Fanatic türkçesi Fanatic nedir

Fanatic ile ilgili cümleler

English: I hate fanatics.
Turkish: Fanatiklerden nefret ediyorum.

English: Ali was a fanatic.
Turkish: Ali bir fanatikti.

English: Ali is a fanatic.
Turkish: Ali bir fanatik.

English: Ali is a fitness fanatic.
Turkish: Ali bir kondüsyon fanatiği.

English: I'm not a fanatic.
Turkish: Ben bir fanatik değilim.

Fanatic ingilizcede ne demek, Fanatic nerede nasıl kullanılır?

Fanatic belief : Aşırı ve ölçüsüz inanç. Radikal düşünce. Fanatik inanç. Fanatik düşünce. Radikal fikir.

Fanatical : Aşırı düşkün. Yobaz. Tutucu. Hasta. Sofu. Bağnaz. Mutaasıp. Aşırı meraklı. Mutaassıp. Fanatik.

Fanatically : Katı bir biçimde. Bağnaz bir şekilde. Tutucu bir şekilde. Fanatik bir şekilde. Aşırı düşkün bir şekilde. Radikal olarak. Radikal şekilde. Aşırı ve ölçüsüzce. Tam anlamıyla. Dindar bir bağnazlık içerisinde olacak şekilde.

Fanaticism : Bağnazlık. Yobazlık. Düşkünlük. Bir görüş, kanı ya da tutumun tartışma ve eleştirilere kapalı tutulması ya da en aşırı biçimiyle benimsenmesi durumu, bk. hoşgörü. Tutuculuk. Fanatiklik. Fanatizm. Taassup.

Fanaticize : Fanatikleşmek. Bir fanatik gibi hareket etmek (ayrıca fanaticise).

 

Profanations : Saygısızca kullanma. Kutsal şeye saygısızlık. Dünyevileştirme.

Fan belt : Fan kayışı. Üfleç kayışı. Vantilatör kayışını. Vantilatör kayışı. Pervane kayışı. Anadingil kasnağından devinim alarak üfleç, su basacı ve akım üretecini çeviren kayış.

Afanasyevo culture : Afanasyevo kültürü.

Fan antenna : Yelpaze anten.

Profanation : Dünyevileştirme. Kutsal şeye saygısızlık. Saygısızca kullanma.

İngilizce Fanatic Türkçe anlamı, Fanatic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fanatic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stickler : Kılı kırk yaran kişi. Titiz kimse. Disiplini seven. Belirli bir konuda titizlik gösteren kimse. İnatçı. İnatçı veya tutucu kimse.

Extremists : Aşırı kişi. Ölçüyü aşan kimse. Aşırılık yapan kimse. Aşırı uç görüşteki kimse. Aşırı uçlarda yaşayan kimse. İfrata kaçan kimse. Aşırılıkçı. Aşırı uçtaki kimse.

Redhot : Tavlı. Heyecanlı. Kızgın. Ateşten kıpkırmızı kesilmiş.

Brutishly : Kaba bir tarzda. Vahşice. Hayvan gibi. Hayvanca. Hoyratça.

Primmer : Kurallara fazla bağlı. Aşırı düzenli. Aşırı ciddi. Çok dikkatli ve ağırbaşlı. Çok ciddi. Fazla resmi. Formaliteci. Aşırı resmi. Biçimci.

Fogeys : Eski kafalı kimse.

Barfy : İğrenç. İyi olmayan. İyi hissetmeyen (günlük dil). Mide bulandırıcı. Berbat.

Bluenoses : Tutucu. Gerici. Muhafazakar kimse. Gerici kimse. Bağnaz kimse. Muhafazakar.

Devotees : Düşkün. Meraklı. Hayran. Dindar.

Fanatic synonyms : ascetical, crassest, cases, bigots, aficionado, astronomical, fiend, devoutly religious, stuffiest, acute, overcurious, partisan, case, bigot, cruelly, ultimates, bed ridden, primmed, fan, blinkered, ultraist, sectarian, red hot, rooter, sectarians, fanatical, narrow minded, strait laced, devout, ascetic, buff, beyond all reason, old fogy.

 

Fanatic zıt anlamlı kelimeler, Fanatic kelime anlamı

Passionless : Tutkusuz. Ruhsuz. İhtirassız. Kendine hakim. Heyecansız. Soğukkanlı.

Fanatic ingilizce tanımı, definition of Fanatic

Fanatic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fanatic notions. One who indulges wild and extravagant notions of religion. Unreasonable. Pertaining to, or indicating, fanaticism. Ultra. Excessively enthusiastic, especially on religious subjects. Extravagant in opinions. As, fanatic zeal. A person affected by excessive enthusiasm, particularly on religious subjects.