Weaklier türkçesi Weaklier nedir

Weaklier ingilizcede ne demek, Weaklier nerede nasıl kullanılır?

Weakliest : Hastalıklı. Halsiz. Bitkin. Hasta. En zayıf şekilde.

Weakling : Cılız hayvan. İradesi zayıf kimse. Cılız kimse. Zayıf karakterli kimse. Zayıf kimse. Güçsüz. Nanemolla. Cılız. Karakteri zayıf kimse.

Weaklings : Zayıf kimse. Cılız. Zayıf karakterli kimse. Cılız kimse. Nanemolla. Güçsüz. Karakteri zayıf kimse. İradesi zayıf kimse. Cılız hayvan.

Weakly : Hasta. Hastalıklı. Bitkin. Halsiz. Güçsüzce. Zayıf bir şekilde. Zaaf ile. Zayıflık.

Weakly efficient market : Fiyatların, yalnızca geçmiş verilerden elde edilen bilgileri yansıttığı hisse senedi piyasası. krş. etkin piyasa önsavı, yarı etkin piyasa. Etkinliği zayıf piyasa.

Weakly exogenous covariate : Zayıf dışsal birlikte değişen.

Weak base : Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Zayıf baz. Yükünleşme denge durganı küçük olduğundan bulunduğu ortamda az sayıda hidroksil yükünleri oh- veren baz. Sıvı çözeltide sadece kısmi olarak iyonlaşan baz. Yeğni baz.

Weak character : Zayıf karakter. Dayanıksız doğası olan. Diğerlerini takip etmeye meyilli olan. Cılız kişilik.

Weak calf syndrome : Yeni doğan buzağılarda zayıflık, ayağa kalkamama, çevreye karşı ilgisizlik, süt emememe ve kambur görünümle belirgin nedeni bilinmeyen bir hastalık. Zayıf buzağı sendromu.

 

Weak as a kitten : Çok narin.

İngilizce Weaklier Türkçe anlamı, Weaklier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weaklier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crapulent : Rahatsız. Mide bulantısı olan (aşırı içmek veya yemekten).

Sickliest : En sağlıksız. İğrenç. Soluk. Hastalık yapan. Sağlıksız. Hastalık derecesinde. Cılız. Hastaca. Mide bulandırıcı.

Fanatic : Aşırı düşkün. Aşırı meraklı. Tutucu kimse. Fanatik. Softa. Sofu. Mutaassıp. Müfrit. Aşırı.

Broken down : Çökük. İşi bitmiş. Yıkık. Bozuk. Çürük. Çökmüş. Düşkün. Bozulmuş. Yıkılmış.

Bed ridden : Tıbbi nedenlerle yatakta kalma. Yatalak.

Doddering : Sarsak. Titreme. Eli ayağı tutmayan. Zayıf. Bunak. Titrek.

All out : Toptan. Gücünün tamamını kullanarak. Topyekün. Tüm gücüyle. Tam. Bütün. Bütün gücüyle. Alabildiğine. Elinden gelen.

Dicky : Yaka. Çürük. Zayıf. Şoför mahalli. Papyon. Eşek (ingiliz ingilizcesi). Kötü. Minik kuş. Önlük.

Feeble : Dayanıksız. Çelimsiz. Cılız. Zayıf. Dermansız. Kötü. Kuvvetsiz. Güçsüz.

 

Alliin : Tükenmiş. Aşırı derecede yorgun. Yorgun.

Weaklier synonyms : bedrid, dickies, groggiest, dickeys, dead beat, buff, infirms, deadbeat, droopy, all in, dead tired, dog tired, drooping, infirming, cachectic, clapped out, sooner, client, before, barfy, invalid, invalided, infirm, case, morbid, exhausted, droopier, aweary, effete, dickey, invalids, droopiest, invaliding.

Weaklier zıt anlamlı kelimeler, Weaklier kelime anlamı

Late : Geç. Gecikmiş. Ölü. Eski. Son zamanlarda olan. Son. Son zamanlardaki. Merhum. Rahmetli. Geç kalan.

Middle : Aradaki. Orta yer. Vasat. Ortadaki. Vasati. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Göbek adı. Bel. Orta kısım.