Disagreement türkçesi Disagreement nedir
- Tartışma.
- Uyuşmama.
- Bir ölçer ya da ölçekle, tutumları ölçülen kişilerin herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimsemeyerek yadsımaları durumu, bk. uyuşmama.
- Çatışma.
- Ayrılık.
- Münazaa.
- İhtilaf.
- Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı bireyin yanıtları arasındaki benzemezlik ya da terslik.
- Mübayenet.
- Uzlaşmazlık.
- Bozuşma.
- Münakaşa.
- Anlaşmazlık.
- Uyuşmazlık.
- Uygun bulmama.
Disagreement ile ilgili cümleler
English: Negotiators have agreed on two draft texts, but there are still many areas of disagreement.
Turkish: Arabulucular iki taslak metin üzerinde anlaşmaya vardı, ama hala anlaşma sağlanamayan birçok konu var.
English: Ali intervened in his coworkers' disagreement.
Turkish: Ali iş arkadaşlarının anlaşmazlığında arabuluculuk etti.
English: They seem to be having a disagreement.
Turkish: Bir ihtilaf yaşıyor gibi görünüyorlar.
English: What do you do when you have a financial disagreement in your family?
Turkish: Ailende bir mali anlaşmazlık olduğu zaman ne yaparsın?
English: We had a disagreement.
Turkish: Bir anlaşmazlığımız vardı.
Disagreement ingilizcede ne demek, Disagreement nerede nasıl kullanılır?
In disagreement : Anlaşmazlıkta.
Disagreements : Anlaşmazlıklar. İhtilaf. Bozuşma. Anlaşmazlık. Fikir ayrılıkları. Uyuşmazlık. Çatışma. Ayrılık. Tartışma.
Disagree with : Dokunmak (yiyecek veya iklim vb). Aynı düşüncede olmamak. -e yaramamak. Birisiyle uzlaşamamak. Katılmamak. Besinlerle arası iyi olmama. Ayrı fikirde olmak. Aynı görüşte olmamak. İle aynı görüşte olmamak.
Disagree : Dokunmak. Aynı düşüncede olmamak. Bozuşmak. Sürtüşmek. Uymamak. Yaramamak. Anlaşamamak. Çelişmek. Uyuşmamak. Karşıt görüşte olmak.
Disagreeable : Nahoş. Sert. Ters. Huysuz. Hoşa gitmeyen. Hoş olmayan. Yaman. Uygun olmayan. Rahatsız edici. Tatsız.
Disagreer : Katılmayan. Belirli bir fikir veya düşünceye katılmayan kimse. Bir fikri paylaşmayan.
Disagreeably : Aksi bir şekilde. Katılmayarak. Uygun olmayan bir şekilde. Huysuzca. Kavgacı bir şekilde. Tartışarak. Kavga ederek. Uzlaşmaz biçimde. Can sıkıcı bir şekilde.
Disagreeable task : Hoşa gitmeyen iş.
Disagreeableness : Huysuzluk. Terslik. Sertlik. Tatsızlık. Can sıkıcılık. Uygunsuzluk. Uyuşmazlık. Aynasızlık. Aksilik. Nahoşluk.
Disagreed with him : Ona karşı durdu. Ona katılmadı. Onun fikrine katılmadı.
İngilizce Disagreement Türkçe anlamı, Disagreement eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Disagreement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Contrarieties : Tezat. Aykırılık. Muhalefet. Zıtlık. Karşıtlık. Aksilik. Terslik.
Arguments : Parametreler. Kanıt. İşlenen konu. Delil. Savunma. Görüş. Konu. İddia.
Bickering : Atışma. Ağız kavgası. Çekişme. Didişme. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma.
Inconsistentness : Ahenksizlik. Bağdaşmazlık. Tutarsızlık. Bağdaşmama. Uyumsuzluk.
Broils : Izgarada kızartmak. Gürültü. Kavrulmak. Yanmak. Kavga. Izgara. Kızartmak. Izgara yapmak. Kargaşa.
Ambiguity : Müphemiyet. Şüpheli oluş. Anlam belirsizliği. İki manalılık. Bir kavram, anlatım ve ölçümün anlamca kapalı ya da çokanlamlı olma durumu. Anlam bulanıklığı. İkircim. İki anlamlılık. Anlam karmaşası.
Discrepancies : Aykırılık. Farklılık. Tutarsızlık. Çelişki.
Nonagreement : Mutabakatsızlık. Bağdaşmama. Anlaşmama.
Discreteness : Ayrıklık. Farklı olma durumu. Kesintili olma durumu. Ayrı olma durumu.
Head on collision : Kafa kafaya çarpışma. Kafa kafaya çarpmalı kaza. Araçların kafa kafaya çarpıştığı kaza.
Disagreement synonyms : split, contention, dissentients, confrontations, variance, rencontre, nonconcurrency, collisions, disagreements, strife, discords, inconsistencies, dissimilarities, antagonisms, incompatibility, deviation, contest, inconsistences, deviate, coincidence, embroglios, divide, barney, strifes, cleavage, decompositions, ambiguities, interference, tolerance, aggression, controversies, divergence, disparity.
Disagreement zıt anlamlı kelimeler, Disagreement kelime anlamı
Agreement : Razı olma. İtilaf. Bir ölçer ya da ölçekle tutumları ölçülen kişilerin, herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimseyerek onaylamaları durumu, bk. uyuşma. Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama. uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma. Uyuşma. Pakt. Düşünce ve amaç bakımından birleşip uyuşma. krş. sözleşme. Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb. İttifak. Uyma.
Sameness : Ayniyet. Aynılık. Birlik. Tekdüzelik. Benzerlik. Monotonluk. Sıkıcılık.
Disagreement ingilizce tanımı, definition of Disagreement
Disagreement kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of disagreeing. Dissimilitude. A being at variance. Diversity.

Bu kısımda Disagreement kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Disagreement ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Disagreement anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Disagreement ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.