Firavun nedir, Firavun ne demek

Firavun; bir tarih terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

Tarih'teki anlamı:

Eski Mısır hükümdarlarının sanı.

İngilizce'de Firavun ne demek? Firavun ingilizcesi nedir?:

pharaoh

Firavun hakkında bilgiler

Firavun (Arapça فرعون Fir'awn; İbranice פַּרְעֹה Parʻō) Antik Mısır'da hükümdarlara verilen isim. Aynı zamanda tanrı Horus'un yeryüzündeki simgesi ve güneş tanrısı Ra'nın oğlu olarak da kabul ediliyordu.

"Büyük Ev" anlamını taşıyan kelime daha sonra hükümdardan bahsetmek şeklini almıştır. Buna örnek Osmanlı idaresinden de Bâb-ı Âli (yüce kapı) olarak bahsedilmesidir.

Firavun olmak için anne tarafından soylu kan taşımanın daha önemli olduğuna inanılırdı. Böylece halktan kimi erkekler tam kan soylu bir kadınla evlenerek tahta çıkabilmişlerdi. Firavunların kutsal ve gizemli kabul edilen birçok adları vardır. Bunların sonuncusunu tahta çıktıkları zaman alıyorlardı ve genellikle bu ad, o firavunun izleyeceği politikanın bir habercisi olarak görülüyordu. Mesela savaş tanrısı Mantu'nun adını kullanarak Mantuhotep (Mantu hoştur) ismini alan bir firavun askeri seferler yapacağını ilan etmiş oluyordu.

 

Firavunlar ölene dek idarede kalıyorlardı. Bilinen en uzun iktidar 92 yılla eski krallıktaki son hükümdar Pepi II Neferkare ye aittir. Uzun süre tahtta kalabilmek için her 30 yılda bir sihirli bir tören olan gençleşme festivali (heb-set) yapılıyordu. Firavun öldüğü zaman cesedi mumyalanıyor, 70 günlük yastan sonra dirilince kullanmak üzere, özel eşyalarıyla birlikte bir lahite konuluyor ve mezar kapatılıyordu.

Firavun ile ilgili Cümleler

  • Ne ben Firavun'um ne sen Allah, ben bir kişiyi seçmiştim sayenizde ayrılmadık mı?
  • Müslümanlar Kuran'da sözü edilen firavunun gerçek adını bilmiyorlar.
  • Mısır firavunlarından biri çocuktu.
  • İkinci Ramses bir Mısır Firavunu'ydu.

Firavun anlamı, kısaca tanımı:

Mısır : Bu ürünün taneleri. "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz. Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays).

Hükümdar : Padişah, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı.

 

Firavun faresi : Etçillerden, Afrika'da, özellikle Mısır'da yaygın, kedi büyüklüğünde bir hayvan, kuyruksüren (Herpestes ichneumon).

Firavun inciri : Frenk inciri.

Firavunlaşma : Firavunlaşmak işi.

Firavunlaşmak : Kötü, acımasız bir insan olmak.

Firavunluk : Kibirli, suratsız ve kötü yürekli kimse olma durumu. Firavun olma durumu. Firavunun görevi.

Unvan : San.

İskambil : Bu kartların 52 tanesinden oluşan deste. Bu kart destesiyle oynanan oyun. Bir yüzünde sayılar veya resimler bulunan, çeşitli oyunlar oynamaya yarayan kart, oyun kâğıdı.

Oyun : Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Kumar.

Kibirli : Kendini büyük gören, büyüklenen, gururlu.

Suratsız : Çirkin. Aksi, huysuz. Somurtkan.

Yürekli : Tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan, gözü pek, babayiğit, koçak, cesaretli, cesur, cüretli, cüretkâr.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

İbranice : Bu dille yazılmış olan. Bugün İsrail'de kullanılan Sami dili.

Eski : Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Geçerli olmayan. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey. Önceki, sabık. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.

Firavun olmak : Öfkelenmek.

Firavun sıçanı : (zooloji)

Diğer dillerde Firavun anlamı nedir?

İngilizce'de Firavun ne demek? : n. Pharaoh, ruler of ancient Egypt

Fransızca'da Firavun : pharaon [le]

Almanca'da Firavun : n. Pharao

Rusça'da Firavun : n. фараон (M), тиран (M), деспот (M)