition of Agreement

Agreement kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Concord. Concurrence. Harmony of opinion, statement, action, or character. State of agreeing. As, a good agreement subsists among the members of the council. Conformity.