Primmer türkçesi Primmer nedir

  • Aşırı resmi.
  • Kuralcı.
  • Aşırı ciddi.
  • Çok ciddi.
  • Çok dikkatli ve ağırbaşlı.
  • Formaliteci.
  • Aşırı düzenli.
  • Kurallara fazla bağlı.
  • Fazla resmi.
  • Çok ciddi davranmak.
  • Biçimci.
  • Bağnaz.

Primmer ingilizcede ne demek, Primmer nerede nasıl kullanılır?

Primmed : Fazla resmi. Bağnaz. Kurallara fazla bağlı. Çok dikkatli ve ağırbaşlı. Çok ciddi. Resmi davranmak. Aşırı resmi. Aşırı ciddi. Formaliteci. Biçimci.

Primmest : Fazla resmi. Biçimci. Aşırı düzenli. Aşırı ciddi. Bağnaz. Aşırı resmi. Kuralcı. Çok ciddi. Çok ciddi davranmak. Çok dikkatli ve ağırbaşlı.

Primming : Çok ciddi davranmak. Kurallara fazla bağlı. Biçimci. Bağnaz. Formaliteci. Çok dikkatli ve ağırbaşlı. Fazla resmi. Aşırı resmi. Resmi davranmak. Aşırı ciddi.

Prim and proper : Aşırı kuralcı. Aşırı titiz (kuralcı). Dikkatli ve kuralcı.

Prim of foreign exchange : Bir ülkenin dış ödemeleri için aranan serbest dövizi arttırmak amacıyla özel bir bilgi ve emek karşılığı sağlanan dövizler için devletçe kabul edilen ve ilgililerine ödenen özence. Döviz özencesi.

Prima : Eskiden yazmalarda, bugün genellikte ansiklopedi ve sözlüklerde kullanılan, bir sayfanın son satırının sağ alt köşesine yazılan bir sonraki sayfanın ilk sözcüğü. Kılavuz söz.

 

Prim of quality : Nitelik özencesi. İşçilere üstün nitelikteki yapımları nedeniyle bu başarılı sonuçların devamı sağlanılmak amacıyla verilen özence.

Prim : Çok ciddi. Çok dikkatli ve ağırbaşlı. Aşırı ciddi. Kuralcı. Fazla resmi. Aşırı düzenli. Bağnaz. Biçimci. Formaliteci. Çok ciddi davranmak.

Prima facie : Dış görünüşe göre. İlk bakışta olan. İlk izlenime göre. Vehleten. İlk intiba üzerine. İlk izlenime göre değerlendirilen. İlk bakışta.

Primacies : Önde gelme. Papalık. Önce gelme. Öncelik. Üstünlük. Başpiskoposluk.

İngilizce Primmer Türkçe anlamı, Primmer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Primmer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bigoted : Geri kafalı. Yalnız. Dar kafalı. Mutaasıp. Hazımsız. Mutaassıp. Fanatik. Yobaz. Kendi düşüncesine inanan.

Prescriptive : Emreden. Buyuran. Zaman aşımı ile kazanılmış. Öngören. Sıkı kurallar koyan. Yapılagelen. Kural koyucu. Zaman aşımına uğramış. Yerleşik.

Dead earnest : Tam anlamıyla ciddi. Çok ağırbaşlı.

Uptight : Telaşlı. Sıkıntılı. Gergin. Hırslı. Heyecanlı. Tutucu. Sinirli. Gergin (kimse). Eli ayağına dolaşmış.

Fanatical : Hasta. Yobaz. Tutucu. Mutaasıp. Mutaassıp. Sofu. Aşırı meraklı. Aşırı düşkün. Fanatik.

Somber : Hüzünlü. Karanlık. İç karartıcı. Karamsar. Ağırbaşlı. Koyu. Loş. Kasvetli.

Unbending : Bükülmez. Kararından dönmez. Kararlı. Azimli. İnatçı. Donyağı gibi. Sabit. Eğilmez. Sert.

Premier : İlk oynanım. Kıdemli. Asıl. Birinci. Prömiyer. Baş. Bir oyunun seyirci önünde ilk oynanışı. Yeni bir tiyatro oyununun ilk temsili. Başbakan.

 

Desperate : Çaresiz. Dehşetli. Korkunç. Ümitsiz. Çaresizliğe kapılmış. Her şeyi göze alabilen. Gözükara. Her şeyi göze almış. Gözü dönmüş.

Bluenoses : Muhafazakar kimse. Gerici kimse. Muhafazakar. Tutucu kimse. Gerici. Bağnaz kimse. Sofu. Tutucu.

Primmer synonyms : primming, fanatics, bluenose, narrow minded, formalist, prims, as sober as a judge, fanatic, primmest, first, sombre, hard shell, overearnest, bigot, primmed, illiberal, dead serious, solemn, rule based, boil, as stiff as a ramrod, normative, prim, niminy piminy, blinkered, bigots.

Primmer zıt anlamlı kelimeler, Primmer kelime anlamı

Last : Sonuncu olarak. Herşeyden sonra. Devam etmek. Dayanmak. Son olarak. Bozulmamak. Son. Ayakkabı kalıbı. En son. Sürmek (süre vb).

Trade edition : Alışveriş broşürü.