Yarışma nedir, Yarışma ne demek

Hukuki terim anlamı:

telâhuk.

Sosyoloji'deki anlamı:

Bireylerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların gereksinmelere oranla kıt olan özdeksel ve tinsel değerleri elde etmeğe yönelik çabaları dolayısıyla aralarında oluşan ve savaştan uzlaşmaya dek türlü biçimler alan bir toplumsal ilişki süreci.

Bilimsel terim anlamı:

Tek ya da takımlar arasında yenişme amacıyla düzenlenen kılıçoyunu karşılaşmalarının tümüne verilen ad.

Kentlerin ve kasabaların düzentasarlarının hazırlanmasında en iyi öneriyi elde edebilmek ve kentbilimin gelişmesini, bu alandaki uzmanların yetişmesini özendirmek amacıyla, yetkili kamu kuruluşlarınca açılan ulusal ya da uluslararası nitelikteki yarışma.

Dolaysız çatışma söz konusu olmadan bir işi başkalarından önce bitirme ya da bir şeyi elde etme tutumu.

İngilizce'de Yarışma ne demek? Yarışma ingilizcesi nedir?:

competition, design contest, rivalry

Yarışma tanımı, anlamı:

Müsabaka : Yarışma.

Güzellik yarışması : Yalnız yüz ve vücut güzelliğinin ölçü olarak kabul edildiği yarışma.

 

Sonuç yarışması : Sonucu almak için yapılmış olan yarış, sonuç karşılaşması.

Yarış : Yarışma. Yarışma, rekabet.

Yarışmacı : Bir yarışmaya katılan kimse, yarışımcı, müsabık.

Yarışmacılık : Yarışmacı olma durumu.

Yarışmak : Üstünlük kazanmak amacıyla bir yarışmaya katılmak. Bir yarışmada başkalarından üstün olmak için çaba göstermek. Başkalarından üstün olmaya çalışmak, rekabet etmek.

Zaman ile yarışmak : Hızlı hareket etmek.

Bilgi : Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Bilim. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf.

Yetenek : Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır. Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet, istidat. Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite. Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü.

Güzellik : Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik, hüsün. Ahlak ve fikrî nitelikleriyle hayranlık uyandıran şey. Okşayıcı söz veya davranış, iyilik, yumuşaklık. Güzel olan bir kimsenin niteliği.

Üstün : Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan.

 

Göstermek : Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Belirtmek, anlatmak. Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Görünmek, benzemek. Sert bir biçimde karşılık vermek. Kanıtla inandırmak. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak.

Yarışım : Yarışma.

Ticaret : Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr. Ürün, mal vb. alım satımı. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği. Bu etkinlikle ilgili bilim.

Üstünlük : Üstün olma durumu, faikiyet, rüçhan, avantaj.

Kazanma : Kazanmak işi.

Rekabet : Aynı amacı güden kimseler arasındaki çekişme, yarışma, yarış.

Çalışma : Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması. Çalışmak işi, emek, say. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün.

Yarışma alanı : Kılıçoyunu yarışmalarının yapıldığı kapalı alan.

Yarışma dışı : (Resim, Heykel, Mimarlık) Belli aralarla tekrarlanan sergilerde, önceden ödül aldığı için ödül dağıtımına sokulmayan (sanatçı ve yapıtı).

Yarışma izlencesi : Bir ön elemeden geçirilerek seçilmiş yarışmacıların, soruları tek başlarına yanıtlandırmaları ya da başka yarışmacılarla karşılaşmalarına dayanan izlence.

Yarışma sırası : Tek ya da takım yarışmalarında, yarışmacıların yönetmeliğe uygun olarak aldıkları karşılaşma sırası.

Yarışma yasaği : rekabet memnû'iyyeti (bk. yarışıcılık yasağı).

Yarışma yöneticisi : Yarışma izlencelerinde soruları soran, izlencenin düzenli yürümesini sağlayan kimse.

Yarışmalı antagonizma : Agonist ve antagonist maddenin aynı almaç için yarışmasıyla oluşan ve etkinin yönü ve şiddetinin ortamdaki agonist ve antagonist madde yoğunluğuna bağlı olduğu etkileşme türü, kompetetif antagonizma.

Yarışmalı deyişme : Aşıkların karşılıklı olarak, sazla koşuk söyleşmeleri, koşuk yoluyla yarışmaları. (Aynı uyakta dörtlüklerle ya da bir bütün koşuk söylemekle sürdürülür ve yanıtlayamayan yenilmiş sayılır. Halkın ilgisini çok çeken bu tür yarışmada ödül de verilir.)

Yarışmalı inhibisyon : Yapı olarak substrata benzeyen ve enzimin etkin merkezinde substratın bağlandığı bölgeye bağlanmak için substratla yarışan inhibitörlerin neden olduğu ve substrat konsantrasyonun artırılmasıyla inhibisyonun engellenebildiği geri dönüşlü bir inhibisyon tipi.

Yarışmalı konuşma : Antik Yunan tiyatrosunda, tek dizeler durumunda atışmalı ve yarışmalı konuşma. (Yun. Stichomythia; Stichos - tek dize; mythos- konuşma): Kaynağı antik Yunan tragedyası olan konuşma. Özellikle tek dizeler durumunda yarışmalı konuşma türü.

Yarışma ile ilgili Cümleler

  • Yarışma aslında ne iyi ne de kötü.
  • Bu bir güzellik yarışması değil.
  • O, yarışmada birinci geldi.
  • Ali başparmak güreş yarışmasını kazandı.
  • Beni ne için arıyorsun? Yarışmaya girmek üzereyim.
  • Yarışma yarın başlar.
  • Yarışma hakkında endişeli misin?
  • Yarışma bitene kadar resim için poz vermeyin.
  • Ali bir yarışmacıydı.
  • Yarışma yarın başlıyor.
  • Bu şubat ayında bir piyano yarışmasına katılıyorum.
  • Jale, Miss Tatoeba yarışmasını kazandı.
  • Yarışma sonuçlarında da hile var mı?
  • Yarışma saat kaçta başlıyor?

Diğer dillerde Yarışma anlamı nedir?

İngilizce'de Yarışma ne demek? : n. bout, competition, contest, contestation, emulation, event, match, meet, racing, rivalry

Fransızca'da Yarışma : concours [le], compétition [la], concurrence [la], dispute [la], tournoi [le]

Almanca'da Yarışma : n. Kampf, Rivalität, Wettbewerb, Wettspiel, Wettstreit

Rusça'da Yarışma : n. соревнование (N), состязание (N), конкурс (M), конкуренция (F), соперничество (N)