Showdown türkçesi Showdown nedir

  • Bir kavganın galibini belirleyecek olay.
  • Restleşme.
  • Rest çekme.
  • Kağıtlarını açma.
  • Güç gösterisi.
  • Anlaşmazlığı çözme.
  • Birlik teçhizat denetlemesi noksan raporu.
  • Müsabaka.
  • Hesaplaşma.
  • Açık oynama.
  • Karşılaşma.

Showdown ingilizcede ne demek, Showdown nerede nasıl kullanılır?

Showdowns : Karşılaşma. Açık oynama. Rest çekme. Müsabaka. Güç gösterisi. Restleşme. Hesaplaşma. Bir kavganın galibini belirleyecek olay. Birlik teçhizat denetlemesi noksan raporu. Kağıtlarını açma.

Showdirect : Doğrudangöster.

Show a clean pair of heels : Tüymek. Uçarcasına kaçmak. Hızlıca kaçmak. Birisinden hızla kaçmak. Kaçmak. Tabanları yağlamak.

Show ability : Kendini göstermek. Yapabileceğini göstermek. Yetenek göstermek.

Show active cell : Etkin hücreyi göster.

Show all : Tüm göster. Tümünü göster.

Show around : Gezdirmek. Dolaştırmak.

Show all hardware : Tüm donanımı göster.

Show all devices : Tüm aygıtları göster.

Show all files : Tüm dosyaları göster.

İngilizce Showdown Türkçe anlamı, Showdown eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Showdown ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Competition : Konkur. Yarışma. Herhangi bir etkinlik alanında ayrı ayrı kişi ya da gruplar arasında sürdürülen üstün olma mücadelesi. Rekabet. Musabaka. Deneme. Sınama. Kendi mallarının satışını kolaylaştırma ve hızlandırma, başkalarına ilişkin malların satışını da yavaşlatma ve engelleme amacıyla tecimci ve yapımcılar arasında uygulanan yarışım. aynı düzeyde aynı tür mallar arasında satışı yoğunlaştırma ve karşıtına ilişkin malların satışını engelleme amacıyla malın satış koşulları ve özelliğiyle niteliğinde daha olumlu sonuçlar sağlayarak çabalarda bulunma. Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki popülasyon arasında süren mücadele. Çekişme.

 

Account : Düşünmek. Göz önünde tutma. Hesaba katma. Hesap görme. Banka hesabı. Önem. Avlamak. Açıklamak. Gözüyle bakmak. Sebep.

Reckoning : Sayma. Yer tahmini. Hesap pusulası. Hesap. Konum hesabı. Yer belirleme. Sanma. Mevki tahmini. Tahmin etme.

Meets : Yarışma.

Disagreement : Münakaşa. Ayrılık. Çatışma. Tartışma. Mübayenet. Uyuşmama. Bir ölçer ya da ölçekle, tutumları ölçülen kişilerin herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimsemeyerek yadsımaları durumu, bk. uyuşmama. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı bireyin yanıtları arasındaki benzemezlik ya da terslik. İhtilaf. Uygun bulmama.

Revenge : İntikam almak. Öcünü almak. Hıncını almak. -in öcünü almak. İntikamını almak. Öç almak. Öç. İntikam.

Meetings : Toplantı. Oturum. Miting. Karşılama. Toplantılar. Birleşme. Görüşme. Buluşma.

Settling : İskan. Durultma. Çöktürme. Tasman. Ödeşme. Halletme. Posa. Hesap. Yerleşim.

Meeting : Buluşma. Vuslat. Birleşme. Oturum. Görüşme. Yasama, yönetim, yürütme örgütlerindeki kişilerin görevlerini başarma amacıyla yaptıkları belirli süreli toplantı. Karşılama. Toplantı. Cemaat.

 

Gamed : Cesur. Av eti. Dolap. Sakat (kol veya bacak). Oyun. Şikar. Kumar oynamak. Maç. Eğlenme.

Showdown synonyms : settlement, payoffs, showdowns, tour de force, revenges, settlement of account, event, confrontations, settlements, rencounter, liquidation, contentions, game, show of strength, settling accounts with, gamest, contention, bouts, revenging, bout, payoff, encounter, confrontation, face off, rencounters, match, reckonings, encountering, liquidations.

Showdown zıt anlamlı kelimeler, Showdown kelime anlamı

Agreement : Uyuşma. Pakt. İttifak. Razı olma. Akit. Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı kişinin yanıtları arasındaki benzeşme ya da uygunluk. Gramer, iktisat, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Antlaşma. Mukavele.