Kazanma nedir, Kazanma ne demek

  • Kazanmak işi

"Kazanma" ile ilgili cümleler

  • "Daha önce kazanılmış bir maharet, yeni bir maharet kazanmayı güçleştirir." - C. Meriç

Hukuki terim anlamı:

iktisâb.

Kazanma tanımı, anlamı:

Kazan : Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Kaza : İlçe, kaymakamlık. Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. Yargı. Kadılık görevi. İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması.

Kazanmak : Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek. Kendinden yana çekmek. Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak. Kazanç sağlamak. Edinmek, sahip olmak. Yenmek, galip gelmek. Çıkmak, isabet etmek. Tutulmak, yakalanmak.

Kazanmayanın kazanı kaynamaz : "kazancı olmayan kişinin evinde yemek pişmez" anlamında kullanılan bir söz.

Açıklık kazanmak : Bir konu aydınlanmak, anlaşılır duruma gelmek.

Açıktan kazanmak : Emek ve sermaye olmadan para kazanmak.

Alın teri ile kazanmak : Hak ederek, çalışarak, emek vererek kazanmak.

Ata malı mal olmaz kendin kazanmak gerek : "babadan kalan mal kalıcı değildir, çabuk biter; kişinin gerçek malı, kendi çalışmasıyla elde ettiği maldır" anlamında kullanılan bir söz.

 

Bağışıklık kazanmak : Korunaklı olmak. bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla dirençli duruma gelmek.

Bahsi kazanmak : İleri sürülen, savunulan görüşün doğru olduğu belli olmak.

Çuvalla para kazanmak : Aşırı kazanç sağlamak.

Dava kazanmak : Bir konuda olumlu sonuca ulaşmak. ülküsü gerçekleşmek. açılan davada haklı veya suçsuz bulunmak.

Deneyim kazanmak : Deneyimli duruma gelmek.

Ekmeğini kazanmak : Geçimini sağlamak.

Güven kazanmak : Kendisine inandırmak.

Hak kazanmak : Emeğin karşılığını alabilecek duruma gelmek.

Hayatını kazanmak : Geçimini sağlamak.

İvme kazanmak : Hızlanmak.

Kalp kazanmak : İnce bir davranış veya güzel bir sözle birinin sevgisini kazanmak, ilgisini çekmek.

Kişilik kazanmak : Bir kişinin öz yapısı, kişiliği belirginleşmek.

Maharet kazanmak : Beceri edinmek, ustalaşmak.

Mal canı kazanmaz can malı kazanır : "insan mal kazanacağım diye sağlığını tehlikeye atmamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Nam kazanmak : Ün sahibi olarak tanınmak.

Popülarite kazanmak : Halk tarafından sevilmek, tutulmak.

Sempatisini kazanmak : Birinin sevgisini, ilgisini ve yakınlığını kazanmak.

Sevap kazanmak : Hayırlı bir davranışta bulunmak.

 

Sırtından kazanmak : Para kazanmak için birini kullanmak.

Takdirini kazanmak : Bir kimse veya bir topluluk tarafından beğenilmek.

Tat kazanmak : Hoşa gidecek, zevk alınacak duruma gelmek. belli bir tada kavuşmak, olgunlaşmak, tatlanmak.

Vakit kazanmak : Karşı tarafı oyalayarak kendi hazırlanma süresini uzatmak. bir şeye ayrılan süreyi azaltmak.

Zaman kazanmak : Vakit kazanmak.

Kazanmalık : Uğraşman oyuncuların yengiyle ya da beraberlikle bitirdikleri bir karşılaşmadan sonra takımlarından aldıkları para armağanı.

Kazanma ile ilgili Cümleler

  • Şampiyonluğu kazanmayı umut ediyoruz.
  • Kazanma şansı yok.
  • Kazanma şansımız yok.
  • Ali kazanmamıza yardım etti.
  • Cesur askerler şehri yeniden kazanmak için düşman ile boy ölçüştü.
  • Onların kazanmasına izin vermeyin.
  • Daha fazla para kazanmak için bir yol buldum.
  • Müzik çalarak para kazanmaya ne zaman başladın?
  • Kazanma şansımız olduğunu sanmıyorum.
  • Kazanma şansımız var mı?
  • Kazanma şansımız olduğunu düşünüyor musun?
  • Elimizden geleni yapmamıza rağmen kazanmayacağımızı biliyoruz.
  • Kazanma fırsatımız var mı?
  • Kazanma yeteneğine güvenim var.

Diğer dillerde Kazanma anlamı nedir?

İngilizce'de Kazanma ne demek? : n. winning, win, obtainment, gaining, earning, achievement, acquirement, acquisition, attainment

Fransızca'da Kazanma : gain [le], acquisition [la]

Almanca'da Kazanma : n. Erlangung

Rusça'da Kazanma : n. приобретение (N), выигрыш (M)