Acropolis türkçesi Acropolis nedir

  • Eski yunan kent devletlerinde yüksekte kurulan ve içinde bir saray ile tapınaklar bulunan berkitilmiş yer.
  • Tarih alanında kullanılır.
  • Akropol.
  • İç kale.

Acropolis ingilizcede ne demek, Acropolis nerede nasıl kullanılır?

Acropolises : Tepebaşı kalesi (eski yunanistan'da). Bir şehrin yükseltilmiş müstahkem bölgesi. Akropol.

Acropodium : Akropodyum. Heykelin üzerinde durduğu heykel tabanı. Ayak ucu, uç parmak kemiği.

Macropod : Makropot.

Acropachy : Akropaki. Hipertrofik osteopati.

Acroparesthesia : Akroparestezi.

Acropetal : Aşağıdan yukarıya doğru. Aşağıdan yukarıya doğru gelişen (botanik terimi). Akropetal.

Fixed macrophage : Doku makrofajı. Öz bağ dokusunun temel hücrelerinden biri. kan yapan dokuların stromasının fagositik retiküler hücreleri. bulunduğu dokuya göre retiküler teller veya kollagen tellere yapışık olarak bulunan, fagositoz yapan ve retiküloendotelyal sistemin bir parçasını teşkil eden, gerektiği zaman uzantılarını toplayıp yuvarlaklaşarak serbest makrofaj haline geçen, büyük soluk renkli bir çekirdekli, iğ ya da yıldız şeklindeki hücre. histiyosit. Sabit makrofaj.

Alveolar macrophage : Akciğer savunmasında önemli rol oynayan, kandaki monositlerden ve interstisyel makrofajlardan köken alan, sitoplazmalarında lizozim, asit fosfataz ve katepsin gibi hidrolazlar içeren, fagositoz yapan, lenfoid hücre grubu. Alveoler makrofaj.

 

Free macrophages : Serbest makrofajlar. Bağ dokularında, iltihaplı yerlerde sabit makrofajların aktif hareketli hale gelmesi ile oluşan, az çok yuvarlak olup bağ dokusu boşluklarında görülen, fagositoz yaparak vücudu koruyan hareketli hücreler.

Acropathology : Akropatoloji.

İngilizce Acropolis Türkçe anlamı, Acropolis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acropolis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acropolises : Tepebaşı kalesi (eski yunanistan'da). Bir şehrin yükseltilmiş müstahkem bölgesi.

Armistice : Mütareke. Ateşkes. Silah bırakma. Savaşan iki gücün isteğiyle çarpışmaya belli bir süre için ara vermesi. Savaşı bırakma. Silahları bırakma.

Almanac : Yılda bir çıkarılan ve yılın olaylarını göstermek üzere düzenlenen kitap. Yıllık. Günbilik. Zamanı yıllara, mevsimlere, aylara ve günlere ayırmak için uygulanan dizge. zaman ve zaman sırası ile ilgili bilgileri kapsamak üzere düzenlenen türlü biçimdeki yazılar. Almanak.

Keep : Yönelmek. Saklamak. Himaye. Bakmak. Yiyecek. Konumunda tutmak. Kalmak. Kale. Bakım.

Antiquity : Antik çağlar. Eskilik. Çok yaşlı kimse. İlkçağ. Antikite. Eski çağlar. Antikalık. Tarihçe bilinen en eski zamanlardan, genellikle batı roma imparatorluğunun çöküşüne (476) değin geçen zaman kesimi. Kalıntılar.

Archer : Yay. İowa eyaletinde şehir. Kemankeş. Florida eyaletinde şehir. Okla silahlanmış asker. Okçu.

Armour : Güney dakota eyaletinde şehir. Zırh kablo. Korumalık. Düşman silahlarının etkisinden korunmak için giyilen çelik giysi. Yarak. Zırhla kaplamak. Zırh. Silah. Zırhlı güçler.

 

Archon : Yönetici. Hükümdar. Eski yunanistan'da en yüksek dokuz devlet görevlisinden her biri. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı. Arhont. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı (yunanistan).

Apostle : Misyoner. Havari. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri. Apostol. Bir hareketin lideri. Hz isa´nın on iki havarisinden biri. Lider. Öncü. Döneklik.

Areopagite : Areopagit. Eski atina'da aeropagus meclisi üyesi. Antik yunan yasa organı areopagus'un üyesi kimse. Eski yunanistan'da ölünceye dek yerinde kalmak üzere, en saygın kimseler arasından seçilmiş yüksek yargıç, areopag üyesi.

Acropolis synonyms : citadels, areopag, archives, barbarian, barbary, axis powers, citadel, bastion, barricade, autocracy.

Acropolis ingilizce tanımı, definition of Acropolis

Acropolis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, the citadel of Athens. The upper part, or the citadel, of a Grecian city.