Oral contract türkçesi Oral contract nedir
- Şifahi sözleşme.
- Sözlü anlaşma.
- Şifahi akit.
- Sözlü kontrat.
- Sözleşme.
Oral contract ingilizcede ne demek, Oral contract nerede nasıl kullanılır?
Oral : Sözlü, ağızdan söylenen. ağza ait olan. ağızdan alınan. ağızla ilgili. Ağızla ilgili. Sözlü boşinanç. Şifahi. Sözlü. Ağızdan. Ağızdan alınan (ilaç). Ağız. Ağız, ağızla ilgili. Ağız ile ilgili; ağızla aynı tarafta.
Contract : Daraltmak. Buruşturmak. Mukavele. Yanların ilintisiz isteklerini açığa vurarak anlaşmaları. kişilerin, yandaş olarak bir hakkı değiştirmek, ortaya çıkarmak ya da düşürmek amacıyla yasalar çerçevesinde iç güdülerine dayanarak imzaları altında yaptıkları karşılıklı ve yazılı bildirim. Bir oyuncunun tiyatro yönetimiyle yaptığı yazılı anlaşma. Anlaşma yapmak. Sözlü veya yazılı olarak yapılan icap ve kabul irade bildirimlerinin birbirlerine uygun bir biçimde birleştirilmesiyle hazırlanan ve taraflarca imzalanan belge. Daralmak. Kontrat. Sözleşme yapmak.
Oral anticoagulans : Oral antikoagülanlar. Karaciğerde yapılan pıhtılaşma faktörlerinin üretimini bozarak dolaylı yoldan pıhtılaşma engelleyici etkiye neden olan ve ağız yoluyla kullanılan ilaçlar.
Oral cavity : Ağıziçi boşluğu. Oral boşluk. Ağız içindeki boşluk. Ağız boşluğu.
Oral contraceptive : Oral kontraseptif. Doğum kontrol hapı. Gebe kalmayı önlemek için ağızdan alınarak kullanılan ilaç.
Oral custom : Sözlü görenek. Konuşma yoluyla çağdan çağa, kuşaktan kuşağa aktarılan görenek, bk. görenek, krş. sözlü gelenek, sözlü boşinanç.
İngilizce Oral contract Türkçe anlamı, Oral contract eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Oral contract ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Assumpsit : Bir vaat üzerine yapılan sözlü sözleşme. Sözlü anlaşmanın ihlali durumunda zarar ziyan davası (hukuk terimi). Sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle açılan zarar ziyan davası.
Parol contract : Sözlü antlaşma. Sözlü akit.
Contracting : Sözleşme yapan. Daralma. Sözleşme imzalayan. Akteden. Yakalanmak (hastalığa, vs.). Akdeden. Büzen. Anlaşma imzalama. Çekme.
Arrangement : Uzlaşma. Düzenleyiş. Aranjman (çiçek için). Plan. Kombinezon. Anlaşma. Nesneleri birbirine uyarlayarak oluşturulan düzen. Diziliş. Müzik düzenlemesi. Tanzim.
Concordat : Anlaşma. Xı. yüzyıldan sonra, papalık ile katolik devletler arasındaki karşılıklı ilişkileri düzenleyen anlaşma. Antlaşma. Konkordato sözleşmesi. Kilise ile devlet arasındaki anlaşma. Pakt. Muahede. Konkordato.
Covenants : Anlaşma. Tüzük. Şartlar. Antlaşma.
Verbal contract : Şifahi mukavele. Yazılı olarak değil ama sözlü olarak yapılan kontrat.
Contract : Daralmak. Kontrat yapmak. Kasmak. Ölçüsünü küçültmek. Sözlü veya yazılı olarak yapılan icap ve kabul irade bildirimlerinin birbirlerine uygun bir biçimde birleştirilmesiyle hazırlanan ve taraflarca imzalanan belge. Daraltmak. (hastalığa) yakalanmak. Buruşturmak. Sözleşme yapmak.
Deeding : Amel. Hüccet. Tapu. İş. Edim. Fiil. Belgit. Senetle devretmek. Başarı.
Contractual : Ahdi. Akdi sözleşmeden doğan. Mukaveleye merbut. Sözleşmeye bağlanmış. Anlaşmalı. Sözleşmesel. Sözleşmeli. Sözleşmeden doğan. Yükleniciye ait.
Oral contract synonyms : agreement, compacts, deed, verbal agreement, compact, engagement, agreements, articles, concordats, covenant.

Bu kısımda Oral contract kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Oral contract ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Oral contract anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Oral contract ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.