Gaining weight türkçesi Gaining weight nedir

  • Kilo alma.
  • Şişmanlamak.
  • Bir kimsenin vücut ağırlığının artması.

Gaining weight ile ilgili cümleler

English: I'm gaining weight.
Turkish: Ben kilo alıyorum.

English: Ali thought Mary seemed to be gaining weight.
Turkish: Ali Mary'nin kilo alıyor gibi göründüğünü düşündü.

English: Ali is gaining weight.
Turkish: Ali kilo alıyor.

English: He has been gaining weight.
Turkish: O kilo almaktadır.

Gaining weight ingilizcede ne demek, Gaining weight nerede nasıl kullanılır?

Gaining : Kazanma.

Weight : Sıklet. Ağırlık yapmak. Etki. Ağırlaştırmak. Bir cisme yer'in ya da başka bir gökcisminin uyguladığı çekim kuvveti. Halter. Yük. Ağırlıklandırmak. Çatıyı gergin tutmada kullanılan ağırlık. sahnede bir şeyi gergin tutmak için kullanılan ağırlık gereci. tiyatro konuşmasında ünsüz harflerin ortaya çıkmasıyla organların tembelliğinden doğan durum. Gülle.

Gaining and breaking ground : Yer değiştirme (yürümeler). Yarışmacıların aradaki uzaklığı korumak için, ileri ya da geri giderek değişik biçim ve çabuklukta yaptıkları yürüme devinimi.

Gaining control : Kazanç kontrolü.

Gaining on : Arayı açmak. Aradaki farkı kapatmak. Yaklaşmak. Aradaki mesafeyi kapatmak. Burnunun dibine girmek. Aradaki farkı artırmak. Yakalamak. Yaklaşmak (takip eden kişi veya şey). Hızına yetişmek. Yetişmek.

 

Gainings : Gelir. Kazanç.

İngilizce Gaining weight Türkçe anlamı, Gaining weight eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gaining weight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Put on weight : Kilo almak. Almak. Toplamak. Toplanmak.

Plump : Etli. Pat diye söylemek. Tombul. Tombullaşmak. Gafleten. Patavatsız. Etine dolgun. Pat diye oturmak. Semirtmek.

Batten : Tiriz çekmek. Üst lamba dizisi. Sağlamlaştırmak. Tirizlerle sağlamlaştırmak. Sırtından geçinmek. Sahne yukarısından makaralarla indirilip çıkartılabilen genellikle iki parmak çapında çelik çubuk. bk. askı. Semirmek. Tıkınmak. Semirtmek.

Battens : Tirizlerle. Sağlamlaştırmak. Sırtından geçinmek. Semirmek. Tıkınmak. Sağlama almak.

Fatten : Yaşlanmak. Şişmanlatmak. Tombullaşmak. Tavlama. Yağlanmak. Semirmek. Semirtmek. Façasını almak. Besiye çekmek. Semirtme.

Plumps : Şişmanlatmak. Gümbürtü. Düşme sesi. Küt diye bırakmak. Küt diye düşmek. Patırtı. Tombul. Semirtmek. Pat diye söylemek.

Plumpest : Açık sözlü. Dolgun. Semirtmek. Patavatsız. Küt diye düşmek. Dobra. Etli. Küt diye bırakmak. Tıknaz.

Plumped : Tombul. Tombullaşmak. Küt diye düşmek. Pat diye söylemek. Küt diye bırakmak. Semirtmek. Dolgun. Pat diye oturmak. Şişmanlatmak.

Gain in weight : Şişmanlama.

Gaining weight synonyms : become fleshy, battening, battened, fattens, gain weight, becoming fatter, get fatter.