Macropod türkçesi Macropod nedir

  • Makropot.

Macropod ingilizcede ne demek, Macropod nerede nasıl kullanılır?

Macropeptide : Peptit bağıyla bağlanmış 100’den fazla amino asit içeren, molekül ağırlığı 10 kda’dan fazla olan peptit. Makropeptit.

Macrophage : Histiyosit. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır. Makrofag. Büyük mononükleer fagosit. İri yutargöze. İri yutan. Makrofaj. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için cd 14 reseptörü, immünoglobulin g antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni vb. reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi.

 

Macrophages : Makrofajlar. Makrofag.

Macrophagocytus stabilis : Bağ dokusunda yer alan, aktive olmuş, dayanıklı makrofaj. kan yapan dokuların bağ dokusunun fagositik hücreleri. Histiyosit.

Macrophagous : Makrofagus. Makrofaj. Büyük parça veya organizma yiyebilen canlı. Besinlerini büyük parçalar halinde veya organizmayı bütün olarak yutarak beslenme.

Macrophthalmus : Makroftalmus. Göz kürelerinin normalden büyük olması.

Macroprogramming : Makro programlama.

Macroprism : Makroprizma.

Macroplankton : Macroplankton. Makroplankton. Denizanaları, bazı yosunlar gibi çevresindeki su ile sürüklenen büyük organizmalardan oluşan plankton. Büyüklükleri 1 mm’den fazla olan ve çıplak gözle görülebilen plankton. Çıplak gözle görülebilen plankton.

Activated macrophage : Sitokinlerle uyarılması sonucu, metabolik ve fagositik olarak daha etkin duruma gelen ve fagosite edilen çeşitli mikroorganizmaları öldürebilme yeteneği kazanan makrofajlar. Etkin makrofaj.

İngilizce Macropod Türkçe anlamı, Macropod eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Macropod ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Giant kangaroo : Dev kanguru.

Thunder lizard : Brontozor.

Brontosaur : Brontozor. Tarih öncesine ait devasa otobur dinazor.

Brontosaurus : Apatozorlar. Tarih öncesine ait devasa otobur dinazor. Dinozor. Brontozorlar. Brontozorus. Brontozor.

 

Macropod synonyms : great grey kangaroo, macropus agiles, apatosaurus excelsus, common wallaby, macropus giganteus, suborder sauropoda, family macropodidae, sauropod dinosaur, sauropoda, macropodidae, barosaurus, saurischian dinosaur, saurischian, apatosaur, genus macropus, mammal genus, barosaur, apatosaurus.

Macropod ingilizce tanımı, definition of Macropod

Macropod kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Called also spider crab. Any one of a group of maioid crabs remarkable for the length of their legs.