Contracting türkçesi Contracting nedir

Contracting ingilizcede ne demek, Contracting nerede nasıl kullanılır?

Contracting agency review : Sözleşme temsilcisi değerlendirmesi.

Contracting country : Aramızda tecim ve ödeme anlaşması bulunan ülke. Anlaşmalı ülke.

Contracting firm : Müteahhit şirket. Müteahhit firma.

Contracting parties : Sözleşme akdedenler. Bir sözleşmeden yer alan gruplardan biri. Akdeden taraflar. Sözleşme tarafları. Bağıtçılar. Akit taraflar. Anlaşmayı, sözleşmeyi yapan ve imzalayan kişiler. Sözleşmenin tarafları. Anlaşmanın tarafları.

Contracting party : Sözleşme akdeden. Sözleşmenin tarafı. Akit tarafı. Sözleşmeye taraf olan sözleşmeci ve yüklenici. Akid taraf. Sözleşen. Sözleşme tarafı. Bir sözleşmeden yer alan gruplardan biri. Akit taraflar.

Vote contracting : Seçim parası. Belli bir adaya oy vermek için yapılan ödeme. Oy parası. Seçim rüşveti.

Contractible : Kasılabilen. Kısılabilen. Büzülebilir.

Expanding and contracting highlighted text : Vurgulanmış metni genişletme ve daraltma.

Subcontracting industry : Yan sanayi. Belirli ürün, parça ve hizmetleri ana sanayi işletmelerinin belirledikleri ölçü, biçim ve ölçünlere uygun olarak üreten üreticilerden oluşan sanayi.

 

The turkish subcontracting exchange : Türk yan sanayi borsası. Yan sanayi kesiminde çalışan küçük ve orta ölçekli işletmeleri dışsatım yapmaları için yönlendirmek ve dışsatımı artırmak amacıyla birleşmiş milletler sınai kalkınma örgütü işbirliği ile istanbul ticaret odası içerisinde 1990 yılında kurulan kurum.

İngilizce Contracting Türkçe anlamı, Contracting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contracting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stenosis : Vücut kanallarının, damarların, kanal biçimindeki oluşumun veya kanala açılan deliğin normal dışı darlığı veya daralması, striktür. Bir kanal veya deliğin daralması. Daralım. Vücutta herhangi bir kanalın daralması. Stenoz. Darlık.

Straitening : Sıkıntıya sokma. Dara düşürme. Sıkıştırmak. Darboğaza sokmak. Sıkıcı. Sıkmak. Daraltmak. Sıkıştıran.

Allurements : İncizap. Cazip şey. Çekici taraf. Cezbetme. Albeni. Çekicilik. Cazibe. Büyüleme.

Deeding : Belgit. Tapu. Senetle devretmek. Fiil. Hüccet. Başarı. Hareket. Amel. Edim.

Articles : Mukavelename. Mal çeşitleri. Makaleler. Nizamname. Mallar. Maddeler. Malzeme ve teçhizatlar. Şirket sözleşmesi.

Catching : Cazibeli. Kapma. Yakalama. Bulaşıcı. Çekici. Cazip. Sari. Yakalayış.

Contract : Kontrat. Sözlü veya yazılı olarak yapılan icap ve kabul irade bildirimlerinin birbirlerine uygun bir biçimde birleştirilmesiyle hazırlanan ve taraflarca imzalanan belge. Kontrat yapmak. Buruşturmak. Ölçüsünü küçültmek. Bağıtlaşmak. Daralmak. (hastalığa) yakalanmak. Mukavele.

 

Deed : Başarı. Belge. Kahramanlık. Cesaretli davranış. Hareket. Fiil. Tapu. Amel. Eylem.

Allures : Aklını başından almak. Aklını başından almak (argo terim). Büyülemek. Cezbetmek. Çekmek. Çekici. Baştan çıkarmak. Albeni. Aklını çelmek.

Getting : Temin. Edinme.

Contracting synonyms : restriction, draughting, compacts, covenant, contractual, constriction, contraction, shrinkages, constrictions, shrinkage, concordats, depression, allurement, draught, compact, bearing, stricture, concordat, abducts, draftings, agreements, drafts, drafting, depressions, shrinking, covenants, allure, getting bored, acquiring, narrowing, engagement, arrangement, agreement.