Pharaoh türkçesi Pharaoh nedir

  • Eski mısır hükümdarlarının sanı.
  • Tarih alanında kullanılır.
  • Firavun.
  • Antik mısır'ın hükümdarı.

Pharaoh ile ilgili cümleler

English: Ramses II was an Egyptian pharaoh.
Turkish: İkinci Ramses bir Mısır Firavunu'ydu.

Pharaoh ingilizcede ne demek, Pharaoh nerede nasıl kullanılır?

Pharaoh mouse : Firavunfaresi.

Pharaohs : Antik mısır'ın hükümdarı. Firavun.

Pharaonic : Faraonik.

Chief rabbi of the sepharadic communities : Separdik yahudi toplumunun başı. Separdik toplumunun baş hahamı.

Gynocopharal canal : Jinekoforik kanal. Schistosoma türlerinin erkeklerinin vücudun alt kısmında uzunlamasına seyreden ve dişinin taşındığı kanal.

Pharisees : Ferisi. Sahte sofu. Farisi. İki yüzlü. İkiyüzlü. Riyakar.

Pharmaceutical : Eczacılığa ait. Eczacılığa ilişkin. Farmasötik. İlaç kullanımı ile ilgili. İlaç kullanımına ait. İspençiyari. Eczacılık ile ilgili. Farmasötikal.

Pharisaism : Ferisilik. Farisilik.

Pharmaceutic : Farmasötik.

Pharisee : Riyakar. Farisi. Ferisi. İkiyüzlü. İkiyüzlü kimse. İki yüzlü. Sahte sofu.

İngilizce Pharaoh Türkçe anlamı, Pharaoh eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pharaoh ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barbary : Afrika'nın kuzeyinde batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Kuzey afrika kıyısında mısır'ın batısında kalan ülkelerin topluca adı: libya, cezayir, tunus, fas. Berberi. Mağrip. Batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge.

 

Archives : Arşiv odası. Kayıtlar. Arşivler. Resmi evrak ve kayıtlar. Arşiv. Evraklar. Arşiv binası. Belgelik. Belgelerin saklandığı yer.

Acropolis : Eski yunan kent devletlerinde yüksekte kurulan ve içinde bir saray ile tapınaklar bulunan berkitilmiş yer. Akropol. İç kale.

Archon : Yönetici. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı (yunanistan). Eski yunanistan'da en yüksek dokuz devlet görevlisinden her biri. Arhont. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı. Hükümdar.

Autocracy : Mutlakiyet idaresi. Otokrasiyle yönetilen ülke. Saltıkçılık. İstibdat. Baskı rejimi. Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. Otokrasi. Saltıkçı yönetim. Mutlak monarşi.

Barricade : Set çekmek. Barikat yapmak. Geçiş engeli. Barikat. Barikat kurmak. Engel. Siper. Berkitilmiş tabya ve sığınak. Tabur.

Archer : Okla silahlanmış asker. Yay. Florida eyaletinde şehir. İowa eyaletinde şehir. Kemankeş. Okçu.

Areopag : Areopag. Eski atina'da, toplandığı yerin adına göre anılan yüksek yargıçlar kurulu.

Armistice : Mütareke. Silah bırakma. Savaşı bırakma. Savaşan iki gücün isteğiyle çarpışmaya belli bir süre için ara vermesi. Silahları bırakma. Ateşkes.

Pharaoh synonyms : swayer, cheops, khufu, pharaoh of egypt, pharaohs, ruler, axis powers, areopagite, barbarian, antiquity, apostle, almanac, armour.

Pharaoh ingilizce tanımı, definition of Pharaoh

Pharaoh kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A title by which the sovereigns of ancient Egypt were designated.