Condition türkçesi Condition nedir

  • Form.
  • İyi bir hale getirmek.
  • Düzenlemek.
  • Toplumsal durum.
  • Şarta bağlamak.
  • Bütünleme.
  • Vaziyet.
  • Şart.
  • Alem.
  • Şartına bağlamak.
  • Kayıt.
  • Şartlandırmak.
  • Konum.
  • Durum.
  • Koşullandırmak.
  • Koşul.
  • İkmal.
  • Alıştırmak.
  • Gerekli ya da zorunlu olan şey.
  • Bir nesne ya da olayın içinde oluştuğu, bu oluşumu etkileyen (örneğin kolaylaştıran, güçleştiren, özelliklerini değiştiren) çevresel durum ve öğeler.
  • Hayvanların bakım ve beslenmelerine göre gösterdikleri zayıflık veya topluluk durumu.
  • Bilgisayar, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Hal.
  • Kondisyon.
  • Genel sağlık durumu.
  • Koşullamak.
  • Mevki.
  • İyi bir kondisyona getirmek (oyuncuyu).
  • Medeni durum.

Condition ile ilgili cümleler

English: Health is a necessary condition for happiness.
Turkish: Sağlık mutluluk için gerekli bir koşuldur.

English: According to Tom's doctors, his condition is incurable.
Turkish: Tom'un doktorlarına göre onun durumu düzelmez.

English: Her condition got worse last night.
Turkish: Durumu dün gece daha kötüleşti.

English: Health is an important condition of success.
Turkish: Sağlık başarı için önemli bir koşuldur.

English: Foreign accent syndrome is an as-yet unexplained medical condition where the patient can no longer pronounce his mother tongue correctly and seems to have a foreign accent.
Turkish: Yabancı aksan sendromu henüz açıklanamayan, hastanın anadilini daha fazla düzgün şekilde telaffuz edemeyip yabancı bir aksanla konuşmaya başlamasıyla vuku bulan tıbbi bir durumdur.

 

Condition ingilizcede ne demek, Condition nerede nasıl kullanılır?

Condition examination : İkmal sınavı. Bütünleme sınavı.

Condition monitoring : Durum izleme. Titreşim gözleme. Durum gözleme.

Condition number : Koşul sayısı.

Condition of contrast : Koşutluk. Eksiltmeye katılma koşulları, yapılacak işleme ilişkin özel koşulları kapsayan tasarı.

Condition of equilibrium : Denge şartı. Denge hali.

Condition precedent : Taliki şart. Takaddüm eden şart.

Body condition score : Bir ineğin veya koyunun vücudunda yağın deri altında, kas aralarında ve iç organların çevresinde oluşturduğu dağılımın göstergesi olan ve hayvanlara uygulanan beslenme programının etkinliğinin belirlenmesinde kritik öneme sahip 0 ’dan (çok zayıf) 5’e (çok şişman) kadar numaralarla ifade edilen bir ölçü. Vücut kondisyon puanlaması. Vücut kondüsyon skoru.

Initial condition bias : Başlangıç koşulu yanlılığı.

Initial condition hypotheses : Başlangıç koşulu önsavı.

On condition that : Dahil olmak üzere. Şartıyla. Şartı ile. Eğer. Karşılığında. Koşullu olarak. Kaydıyla. Koşuluyla.

İngilizce Condition Türkçe anlamı, Condition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Condition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vacuolization : Kofullaşma. Vakuollaşma. Vakuolizasyon.

Stances : Duruş (biçimi). Görüş. Bakış açısı. Duruş. Tutum. Bazı oyunlarda vücudun duruşu.

 

Look in : Kazanma şansı. Arama yeri. Uğrama. Kısa bakış. Bak. Bakılacak yer. Arama konumu.

Perfection : Kusursuzluk. Mükemmellik. Yetkinlik. Eşsiz örnek. Kusursuz kişi ya da şey. Tamamlama. Kemal. Ustalık. Bir ölçme aracı ya da bir ölçme sürecinin ölçüm yanılgılarını en aza indirgeme yeteneği.

Demeanor : Tavır. Davranış biçimi. Hareket. Davranış. Tutum.

Depilation : Kıl alma. Epilasyon. Tüyleri dökme. Depilaj. Depilasyon. Tüyleri giderme. Kıl giderici şey. Kılları temizleme. Tüy alma.

Urbanization : Kentselleşme. Nazikleşme. Köyden kente göçle birlikte kentsel nüfusta yaşanan önemli artış. krş. kırsallaşma. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Şehirleşme. Şehirleştirme. Kentli nüfusun payının artması. Tarım dışı etkinliklerin, özellikle işleyimin gelişmesi sonucu nüfusun kentlerde toplanması ve kentsel alanların genişlemesi süreci. Kentleşme. İşleyimleşmeye ve ekonomik gelişmeye koşut olarak kent sayısının artması ve kentlerin büyümesi sonucunu doğuran, toplumda artan oranda örgütleşmeye, uzmanlaşmaya ve insanlararası ilişkilerde kentlere özgü değişikliklere yol açan nüfus birikimi süreci.

Carousal : Eğlenti. Curcuna. İçki alemi. Cümbüş.

Laxness : İhmalkarlık. İhmalcilik. Belirsizlik. Umursamazlık. Gevşeklik.

Carousals : Curcuna. İçki alemi. Eğlenti. Cümbüş.

Condition synonyms : xerotes, psychological condition, noise conditions, psychological state, array, physiological condition, hyalinization, vacuolisation, physiological state, scandalisation, hyalinisation, environmental condition, susceptibleness, astigmia, ski conditions, eye condition, stipulates, danger, geographical location, boundary condition, reinforcement, despair, premise, disposition, make up examination, necessarily, mechanization, ascendance, sanitary condition, binge, compose, waterlessness, mutism.

Condition zıt anlamlı kelimeler, Condition kelime anlamı

Danger : Tehlikeli. Tehlike. Risk. Tehdit. Korku. Varta. Çekince.

Unsoundness : Hasta olma. Bozukluk. Çürüklük. Güvenilmezlik. Geçersizlik. Sıhhatsizlik. Sağlıksızlık. Sakatlık.

Wetness : Rutubet. Islaklık hissi. Nem. Islaklık. Yaşlık.

Condition antonyms : purity, fullness, emptiness, dryness, decline, impurity, comfort, improvement, safety, unsusceptibility, soundness, orderliness, astigmatism, discomfort, innocence, disorderliness, susceptibility, abnormality, stigmatism, tonicity, guilt, disorder, order, worsen.

Condition ingilizce tanımı, definition of Condition

Condition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To burden or qualify by a condition. To impose or be imposed as the condition of. Position, estate. To stipulate. State or situation with regard to external circumstances or influences, or to physical or mental integrity, health, strength, etc. To make terms. Predicament. Rank. Mode or state of being. To invest with, or limit by, conditions.