Gaining türkçesi Gaining nedir
Gaining ile ilgili cümleler
English: Ali is gaining weight.
Turkish: Ali kilo alıyor.
English: Ali thought Mary seemed to be gaining weight.
Turkish: Ali Mary'nin kilo alıyor gibi göründüğünü düşündü.
English: He has been gaining weight.
Turkish: O kilo almaktadır.
English: His car is gaining on us.
Turkish: Onun arabası bize yaklaşıyor.
English: I'm gaining weight.
Turkish: Ben kilo alıyorum.
Gaining ingilizcede ne demek, Gaining nerede nasıl kullanılır?
Gaining and breaking ground : Yer değiştirme (yürümeler). Yarışmacıların aradaki uzaklığı korumak için, ileri ya da geri giderek değişik biçim ve çabuklukta yaptıkları yürüme devinimi.
Gaining control : Kazanç kontrolü.
Gaining on : Yakalamak. Hızına yetişmek. Burnunun dibine girmek. Yaklaşmak (takip eden kişi veya şey). Aradaki farkı kapatmak. Yetişmek. Aradaki farkı artırmak. Aradaki mesafeyi kapatmak. Arayı açmak. Yaklaşmak.
Gaining weight : Bir kimsenin vücut ağırlığının artması. Şişmanlamak. Kilo alma.
Gainings : Kazanç. Gelir.
Bargaining theory of wages : Ücretin işçi ve işveren arasındaki pazarlık sonucu belirlendiğini savunan teori. Ücretlerin işçilerle işverenler arasında gerçekleştirilen pazarlık neticesinde kararlaştırıldığını savunan kuram. Ücretlerin işçilerle işverenler arasında yapılan pazarlık sonucunda kararlaştırılacağını savunan görüş. Ücretlerde pazarlık kuramı. Ücretlerin pazarlık teorisi. Ücretlerin toplu pazarlık teorisi.
In a good bargaining position : Avantajlı durumda.
Collective bargaining contract : Toplu iş sözleşmesi. Toplu pazarlık sonucunda anlaşma sağlanması durumunda imzalanan sözleşme. Toplu sözleşme mukavelesi.
Bargaining power : Bir uzlaşma durumunda sahip olunan toplam avantaj. Pazarlık gücü. Pazarlık etme avantajı. Bir sözleşme yapılmasında taraflardan birinin kendi koşullarını diğer tarafa kabul ettirebilme gücü. Piyasada alıcı ve satıcının göreli büyüklüğünden doğan, fiyat ya da satış koşullarını kendi lehine değiştirebilme olasılığı.
Bargaining unit : Bir çalışma gücü adına pazarlık yapmayla yetkilendirilmiş grup veya organ. Görüşme grubu. Yetkili sendika. Müzakere birimi. Toplu iş sözleşmesi yapmağa yetkili olan işçi ya da işyeri sendikası. Pazarlık ünitesi.
İngilizce Gaining Türkçe anlamı, Gaining eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gaining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Grooming : Hazırlık. Tımar. Hazırlama. Tımarlama.
Obtainment : Sağlama. Elde etme. Bulma.
Win : Ulaşmak. Galip gelmek (dava). Zafer. Başarı. Kazanmak. Elde etmek. Galibiyet. Ulaşmayı başarmak. Fethetmek. Yengi.
Discipline : Bilimdalı. Ceza. Terbiye etmek. Kontrol etmek. Eğitmek. Bilgi dalı. Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı ya da yazısız kurallarına, titizlik ve önemle uyması durumu. kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin tümü. Disiplin sağlamak. Yola getirmek.
Activity : Etki. İş. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. Meşguliyet. İnsanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri kuran, düzenleyen ve denetleyen eylemleri. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İşlem. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. Hareketlilik. İşleklik.
Practice : Kuramı olan bir şeyi, düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi. Pratik. İdman. Alıştırma yapmak. Uygulmak. Egzersiz. Çalışmak. Entrika çevirmek. Bir düşünceyi, bir ilkeyi ya da, bir kuramı gerçekleştirme işi. öğrencilerin kuramsal olarak öğrendikleri ilke ve yasaların derslik içinde ya da dışında doğrulanması için yapılan çalışmalar. öğretmen adaylarının çevrelerindeki okullara giderek türlü öğretim yöntem ve tekniklerini belli bir programa göre kullanmaları.
Acquirement : Hüner. Edinç. İlim. Marifet. Elde etme. Kazanç. Edinme. İktisap. Edinilen şey.
Retraining : Yeni eğitim. Yeniden eğitme. Mesleki eğitim. Bir işte çalışanlara uygulanan eğitim. Yeniden eğitim.
Attainment : İdrak. Erişme. Marifet. Ergi. Edinme. Ulaşma. Beceri. Elde etme. Hüner.
Dyeing : Boyama. Boyama bobini. Boyanma. Boyacılık.
Gaining synonyms : gram's procedure, gram stain, skull practice, gram's stain, athletic training, practice session, gram method, gram's method, earning, toilet training, scoring, acquisition, military training, skull session, acquisitions, recitation, schooling, drill, exercise, preparation.
Gaining zıt anlamlı kelimeler, Gaining kelime anlamı
Inactivity : Etkisizlik. Tesirsizlik. Durgunluk. Üşengeçlik. Hareketsizlik. Tembellik. Avarelik.
Dull : Kör. Sersem. Körletmek. Renksiz. Hafifletmek. Soluk. Ağır. Fersiz. Ruhsuz. Körelmek.

Bu kısımda Gaining kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gaining ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gaining anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gaining ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.